Harun Yahya

Şeytanın Bir Aldatmacası: Çoğunluğa Uyma Tehlikesi



Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlarda  çoğunluğa uyma mantığı insanlara neler kaybettirir?

Bu yanlış mantığın temeli neye dayanır?


İnsanları, Kuran ahlakının gereklerini yerine getirmekten alıkoyan engellerden biri, onları içinde yaşadıkları toplumun kendileri hakkında ne diyeceğine, ne düşüneceğine bağımlı hale getiren “çoğunluk yapıyor” mantığıdır. Ancak bu mantık batıldır ve insanları yanlış yönlendirmekte, onları haksız çoğunluğun yaşadığı hayat şeklinin ve uydukları kuralların doğru olduğuna inandırmaktadır. Oysa Kuran’da Allah Müslümanlara şöyle emretmektedir:

“Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah’ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için onlardan sakın... “ (Maide Suresi, 49)


Çoğunluğa Uyma  Mantığının Temeli İman Zafiyetine Dayanır



Yüce Rabbimiz Kuran’da dinin özünü çok açık olarak anlatmıştır. Rabbimiz’in Kuran’da en çok dikkat çektiği konulardan biri ise iman zafiyetidir. Bir ayette Hz. Nuh (a.s.)’ın kavmini iman etmeye çağırdığı fakat onların düştükleri iman zafiyeti nedeniyle Hz. Nuh (a.s.)’ın bu çağrısına yanıt vermedikleri şöyle bildirilmiştir:

 

“Dedi ki: “Rabbim, gerçekten kavmimi gece ve gündüz davet edip-durdum.” Fakat davet etmem, bir kaçıştan başkasını arttırmadı.” “Doğrusu ben, onları bağışlaman için her davet edişimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler ve büyüklük tasladıkça büyüklük gösterip-direttiler.’ “Sonra onları açıktan açığa davet ettim. Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim.””  (Nuh Suresi, 5- 9) 

 

Hz. Nuh (a.s.) kıssasında olduğu gibi günümüzde de insanların en  büyük sorunu iman zafiyetidir. Allah’ın yarattığı bir hikmet üzere insanların bir kısmı ahirete tam anlamıyla inanmazlar. Allah’ın yaratma gücünü tam kavramayan bu kimseler, daha çok nefislerinden yana tavır alır, nefislerinin geçici heves ve isteklerini tatmin etmeye yönelik hareket eder ve bu nedenle çok kısa bir sürede bitecek olan dünyaya meylederler. Etraflarında da sıkça gördükleri Kuran ahlakına uygun olmayan hayat biçimini benimser, günlük hayatlarında bu doğrultuda kararlar alıp, buna göre düşünürler.


Çoğunluğa Uyma  Mantığında Olanlar Dünyaya Hırsla  Bağlanmışlardır



Allah dünyayı geçici bir yer olarak yaratmıştır. Bunun belirgin göstergesi herşeyin bozulması ve ölümlü olmasıdır. Allah insanları en kolay bozulan malzeme olan et ve kemikten yaratmıştır. Allah’ın insanı et ve kemik gibi çabuk bozulan bir malzemeden yaratması özel bir imtihandır. Allah dileseydi insanı dayanıklı bir maddeden de yaratabilirdi. Örneğin demir bozulurken kötü koku yaymaz. Yavaş yavaş paslanır fakat kokusu yoktur. Taş çok sağlamdır, sadece zaman içinde parçalanır. Tahta gibi materyaller ise belirli bir çürüme şekline sahiptir ve hiçbiri etin bozulması gibi çok kötü bir görünüş ve kokuya sahip olmazlar. İşte kendilerini çok beğenen herkesin de beğenisini kazanan çok güzel ve yakışıklı insanlar, öldüklerinde toprağın altında çok kısa bir sürede böyle şiddetli bir bozulmaya uğrarlar. Aslında insanlar toprağın altındaki insanların bir ay sonraki halini görseler dünyaya hiçbir bağlılıkları kalmaz. Ama ölüler toprağın altında kaldıkları için hiç kimse çürüyen bedenlerin dehşet verici görüntüsü ile muhatap olmaz. Bu nedenle dünyadaki geçici zevklerini sonuna kadar yaşamaya ve tüm zevkleri tüketmeye devam ederler. Oysa bir insanın bütün sevgisini, dikkatini Allah’a vermesi gerekir. Gerçekte Allah insanları bu fıtrat üzerine yaratmıştır. Fakat Allah insanların çoğunluğunun zalim ve cahil olduğunu, çevrelerindeki hatalı örneklere bakarak iman etmekten uzaklaştıklarını şöyle bildirir:

 

“Elif, Lam, Mim, Ra. Bunlar Kitab’ın ayetleridir. Ve sana Rabbinden indirilen haktır. Ancak insanların çoğu iman etmezler.” (Ra’d Suresi, 1)

 

Allah bir başka ayette ise iman eden insanların bir kısmının da şirk koşmadan iman edemeyeceğini bildirmektedir:

 

“Onların çoğu Allah’a iman etmezler de ancak şirk katıp-dururlar. (Yusuf Suresi, 106)

 

İşte ayetlerde haber verildiği gibi, bazı insanlar nefislerine kolay geldiğinden, en doğru olanın, çoğunluğun uygulamaları olduğu yanılgısına kapılırlar. Allah’ın adetullahı gereği bu, asırlardır yaşamış olan toplumlarda insanların kabullendiği en temel düşüncelerden biridir. Bu da çoğu zaman kişinin yapacağı bir hareketi, alacağı bir kararı düşünmeden ve yargılamadan, çoğunluğun isteklerine göre ayarlamasıyla sonuçlanır. Oysaki düşünmeksizin çoğunluğa uyum sağlamak tamamıyla şeytanın bir oyunudur ve insanı, dünyada ve ahirette büyük kayıplara sürükleyebilir. Kuran’da şeytanın insanların büyük çoğunluğu üzerindeki etkisi şöyle bildirilmektedir:

