Harun Yahya

Giriş



İftira, çıkarları zedelenen, birine karşı öfke, kin ve hınç besleyen veya başkalarıyla rekabet içinde olan, yalan söyleyen ve vicdanlarına uymayan bazı insanların, karşılarındaki kişiye veya kişilere zarar vermek amacıyla başvurdukları çirkin yöntemlerden biridir. İftiranın, geniş çaplı düzenler kurularak atılanlarından, sıradan insanların günlük konuşmalarının arasına sıkıştırdıkları dedikodu tarzı iftiralara kadar, birçok çeşidi vardır. Din ahlakından uzak, Allah'ın emrettiği güzel ahlakı yaşamayan toplumlarda, insanların yaygın olarak başvurdukları karalama yöntemlerinden biri de iftiradır. Bu kitabı okuyan insanların önemli bir bölümü de, muhtemelen küçük veya büyük iftiraya uğramış ya da başkalarına iftira atıldığına defalarca şahit olmuştur.

Ancak bu kitabın konusu, cahiliye toplumu içinde insanların birbirlerine karşı kullandıkları sıradan iftiralar değildir. Bu kitapta iftiranın, farklı bir şekli konu edilmektedir. Burada üzerinde durulacak olan iftira, tarih boyunca dini inkar edenlerin iman edenlere maddi veya manevi zarar verebilmek amacıyla yönelttikleri iftiralardır.

Kuran'da, geçmişte, Allah'ın elçilerinin ve onlar gibi din ahlakına uymaya davet eden salih kişilerin tümüne menfaatperestlik, delilik, kendini beğenmişlik, hırsızlık, zina gibi farklı iftiralar atıldığı açıklanmıştır. Hz. Yusuf (as)’ın yaşamı Müslümanların uğradıkları bu tür iftiraların örnekleriyle doludur.Hz. Musa (as), Süleyman (as) ve hatta Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), kavimleri tarafından haksız iftiralara uğramış elçilerdendirler. Aynı şekilde Hz. Meryem, Peygamberimiz (sav)'in mübarek eşi ve Peygamberimiz (sav)'in yanında bulunan sahabeler de çeşitli iftiralara maruz kalmış kutlu insanlardır. Bu mübarek insanlar kendilerine yöneltilen iftiraları her zaman örnek bir sabır ve tevekkülle karşılamış, inkarcıların bu baskılarına aldırış etmemiş ve Allah'ın emrettiği ahlakı yaşamaya ve insanları da doğru yola davet etmeye devam etmişlerdir.

Kuşkusuz elçilerin ve salih Müslümanların bu kararlılıklarını, tüm Müslümanların örnek almaları gerekmektedir. Allah bir ayetinde ,"Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?…" (Bakara Suresi, 214) şeklinde bildirmektedir. Yani tüm Müslümanların geçmişte yaşamış müminler gibi iftiralara uğramaları, Kuran ahlakından uzaklaşmaları için manevi baskı görmeleri Allah'ın bir kanunudur. Allah bir başka ayetinde tüm müminlere, inkar edenlerden eziyet verici sözler işiteceklerini, canlarıyla ve mallarıyla imtihan edileceklerini de şöyle bildirmektedir:

Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir. (Al-i İmran Suresi, 186)

İşte bu tür bir olayla karşılaşan, samimi ve ihlas sahibi her mümin, geçmişteki müminlerin sabırlarına, tevekküllerine, samimi ve kararlı tavırlarına taliptir. Dolayısıyla geçmiştekilerin başlarına gelenler kendi başına geldiğinde de bunlara şaşırmaz, üzülmez, kesinlikle ümitsizliğe kapılmaz. Hatta, kendisine iftira atanları hayrete düşürecek kadar büyük bir şevk ve neşe içinde olur.

Aynı şekilde bir başka mümine iftira atıldığında da, müminler bunu sabır, tevekkül ve şevk ile karşılarlar. İftiraya uğrayan kardeşlerinin güzel bir sabır gösterdiğinde, dünyada Allah'ın rahmetini ve ihsanını kazanacağını, ahirette ise Rabbimizin rızası ve cenneti ile ödüllendirileceğini ümit ederler.

