Harun Yahya

3. Bölüm
Batıl Öğretiler Üzerine Kurulu Bir Yaşam


Hinduizm
Ganeşa Çaturthi Bayramı boyunca dünyanın dört bir yanındaki Hindular yalancı ilahları Ganeşa'ya saygı göstermek için yarışırlar. Saçma Hindu gelenekleriyle beyinleri yıkanmış bu insanlar, bu kadar açık olan bir mantıksızlığı dahi fark edemeyecek durumdadırlar.
Her topluma Allah peygamberler göndermiş ve  tüm peygamberler gönderildikleri toplumları Allah'a iman etmeye davet etmişlerdir. Elçiler kavimlerine Allah'ın emir ve tavsiyelerini bildirmiş, ibadet yollarını göstermişlerdir. Hinduizm gibi batıl dinlerde ise asırlardır süregelen gelenek ve törelerden oluşan batıl uygulamalar, sırf atalara bağlılık uğruna "ibadet" adı altında uygulanmaktadır. Oysa bunlar ibadet değil, putlara tapınmalar, garip törenler ve sapkın ritüellerdir. Hindular bu törenlerle, tapınmalarla sözde ilahlarına yakınlaştıklarına, iyi işler yaptıklarına, bu yaptıklarının kendilerine yeni hayatlarında faydası olacağına inanırlar. Allah müşriklerin içinde bulundukları durumu şu şekilde haber verir:

Oysa (bu şirk koştukları güçler ve nesneler) ne onlara bir yardıma güç yetirebilir, ne kendi nefislerine yardım etmeye. (Araf Suresi, 192)

Hinduların çok karanlık bir dünyaları vardır. Batıl ritüeller, putperest ibadetler, sapkın uygulamalar, tapınmalar, adaklar bir milyara yakın insanın hayatının her anını kaplamıştır. Onları Allah'a iman etmenin huzurunu, mutluluğunu ve kurtuluşunu yaşama onurundan uzak tutarak karanlık ve çok kasvetli bir hayata hapsetmiştir. Bir Hindu, doğumundan ölümüne kadar, tüm hayatı boyunca belirli merasimleri yerine getirmekle mükelleftir. Hindu kelimesinin anlamlarından biri olan "karanlık" ifadesi bu batıl dini çok iyi anlatmaktadır.16

Hinduların sayıları yüzü aşan bayramları vardır. Bu bayramların her biri tek tek incelendiğinde insanı hayrete düşüren uygulamalarla karşılaşılır. Örneğin Naga Pançami isimli bayram "sonsuzluk yılanı" adı verilen bir sözde ilah adına düzenlenmektedir. Aralarında eğitim sahibi,  kişilerin de bulunduğu milyonlarca Hindu bu bayramda dev yılan heykelleri yapar ve bu heykellere tapınırlar. İlk önce taştan yılan heykellerini sütle yıkar, daha sonra da canlı kobra yılanlarına süt ve pasta verirler.17 Ganeşa Çaturthi Bayramı ise yarı fil yarı insan görünümünde olan sözde ilahları Ganeşa içindir. Bayramda Ganeşa'nın sekiz metre büyüklükteki topraktan heykeli eve getirilir. 2-10 gün arasında bu heykele saygı gösterilerinde bulunulur. Sonra  bu heykel kalabalık bir topluluk eşliğinde denize veya bir göle bırakılır. Hindistan cevizi ve tatlı kek topları puta sunulur.18 (Hinduların sözde kutsal metinlerinde Ganeşa'ya çok geniş yer verilir. Ganeşa, fil başlı Hindu putudur. Batıl Hindu geleneklerinde önemli yeri olan Şiva ve Parvati isimli sözde ilahların oğlu olduğuna inanılır. Parvati bir gün yanlışlıkla onun başını keser. Sonra üzülüp, ilk geçen canlının kafasını takarak Ganeşa'yı hayata döndürür. Önünde hep bir tabak dolusu tatlı olur. Ganeşa'ya insanlar süt sunarlar.) Hinduların putlarına karşı duydukları güçlü sevgi ve gösterdikleri saygı Allah'ın Kuran ayetleriyle dikkat çektiği bir müşrik cehaletidir. Kuran'da şu şekilde buyurulmaktadır:

İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi. (Bakara Suresi, 165)
Hinduizm
Hinduların önünde secde ettikleri, saygı gösterilerinde bulundukları, sırtlarında taşıyıp sunularda bulundukları bu putların onların dualarına cevap vermeleri, çağrılarını duymaları mümkün değildir.