 

“Sizin Allah’tan başka taptıklarınız, Allah’ın kendileri hakkında hiçbir delil  indirmediği, sizin ve atalarınızın  ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası değildir. Hüküm, yalnızca Allah’ındır. O, Kendisi’nden başkasına kulluk   etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur, ancak insanların çoğu bilmezler.”  (Yusuf Suresi, 40)


Çoğunluğa Uyma Mantığına Sahip Olanlar Derin Düşünmekten Yoksun Bir Zihniyete Sahiptir



İnsan bir tek kendisinin ve Allah’ın var olduğunu düşünürse ve yol gösterici olarak Kuran’ı ve Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetini rehber edinirse çoğunluğun yaptığı hataları tekrarlamaktan uzaklaşır. İnsanlar genellikle çevrelerindeki kişilerin ve arkadaşlarının yanlışlarını, “herkes yapıyor” mantığı ile değerlendirir ve onların yaptıkları hataları tekrar etmekte sakınca görmezler.  Oysa gerçekte çevresindeki insanlardan bazılarının ruhu olmayabilir, ruhu olmayan bir insan da ölü konumundadır. Dolayısıyla bir ölüyü örnek almak ve “ölü böyle inkar ediyor, ölü şöyle eğleniyor” demek elbette mantık dışıdır. 

 

Akıllı ve vicdanlı insanların yapması gereken dünyanın asıl sahibi olan Allah’a yönelmektir. Bu ise insanı Kuran’ı anlamaya, derin düşünmeye ve tefekkür etmeye yöneltir. Derin düşünen bir Müslüman ise doğruyu ve yanlışı ayırt etmek için hiçbir zaman çoğunluğu esas almaz. Herhangi bir şeyi insanların çoğunluğu doğru dediği için doğru, yanlış dediği için de yanlış olarak değerlendirmez. Her olayı Kuran’a ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetine göre değerlendirir. 

 

Allah Kuran’da bir tavrı, bir olayı yanlış ve çirkin olarak bildirmişse, bütün dünya o tavrı gösterse bile asla bu çirkinliğin kendi üzerinde oluşmasına müsaade etmez. Allah’ın Kuran’da övdüğü bir tavrı da, isterse dünya üzerindeki hiç kimse uygulamasın, gururla ve şerefle uygular. Müslümanın Kuran ahlakına tezat oluşturacak basit bir tavrı asla olmaz. Asil tavrını her ortamda, her şartta korur. Kendisine en çirkin ahlakla yaklaşıldığında dahi, karşısındaki kişiye Rahmani ve Kuran ahlakına uygun bir yaklaşımda bulunduğu zaman her zaman üstün geleceğini, Allah’ın kendisini koruyacağını bilir. 

 

Allah’ın “Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.” (Al-i İmran, 139) ayetinde bildirdiği gibi, bir mümin her zaman iman ettiği için ahlaken üstün ve asil olduğunun şuuruyla hareket eder. Rabbimiz Kuran’da müminlerin bu özelliğini şöyle bildirmiştir:

 

“(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah’ı zikretmekten, dosdoğru namazı                          kılmaktan ve zekatı  vermekten ‘tutkuya  kaptırıp alıkoymaz’; onlar, kalplerin ve                     gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar.”  (Nur Suresi, 37)


Çoğunluğa Uyma Psikolojisi İnsanların Özgürlüğünü Kısıtlar



Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlarda insanlar arasında çoğunlukla kitle psikolojisi hakimdir. İnsanlar genellikle kendi akıl ve vicdanlarının yönlendirmesine göre değil, kitle psikolojisiyle hareket ederler. Bu ruh hali de hayatlarının her aşamasına hakim olur. Kendi zevkleri, estetik anlayışları, konuşma üslupları, sevgi anlayışları yok olur, yerine kendilerinin de beğenmediği ve rahat etmediği ama toplumda kabul gören ve tepki almayacaklarını düşündükleri yapmacık, samimiyetsiz bir ruh hali oluşur.

 

Toplumun genelinin yaşadığından farklı bir uygulama diğer insanlar tarafından hemen dikkat çeker ve hatta tepki toplar Bu nedenle Kuran’ı ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetini rehber edinmeyen kimseler akıllarını ve vicdanlarını tamamen dondururlar ve toplumun beklentilerine göre hareket ederler. Bir davranışın doğru olup olmadığını, ahirette kendilerine bir yükümlülük getirip getirmeyeceğini hiç hesaba katmadan körü körüne uygularlar. Bunun sonucunda sevgisiz, vefasız, bencil, menfaatperest, şefkat ve merhamet duygularından yoksun, öfkeli, hırslı, kindar, tartışmacı, dedikoducu, enaniyetli bir yapı ortaya çıkar. Bu ahlakı yaşayan kişiler, Allah’ın çirkin görüp Müslümanları sakındırdığı bütün kötü ahlak özelliklerinden kendileri de zarar gördükleri halde, sırf çevrelerindeki insanların çoğu bu şekilde yaşadığı için ve belki de aksi şekilde tavır gösterdiklerinde ezileceklerini, altta kalacaklarını, haklarını koruyamayacaklarını sandıkları için hayatları boyunca bu çirkin sistemin içine hapsolurlar. Allah bir Kuran ayetinde çoğunluğa uymanın nasıl bir sonuca sebep olacağını şu şekilde bildirmektedir:

 

“Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak ‘zan ve tahminle yalan söylerler.’” (En’am Suresi, 116)

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."