Ayrıca müminlere atılan iftiraların çok önemli bir yönünü daha belirtmekte yarar vardır: Diğer iftiralardan farklı olarak Müslümanlara atılan iftiralarda "çamur at izi kalsın" mantığı geçersizdir. İftira ne şiddette olursa olsun en sonunda bu mübarek insanların ne kadar temiz ve güzel ahlaklı insanlar oldukları ortaya çıkmıştır. Sözgelimi, Hz. Meryem ve Yusuf (as), tüm dünyada iffetin sembolü olarak tanınırlar. Yine kardeşlerinin çeşitli iftiralar attığı Hz. Yusuf (as)’ın ise ne kadar güvenilir olduğu daha o yaşarken anlaşılmış ve tüm Mısır'ın hazineleri emrine verilmiştir.

Bunlar bize çok önemli bir gerçeği gösterir: Allah'ın izniyle müminlerin aleyhine kurulan her tuzak en başından bozulmuş olarak kurulur; atılan her iftira da boşa çıkmış olarak atılır. Müminlere söylenen her incitici söz, sözü söyleyene, geri dönüp isabet edecek karşılığı ile birlikte söylenmiştir. Bir başka deyişle, müminler aleyhine yapılan her konuşma, her tavır ve her zulüm mutlaka yapan kişinin, eğer bu tavrından vazgeçip tevbe etmezse, dünyada ve ahirette şiddetli bir pişmanlık yaşamasına neden olacaktır. Allah, elçilerine ve salih kullarına yapılan haksızlıkların karşılığını Kuran'da şöyle bildirmiştir:

Gerçek şu ki, Allah’a ve elçisine eziyet edenler; Allah, onlara dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için aşağılatıcı bir azap hazırlanmıştır. Mümin erkeklere ve mümin kadınlara irtikab etmedikleri (bir suç) sebebiyle eziyet edenler ise, gerçekten bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir. (Ahzab Suresi, 57-58)


Müslümanlar İftiralar Karşısında Birbirlerine Karşı Hüsn-ü Zan Etmelidirler

ADNAN OKTAR: Nur Suresi, 11. ayet “Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur. Siz onu kendiniz için bir şer saymayın aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenenlere ise büyük bir azap vardır.” Demek ki Müslümanlar içerisinde de iftiracı, yalan söyleyen, üçkağıtçı tipler oluyor, olacak. Kuran ona işaret ediyor. Hatta “birlikte davranan bir topluluk (kendi içinizde de olabilir)” diyor Allah. “Siz onu kendiniz için bir şer saymayın aksine o sizin için bir hayırdır”, dedikodusu yapılan adam üzülüyor. “Beni rezil etti, benim aleyhime oldu” diyor. Halbuki Allah; “öyle değil” diyor.

Bak ne diyor? “Siz onu kendiniz için bir şer saymayın”, “aleyhinize değil” diyor, Allah; “aksine o sizin için bir hayırdır.” Hem sevap kazanmanıza, hem yücelmenize, hem karşı tarafın ezilmesi yönünde bir durum olduğu için de oradan da bir berekete vesile olduğu için, hayır olur” diyor Cenab-ı Allah. Ahirette de Allah’ın rızasını kazanmış oluyor kişi bu konumdan dolayı, sabrettiği için.

“Onu işittikleri zaman erkek müminler ile kadın müminlerin hayırlı bir zanda bulunup”, bak “hayırlı bir zan”. Demek bir hayırlı zan var, bir de kötü zan var. “Hayırlı bir zanda bulunup, “bu açıkça uydurulmuş iftira bir sözdür” demeleri gerekmez miydi?” ‘yani güzelce de vurgulayın” diyor, Allah. Bu bir iftira sözüdür demiyor, Cenab-ı Allah, “açıkça, alenen, net “uydurulmuş bir iftira sözüdür demeleri gerekmez miydi”, güzelce vurgulayın diyor Allah iftira olduğunu. (Sn. Adnan Oktar’ın 27 Şubat 2011 Kanal Avrupa ve Çay Tv’deki Canlı Sohbetinden)


 

Kitap bölümleri

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
CAMİAMIZA YÖNELTİLEN CİNSELLİK KONULU İFTİRALAR TÜMÜYLE UYDURMA VE GERÇEK...
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
FİŞLEME SAFSATASI
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.