Yukarıda birkaç örneğini saydığımız bu sapkın törenler aslında Hindu dininin akıl dışı yönünü gözler önüne sermektedir. Hinduizmi bir tür ruhsal özgürlük dini olarak görüp, bir kurtuluş zannedenler, büyük bir yanılgı içindedirler. Çünkü Hindu dininin hurafeleri, insanı, hiçbir akılcı açıklaması bulunmayan bir gelenekler bütününü körü körüne kabul etmeye zorlamaktadır. Eğitimli, medeni, kültürlü insanları taştan heykellere yemek yedirmeye çalışan, ineklerin önünde secde eden birer insan haline getirebilmektedir.

Atalardan gelen gelenekleri hiç sorgulamadan, vicdan ve akıl süzgecinden geçirmeden kabul etmek ve uygulamak, tarih boyunca putperestlerin en önemli yanılgılarından biri olmuştur. Allah Lokman Suresi'nde bu bağnazlığı şöyle bildirmektedir:

Onlara; "Allah'ın indirdiklerine uyun" denildiğinde, derler ki; "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)? (Lokman Suresi, 21)

Oysa İslam, insanları geleneklere değil, evrendeki tek mutlak ve değişmez doğruya, yani Allah'ın vahyine uymaya davet eder. İslam'ı kabul eden insan, tarihin belirli bir döneminde insanlar tarafından oluşturulmuş bir kültüre değil, kendisini yaratmış olan Yüce Allah'ın indirdiği yol gösterici kitaba bağlanmış olur. Bu nedenle İslam, özgürleştiricidir. İnsanları tüm batıl inançlardan, hurafelerden, saçma geleneklerden, sorgulanmadan uygulanan toplumsal kurallardan kurtarır. İnsanı, sadece    Allah'ın koyduğu kurallara ve öğrettiği hikmetlere göre yaşamaya davet eder. Bu kurallara ve hikmetlere uymak ise, insanı mutlu edecek ve kurtuluşa erdirecek yegane yoldur. Çünkü bunları bir din olarak belirleyen Allah, insanı yaratan ve dolayısıyla onun ruhunun ve bedeninin her istediğini, ihtiyacını, zaafını ve şifasını bilendir. Yarattığı insanlar, yani bizler için din olarak İslam'ı seçmiştir. Tarihin başından bu yana Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa gibi peygamberleri aracılığıyla insanlara öğrettiği bu dini, son olarak da peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) aracılığıyla vahyetmiştir. Bu nedenle Rabbimiz, Kuran'da "... Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip-beğendim..." (Maide Suresi, 3) buyurmaktadır.
Hinduizm
Hinduizmin batıl inanışları insan hayatını tehlikeye atan akılsızlıklar içermektedir. Örneğin resimde, yerde yatan kadına beyin kanseri teşhisi konulmuştur. Ancak o, şifayı sözde tanrıçaları Mariamman'da bulabileceğini düşünmektedir. Oysa o putun ne hasta kadının yakarışlarını duyması, ne de hastalığına şifa olması mümkün değildir. Hastalığı da şifayı da veren alemlerin Rabbi olan Allah'tır.
Hayali Hindu tanrılarının büyük bir bölümü, yazılı metinlerde öfkeli, saldırgan, kindar, katliamlar yapan, acı çektirmekten zevk alan putlar olarak tarif edilirler. Resimde vücud deşerken tasvir edilen Kali de, Hindu geleneklerine göre vahşetten, katliamdan zevk alan bir hayali ilahtır. Hindular Kali'yi "koruyucu" ve "eğitici" sıfatlarıyla tanımlar, yeni doğan çocuklarının onun gücünü alabileceğine sapkınca inanırlar.

İslam'ın özgürleştirici, putlardan ve hurafelerden kurtarıcı mesajı ile Hinduizm'in bağnaz dünyası karşılaştırıldığında, hakla batılın arasındaki uçurum bir kez daha açıkça görülür. Hinduizm'in ibadetlerine bakmak, bu konuda fikir edinmek için yeterlidir.
Hinduizm
Çeşitli putlara adanmış ayinler, festivaller ve törenler Hinduların hayatlarında çok büyük bir yer tutar.Her festivalin kendine özgü ritüelleri, yerine getirilmesi gereken ayinleri vardır.Örneğin Bhima Puja Festivali'nde Ganj Nehri'nin çevresine çamurdan Bhima şekilleri yapılır. Adeta bir ayinler ve ritüeller dini olan Hinduizm insanları boş, amaçsız ve batıl bir hayata teşvik eder. Ahiretteki kayıpları ise hiç şüphesiz daha büyük olacaktır.


Sapkın Ritüellerin Merkezi: GANJ NEHRİ


Hinduizm
Saçma Hindu inanışlarına göre bir böcek, solucan ya da ağaç Ganj Nehri'nin yanında öldüğünde, nehrin suyuna düşerse bir sonraki hayatında Hindu kastlarının en üstü olan Brahman olarak dünyaya gelir.
Hindu dininde Ganj Nehri çok önemli bir yer tutar. Ganj Nehri'nde yıkanan bir Hindunun tüm günahlarından arınacağı düşünülür. Bu inanış nedeniyle yaşı ilerlemiş Hindular vakitlerini Ganj Nehri'nin insan sağlığını tehdit eden pis sularının yakınlarında geçirirler. Bu nehir neden kutsal sayılmaktadır? Nehir, içinde yıkanan insanlardan günahı nasıl alıp götürmektedir? Dünyanın en büyük zalimliklerini işleyen bir insan sırf bu nehrin sularına girip-çıktığı için manen temizlenmiş mi sayılacaktır? Hindular bu gibi sorular üzerinde düşünmemeyi tercih ederler, çünkü bir an düşünmek bile bu inancın saçmalığını açığa çıkaracaktır. Ganj Nehri ile ilgili batıl Hindu ritüellerinden bazıları şu şekildedir:
- Ganj ve Yamuna nehirlerini insan biçiminde resmeden Hindular, bunları tapınak girişlerinde kullanmaktadırlar.19
- Hindu rahipleri batıl Hindu geleneklerine göre Ganj Nehri'nin bir kolu olan Yamuna'yı arındırmak için gümüş maşrapalar içinde 850 litre süt dökmüşlerdir.20 
- İlahabad şehrinde Ganj ve Yamuna nehirleri birbirine karışmaktadır. Hindular iki nehrin birbirine karıştığı bu yerde yıkandıklarında tüm günahlarından kesin olarak kurtulacaklarına dair batıl bir inanç taşırlar. Bu nedenle yıl boyunca yüzbinlerce Hindu bu bölgeye akın eder. İnsanın yaptığı kötülüklerin sorumluluğundan kurtulmasını, İslam'da olduğu gibi; pişman olmak, Allah'tan bağışlanma dilemek ve tevbe edip yeniden aynı kötülüğü tekrarlamamak için niyet etmeye değil de, bir nehrin suyuna girip-çıkmak gibi gerçekte tümüyle anlamsız bir ritüele bağlayan Hinduizmin ne kadar şekilci ve saçma bir inanç olduğu açıktır.
Hinduların ağır hasta bir kişiye yaptıkları zulüm ise bu batıl dinin insanlara ne kadar karanlık bir hayat sunduğunu tüm gerçekliğiyle ortaya koymaktadır. Hasta, arkadaşları ve yakınları tarafından Ganj Nehri'ne götürülür. Hastalığı iyileştirmek için tedavi yolları aramaktansa, bu kişiyi nehrin yanına taşımanın çok daha anlamlı bir görev olduğuna inanırlar. Hastaya ait en kirli ve en kötü örtü, hastanın taşındığı aracın üzerine örtülür. Hasta bu kirli örtünün üzerine yerleştirilir ve nehrin kenarındaki bir taşın üzerine sözde "şifa bulmaya", gerçekte ise acı çekerek ölmeye terk edilir. Nehrin yanında ölmek üzere olan birçok hasta vardır. Burada insana sıkıntı verebilecek her türlü kirlilik, rahatsızlık bulunmaktadır. Her yer hastalığından dolayı acı çeken kişilerin ağlamaları, bağırtılarıyla doludur. Hasta ölmeye yakınlaştıkça, vücudunun yarısı suyun içine sokulur ve bu şekilde ölür.21 Bu insanlık dışı uygulamalar adeta insanı öldürmeye yöneliktir. Birçok hasta insan sağlıksız koşullardan ve çevresindeki yıkıcı etkilerden dolayı -bir hastanede tedavi olma imkanı olmasına rağmen- kısa sürede hayatını yitirir. Bu ritüel adeta bir cinayet gibidir.


Hinduizm
Hindular Durga adını verdikleri bu yalancı ilahlarını ziyarete açmadan önce her sabah yıkar, kıyafetlerini giydirir, mücevherlerle süslerler. Eğer böyle bir şeyi yapan birini görseniz, aklını yitirdiğine hükmedersiniz. Hinduizmde tek fark, bu "akıl yitirme"nin binlerce yıldır bir gelenek şeklinde sürüyor olmasıdır.
Pek çok Hindunun mutfağında veya başka bir odada putları için ibadet yerleri bulunur. Buralarda çeşitli resim ve semboller vardır. Hiçbir güçleri, iradeleri olmayan bu cansız heykellere her gün yiyecek, su, tütsü ve ışık sunarlar. Bunun, odanızdaki herhangi bir eşyaya, masaya veya sandalyeye yiyecek sunmaktan hiçbir farkı yoktur.

Hinduizm
Sapkın ritüeller her Hindunun evinde eksiksizce uygulanır. Ev içindeki ayin odaları farklılıklar gösterse de yapılanlar değişmez. Batıl öğretilerle beyinleri yıkanmış insanlar, el yapımı putlara saatlerce dua eder, onlardan kendilerine bir fayda ya da zarar gelebileceği aldanışında ısrar ederler.


Hinduizm
Hindular Allah'ın yarattığı ve hiçbir özel güçleri olmayan bitkilerin de kutsal olduğuna inanmaktadırlar. Zaten onlar için canlı olup büyüyen herşey kutsaldır. Buna göre koruluklar sözde tanrıçaların evi olarak görülmektedir. Zaten hayali olan, kendi uydurdukları "tanrıça"lara bir de ev uydurmuşlardır. Küçük resimde de sözde ilahları Durga için bir ağacın içine yaptıkları tapınak görülmektedir. Hindular ayrıca bir tür fesleğen olan tulsi bitkisini ve Pipal ağacını kutsal kabul ederler. Tulsi gibi bazı ağaçlara her gün, bazılarına her ay, bazılarına ise özel bayramlarda tapınılır. Hindu efsanelerine göre Tulsi ağacı önceden hayali ilah Vishnu'nun sevgilisidir, daha sonra bir başka hayali ilah olan Lakshmi onu kıskanıp bir ağaca çevirmiştir.22Binlerce yıl önce kimliği belirsiz birisinin uydurduğu bir safsata, Hindular tarafından hala kabul görmektedir.
Hindular ağaçlarda ruhların yaşadıklarına da inanırlar. Tamamen akıl dışı olan bu düşünce gereği ağaçlara tapınmak Hindular arasında oldukça yaygındır. Sözde ağaç ilahelerine sürekli yiyecekler sunar, ağaç dallarına giysi parçaları bağlayarak ve kırmızıya boyanmış taşları ağaçların dibine koyarak tapınır ve dua ederler. Resimdeki Hindu da kavminin tapındığı bu pipal ağacının önünde saygı gösterisinde bulunmaktadır. Hiçbiri, bu ağaçların kendilerini duyup duyamayacağını ya da ağaçların içinde kendilerini duyabilecek bir "ruh"un gerçekten olup olmadığını sorgulamazlar. Yaptıkları dualara hiçbir karşılık alamazlar. Ama buna rağmen, sırf atalarından öyle gördükleri için bu ritüeli uygulamaya devam etmektedirler.



Hinduların Sözde Kutsal Metinleri
Batıl Efsanelerden İbarettir


Hinduizm
Hindular ağaçlara yaptıkları adaklarının karşılık bulacağına inanarak çok büyük bir sapkınlığa düşmektedirler. Oysa cansız varlıkları Allah'a ortak koşanlar ahirette kendilerini yardımsız, dostsuz ve yapayalnız bulacaklardır.


Rabbimiz her topluma hidayete yöneltecek bir elçi göndermiştir. Elçiler tüm kainatı yoktan var eden ve herşeyin en doğrusunu bilen Rabbimiz’in sözüyle hükmederler. Rabbimiz Hz. Musa'ya Tevrat'ı, Hz. Davud'a Zebur'u (Mezmurlar), Hz. İsa'ya ise İncil'i vahyetmiştir. İslam dininin kaynağı ise Rabbimiz'in Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'e vahyettiği mübarek kitabı Kuran'dır. Kuran'da Tevrat, Zebur ve İncil'in Allah'ın vahyinden sonra insanlar tarafından tahrif edildiği bildirilmektedir. Kuran ise Peygamberimiz (sav)'e vahyedildiği hali ile bizlere ulaşmıştır. Rabbimiz bunu Kuran'da "Hiç şüphesiz, zikri (Kuran'ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz" (Hicr Suresi, 9) ayetiyle haber vermektedir.

Kuran, insanların okuyup anlamaları, içinde yazılanları öğrenmeleri, tüm kainatı yoktan var eden Rabbimiz’i tanımaları, O'na nasıl kulluk edeceklerini bilip sakınmaları için gönderilmiştir. Rabbimiz türlü örnek ve kıssalarla ayetlerini çeşitli biçimlerde açıklamaktadır. Allah'ın "... Biz Kitap'ta hiçbir şeyi noksan bırakmadık..." (Enam Suresi, 38) ayetiyle de bildirdiği gibi Kuran eksiksizdir. Gerek dünya hayatı, gerekse ölümden sonraki hayat ile ilgili pek çok detay, Kuran'da en hikmetli şekilde açıklanmaktadır. Allah, "Andolsun, size (bütün durumlarınızı kapsayan) zikrinizin içinde bulunduğu bir Kitap indirdik. Yine de akıllanmayacak mısınız?" (Enbiya Suresi, 10) ayetiyle de bizlere bu gerçeği bildirmektedir. Kuran Allah'ın sözüdür ve insanlar için bir hidayet rehberidir. Dünya üzerindeki her insana hitap etmektedir, hükümleri indirildiği zamandan bu yana tüm devirleri kapsamaktadır.

Hinduizm ise hiçbir ilahi temeli olmayan, binlerce yıl önce birtakım insanlar tarafından üretilen, dolayısıyla onların batıl inançlarını, dar görüşlülüklerini, cehaletlerini yansıtan ve bu nedenle akıl ve mantıkla çelişen bir hurafeler dinidir. Hinduların sözde kutsal kitap olarak kabul ettikleri metinler çeşitli zamanlarda, Hindistan'ı işgal eden Aryanlar ve çeşitli Hindu liderler tarafından kaleme alınmış efsanelerden, hikayelerden, hezeyanlardan ibarettir. Ancak Hindular bu gerçeği kabul etmek istemez, başta Vedalar olmak üzere tüm Hindu metinlerini ilahi bir rehber olarak görürler. Bu kitaplardaki sapkın öğretileri, akıl ve mantıkla bağdaşmayan uydurma hikayeleri şaşmaz birer yol gösterici olarak görmekte direnirler. Bu yüzden tarif edilen kasvetli ve karanlık dünyayı en ideal hayat modeli olarak görürler.
Hinduizm
Mahabharata Destanı'nı temsil eden resimli bir illüstrasyon. Bu destanda iki kabile arasındaki iktidar mücadelesi sonucu ortaya çıkan büyük bir savaş anlatılır. Hindu halkının kesin bir gerçek gibi kabul ettiği, içinde akıl ve mantık dışı türlü saçmalıklar bulunan bu hayali hikayede, sözde ilahlar üstün güçlere sahipmiş gibi gösterilir. Hinduların en değer verdikleri putlarından biri olan Krishna da bu destandaki hayali bir kahramandır.

Tarih boyunca da birçok topluluk Allah'ın hak dini kendilerine tebliğ edildiği halde, sapkın batıl dinlerine, atalarından gördükleri geleneklere bağlı kalmakta ısrar etmişlerdir. Ayetlerde şu şekilde bildirilmektedir:
Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse? (Maide Suresi, 104)

Ne zaman onlara: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler? (Bakara Suresi, 170)

Onlar: "Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)dan çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize inanacak değiliz" dediler. (Yunus Suresi, 78)

Hinduizmi Allah'ın vahyine dayalı olmayan, çeşitli kişiler tarafından ortaya atılıp zaman içinde tek bir isim altında birleştirilen, daha sonra insan eliyle kutsallaştırılan yaşayış biçimleri olarak tanımlamak mümkündür. Ancak her batıl dinin de kendine göre bir kitabı, kurallarının ve uygulamalarının yazıldığı yazıtları vardır. Özellikle de  mensuplarının sayısı arttıkça ve bu dinler daha geniş alanlara yayıldıkça yazılı metin ihtiyacı oluşmuş ve bunun üzerine asırlardır dilden dile aktarılan batıl inançları, garip tapınma ritüellerini ve efsaneleri kitap haline getirmişlerdir. Bu kitaplar birçok farklı kişi tarafından yazılmıştır. Bu nedenle de söz konusu kitaplarda bir sürü çelişkiler, saçmalıklar, akıl ve mantık dışı hikayeler, ahlaki ve psikolojik bozuklukları öven anlatımlar, cinsel sapkınlıkları teşvik eden bölümler yer almakta ve hurafelerle dolu kasvetli bir yaşam şekli telkin edilmektedir.
Hinduizm
Hindular inanışlarını genelde MÖ 1000 yıllarında yazılan Vedalara dayandırırlar. Vedalar Hinduizmin ilk yazılı kaynakları olarak kabul edilmektedir. Vedalar dört kitaba ayrılmıştır: Rig Veda, Yajur Veda, Sam Veda ve Atharva Veda. Bu kitaplarda efsaneler, manzum metinler, ilahiler, kurban sunma ritüellerinin anlatıldığı nesir bölümler, büyü, tılsım ile ilgili bölümler bulunmaktadır. İçlerinde birçok çelişki, saçmalık ve ahlaki sapkınlıklar barındırmalarına rağmen Hinduların temel öğreti kitapları olmuşlardır.

Hinduizm
Hindistan'da Güneş'e tapınma hala devam etmektedir. Resimde hayali Güneş tanrısı Surya'ya garip hareketlerle ibadette bulunan bir Hintli kadın görülmektedir. Bu kadın saatlerce dizlerinin üstünde sürünerek Surya'ya saygısını göstermeye çalışır. Oysa Güneş'i de Ay'ı da yoktan yaratan alemlerin Rabbi olan Allah'tır.

Çeşitli kollara ayrılan Hindu inanışları Vedalar, Upanişadlar, Puranalar ve Kutsal Brahmanalar isimli 4 kitaba dayanmaktadır. Hindular hayatlarını, ibadetlerini, inanışlarını, ritüellerini bu kitaplara dayandırırlar. "Kurban Bilimi" ismiyle tanımlanan ve kural ve seremonileri detaylı olarak açıklayan Brahmanalar, Vedalar üzerine yapılmış bir tefsirdir. Bu kitaplar içlerinde birçok çelişki, saçmalık ve ahlaki sapkınlık barındırmalarına rağmen Hinduların öğreti kitapları olmuşlardır.
Hindular tarafından kutsal kabul edilen bu metinler neredeyse tamamı çelişkiler ve saçmalıklar içeren yazılarla doludur. Bu nedenlerle Hinduların bu metinleri kendilerine bir rehber olarak görüp, her söyleneni harfi harfine yerine getirmeleri de çok büyük ve şaşırtıcı bir yanılgıdır. İçinde bulundukları bu batıl din dünya hayatında da bu kişilere çok büyük bir kayıp getirmektedir. Sözde ilahlarına günler hatta aylar süren ibadetleri, hayali ilahlara yakarmalarından ibaret olan ürkütücü törenleri, harcadıkları tüm bu emek hiçbir şeye yaramayacaktır. Rabbimiz'in şirk koşanların tüm yapıp ettiklerinin boşa çıkacağı hükmü gerçekleşecektir. (Enam Suresi, 88)
 

Ayetler
Kendileri yaratılıp dururken, hiçbirşeyi yaratamayan şeyleri mi ortak koşuyorlar?
(Araf Suresi, 191)


DİPNOTLAR



16. Firuz Al Lughat (Lahore) s. 615. Lughat Saidi, (Kanpur) s. 633. Murtahin Billah Fazlie, Hinduism and Islam, A Comparative Study, Islamic Book Service, New Delhi, s.17
17. Korhan Kaya, Hinduizm, Dost Yayınevi, Şubat 2001, Ankara, s. 50
18. Korhan Kaya, Hinduizm, Dost Yayınevi, Şubat 2001, Ankara, s. 51
19. Korhan Kaya, Hinduizm, Dost Yayınevi, Şubat 2001, Ankara, s. 63

20. "Hinduizm", http://dunyadinleri.kolayweb.com/Hinduizm.html

21. William Joseph Wilkins, Modern Hinduism, London 1975, s. 376
22. Korhan Kaya, Hinduizm, Dost Yayınevi, Şubat 2001, Ankara, s. 64

Kitap bölümleri

Masaüstü Görünümü

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
SEVGİYE DAİR HER DAVRANIŞIN SUÇ KAPSAMINA SOKULMA GAYRETİNDEN ENDİŞE...
AV. SN. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ’DAN MÜSLÜMANLAR HAKKINDA KONUŞURKEN ADİL, DÜRÜST VE...
İSTİKLAL İNTERNET HABER SİTESİ YAZARLARINDAN SAYIN ÖMER AKDAĞ’A...
MADDİ GELİR ELDE ETMEK UĞRUNA TERTEMİZ, NUR GİBİ İNSANLARI ACIMASIZCA YOK...
DOSYAMIZDA ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİ DEĞİL, CAN HAVLİYLE KENDİNİ...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMIN SAVUNMA HAKKINI VE DEĞERLİ AVUKATLARI HEDEF...
BASIN KORKU DEĞİL ADALET, DÜRÜSTLÜK VE TARAFSIZLIK ÜZERİNE KURULU YAYIN...
AKİT'TEKİ KARDEŞLERİMİZ YAYINLARINDAKİ HAKARETAMİZ ÜSLUBA KARŞI MUTLAKA...
SN. ADNAN OKTAR DURUŞMALAR BOYUNCA MASKE KULLANMIŞ, GENEL SAĞLIĞIN...
MÜMİN ALLAH’TAN GELEN İŞARETLERİ GÖRÜR VE HAYRA YORAR
KANAL D ANA HABER PROGRAMINI HUKUK VE VİCDAN SINIRLARI İÇİNDE YAYIN...
ARKADAŞIMIZ BÜLENT SEZGİN'DEN SAYIN AYŞENUR ARSLAN HANIMEFENDİ’YE AÇIK...
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARINI GÜYA TEHLİKELİYMİŞ GİBİ GÖSTERME OYUNU
ARKADAŞIMIZ SERDAR SUPHİ TOGAY'IN MAHKEME İFADESİNDEN BASINA YANSIYAN...
SÖZDE ETKİN PİŞMAN OLMAK ZORUNDA BIRAKILAN ARKADAŞIMIZ ALİ ŞEREF GİDER’İN...
TURNİKE İFTİRASINA İTİBAR EDİP DİLE GETİRENLERİN ASIL ÖNCELİĞİ...
AKİT CAMİASINDAKİ KARDEŞLERİMİZ BİZİM İYİ NİYETİMİZİ YAKINDAN BİLİR VE...
GERÇEKLER SAYIN DOĞAN KASADOLU'NUN HAYAL DÜNYASINDA YAŞADIĞINDAN VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZE HANIMLAR HAKKINDA SAYGILI VE NEZAKETLİ...
MUHAFAZAKAR CAMİADA HAKKIMIZDA MERAK EDİLEN BAZI SORULARA CEVAPLAR
DURUŞMADA YÖNELTİLEN SORULAR İDDİANAMEDE YER ALAN SUÇLAMALARIN ASILSIZ...
ARKADAŞIMIZ SEDAT ALTAN'DAN DEĞERLİ GAZETECİMİZ SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK...
ARKADAŞIMIZ MERVE BÜYÜKBAYRAK'IN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ'YE AÇIK...
ARKADAŞIMIZ KARTAL İŞ'TEN SAYIN DOĞU PERİNÇEK’E AÇIK MEKTUP
AV. SN. KEREM ALTIPARMAK’IN “İNTERNET ERİŞİM ENGELLERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”...
"NİHAYET DERGİSİ"NDE, CAMİAMIZ HAKKINDA YAPILMIŞ GERÇEK DIŞI, ÇİRKİN BİR...
HALKI, HALKA EZDİREN SİSTEM SON BULMALI
KONU DEKOLTE DEĞİL, SEVGİMİZE VE DOSTLUĞUMUZA DUYULAN ÖFKE
INDEPENDENT-TÜRKÇE'NİN MÜSLÜMANLARA EVRİM TEORİSİNİ KABUL ETTİRME TAKTİĞİ
BUGÜN BAZI GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINI ELEŞTİREN CNN TÜRK GECE GÖRÜŞÜ...
DEKOLTE GİYDİLER DİYE MASUM İNSANLARA YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASI İSTEYİP...
SN. ADNAN OKTAR’IN MEHDİLİK İLAN EDEREK DEVLETİ ELE GEÇİRECEĞİ İTHAMI AKLA...
ARKADAŞIMIZ EMRE BUKAĞILI'NIN SN. FAZIL SAYIN AÇIKLAMALARINA CEVABI
SÜLEYMAN ÖZIŞIK KARDEŞİMİZİN DE CEMAATLERİN MİLLETİMİZ İÇİN DEĞERİNİ ÇOK...
ADNAN OKTAR OLMASAYDI...
SAYIN ERGUN YILDIRIM’IN “YENİ MEHDİLER” BAŞLIKLI KÖŞE YAZISINA...
NORMAL VE LEGAL BİR YAŞAMDAN YAPAY SUÇLAR ÜRETİLEREK "HAYALİ BİR SUÇ...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ MÜSLÜMANLARA ATILAN İFTİRALARA İTİBAR ETMEMELİDİR
ODATV GENEL YAYIN YÖNETMENİ SN. BARIŞ PEHLİVAN'A AÇIK MEKTUP
KOMPLOCULAR, KORKUTARAK "SÖZDE" İTİRAFÇI YAPTIKLARI ARKADAŞLARIMIZ...
CUMHURİYET GAZETESİNE AÇIK MEKTUP
GENİŞ HAYAL GÜCÜ İLE KURGULANAN DAVA DOSYASI
MODERNLİK İSLAM’IN GELİŞİP YAYILMASINDA EN ETKİLİ YÖNTEMDİR
SN. ENVER AYSEVER’İN PROGRAMINDA GÜNDEME GELEN İTHAMLARIN CEVAPLARI
SN. ADNAN OKTAR: "ALLAH'IN VERECEĞİ KARARI TALEP EDİYORUM"
MİNE KIRIKKANAT GİBİ AYDIN VE DEMOKRAT BİR HANIMA HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE...
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
YENİ AKİT GAZETESİ VE ODA TV’DE YER ALAN “UYAP’TAN SANIĞIN ADI SİLİNDİ”...
SAYIN BİRCAN BALİ'YE CEVAP
SAYIN AVUKAT CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
SAYIN ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU'NA CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR VE CAMİAMIZA YÖNELİK MANEVİ LİNÇ
SN. DOĞU PERİNÇEK VE SN. PROF. DR. ALİ DEMİRSOY'UN ÖNEMLİ OLDUĞUNU...
SAYIN PROF. DR. NURAN YILDIZ'A AÇIK MEKTUP
SN. ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ İSRAİL VE MUSEVİLERLE OLAN...
CAMİAMIZA YÖNELİK "YURTDIŞI LOBİ FAALİYETLERİ" İSNADI İLE İLGİLİ...
FETÖ'YE KARŞI EN GÜÇLÜ ELEŞTİRİLERİ SN. ADNAN OKTAR YAPMIŞTIR
DELİL VE ŞAHİT OLMADAN SUÇSUZ İNSANLARI CEZALANDIRMAK KUR’AN’A UYGUN...
ARKADAŞLARIMIZ MUAZZEZ VE YILDIZ ARIK’IN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI...
İNSANLARA NEREDE VE KİMLERLE YAŞAYACAKLARINA DAİR BASKI VE DAYATMADA...
ARKADAŞIMIZ BERİL KONCAGÜL’ÜN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARINA...
KANAL D'NİN UYDURMA HABERİ
MERVE BOZYİĞİT'İN DURUŞMADAKİ AÇIKLAMALARI KUMPASI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ !!!
ARKADAŞLARIMIZ ALTUĞ ETİ, BURAK ABACI VE CEYHUN GÖKDOĞAN'IN...
KUMPASÇILARIN ARKADAŞLARIMIZA BASKI VE TEHDİTLE DAYATTIĞI GERÇEK DIŞI...
"NORMAL HAYATIN SUÇMUŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ" ANORMALLİĞİ
ARKADAŞIMIZ ÇAĞLA ÇELENLİOĞLU'NUN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
YENİ ŞAFAK VE GÜNEŞ GAZETELERİNDEKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARA CEVAP
SAVUNMA HAKKIMIZ NASIL ENGELLENDİ?
ARKADAŞIMIZ ECE KOÇ'UN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
ARKADAŞLARIMIZ MUSTAFA ARULAR VE EMRE TEKER'İN DURUŞMALARINDAKİ...
ARKADAŞIMIZ AYÇA PARS'IN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
KAMU VİCDANI YALANI
DEVLETİMİZİN VERDİĞİ SİLAH RUHSATLARI CAMİAMIZA DUYDUĞU GÜVENİN AÇIK BİR...
ASIL HEDEF İSLAM ALEMİ, TÜRKİYE, SAYIN ERDOĞAN VE AK PARTİ HÜKÜMETİ
GERÇEK MODERNLİK İSLAM DİNİNDEDİR
TV PROGRAMLARINDA SEVGİ DİLİ ESAS ALINMALIDIR
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
AKİT GRUBUNA AÇIK MEKTUP
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
GARDIROP YALANI
SAYIN DOĞU PERİNÇEK'E AÇIK MEKTUP
'CRACKED.COM' SİTESİNDEKİ İDDİALARA CEVAP
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."