Harun Yahya

Türk İslam Birliği entellektüel, soğuk konuşmalarla değil samimiyet, içtenlik ve sevgiyle kurulacak bir gönül Birliğidir


Türk-İslam Birliği hem Türkiye’nin ve Türk halkının hem de Azerbaycan’ın ve Azeri halkının özlemle bekledikleri, gerçekleşmesini tüm gönülleriyle arzu ettikleri bir birlikteliktir. Bu birlikle hem iki devlet tek millet olacak olan Azerbaycan-Türkiye hem de birlikte yer alacak diğer devletler ve halklar da büyük bir rahata, huzura ve mutluluğa kavuşacaklardır. Çünkü bu birlik asıl olarak bir gönül birliğidir, sevgi, dostluk, kardeşlik ve dayanışma birliğidir. Ayrıca Türk-İslam Birliği’yle sadece Azerbaycan ve Türkiye değil, Adriyatik’ten Çin’e kadar çok geniş bir coğrafya içinde yer alan birçok devlet ve halk da yıllar sonra gerçek sevginin, kardeşliğin, dostluğun ve huzurun tadına varacaklardır.

Ancak Türk İslam Birliği derin sevgi ve muhabbetle, kardeşçe ilişkilerle, dostlukla, anlayışla, hoşgörüyle, gerektiğinde haklardan feragat edilerek, affedici ve olgun davranarak kurulacak bir gönül birliğidir. Bu güzel birliğin tesisi için, tam ve içten bir samimiyet, gönülden istek duymak, şevk ve heyecan şarttır. Türk İslam Birliği’nin sağlanması, halkların, devletlerin bu birliği istemeleri ve ona özlem duymaları için bu birliğin ruhunda tam bir samimiyet, sevgi, dostluk ve içtenlik bulmaları gerekmektedir. Bu samimi yaklaşımların içinde entellektüel ve fayda sağlamayan konuşmalara, sert ve fevri çıkışlara, sonuç getirmeyecek protesto gösterilerine ya da alışıldık halk eylemlerine yer yoktur.

Özellikle Azerbaycan-Türkiye-Ermenistan arasında sağlam bir dostluk bağının kurulması, Azerbaycan topraklarındaki işgalin sona ermesi, Ermenilerin, Azerilerin ve Türklerin kardeşçe birarada yaşayabilmeleri ve bu milletlerin hak ettikleri refah ve huzura kavuşmaları için mutlaka sevgi ve dostluk duygularının güçlendirilmesi, bu bağların pekiştirilmesi gerekmektedir. İki tarafın da geçmişte yaşanan olayları tamamen bir kenara bırakıp; tarihten gelen hiçbir husumeti, kini ve alınganlığı dile getirmeden dikkatlerini Türk İslam Birliği’nin kendilerine sağlayacağı mutlak huzur ve güvene teksif etmeleri son derece önemlidir. 

Türk-İslam Birliği içinde sadece Müslüman Türk devletleri değil Ermeniler gibi farklı dinlere ve dillere mensup devletler de aradıkları dostluk, kardeşlik ve sevgiyi, huzur ve barışı bulacaklardır. Ermeni halkı; Türk ve Azeri halklarının yüzyıllarca birlikte yaşadıkları kardeşleri ve dostlarıdır. Aynı şekilde Ermeni kardeşlerimiz için de Azeriler ve Türk halkları böyledir. Şu an Ermeni ve Azeri halkları arasında oluşturulmaya çalışılan suni kavganın ve anlaşmazlıkların kaynağı da asla bu halklar değil, tarih boyunca tüm dünyayı zulüm, kargaşa ve savaş ortamına sürüklemiş, kardeşi kardeşle kavga ettirmiş olan ateist Siyonistler ve masonlardır.

Ermeni kardeşlerimiz son derece efendi, mazlum, hoşgörülü, sadık, güzel ahlaklı, kanaatkar insanlardır. Yıllarca Osmanlı İmparatorluğu himayesi altında içiçe yaşadığımız ve Millet-i Sadıka sıfatıyla şereflendirilmiş çok değerli bir halktır.

Azeri kardeşlerimiz de aynı şekilde, son derece akıllı, itidalli, mazlum, güzel huylu, mülayim, dürüst, barışçıl, sevecen insanlardır. İki halk arasında sevgi ve saygıya, karşılıklı hoşgörüye, geçmişte yaşanmış olanları unutup güzel bir niyetle yeni bir başlangıç yapmaya eğilim çok fazladır.

Ancak Azeri ve Ermeni halkları arasında temelde hep var olan ılımlı ortamı değiştirmeye yeltenmek; ani bir gerilim oluşturarak, sesleri yükselterek, sinirli ve gergin konuşmalar yaparak iki halkın itidalini bozmaya çalışmak, bölgedeki nabzı – hiçbir gerekçesi ve sebebi olmadığı halde- yükseltmeye neden olacak eylemlere girişmek, son derece soğuk, resmi ve mesafeli yaklaşımlardan vazgeçmemek barışı ve huzuru hakim kılmak, iki toplumun yaşam kalitesini ve refah seviyesini yükseltmek için şu ana kadar yapılan çalışmalara, gayretlere ciddi şekilde zarar verecektir.

Böyle hassas bir dönemde, sevgiden, şefkatten, karşılıklı muhabbet ve huzurdan bahsetmek yerine, uzun, hikmetsiz, soğuk ve alışıldık konuşmalar yapmak devletlerarası egoistiğin ve ırkçı duyguların kabarmasını körükleyebilir. O zaman iki taraf da dostluğu, kardeşliği hatta barış ortamını dahi bir kenara bırakmak pahasına sırf kendi çıkarlarını gözetme gayreti içine girebilirler. Yalnızca kendi çıkarlarını ön planda tutan, komşularının menfaatini, rahatını ve huzurunu düşünmeyen bir devlet ise tüm imkanlarını hemen silahlanmaya, savunma harcamalarını artırmaya, etrafında askeri olarak kendisini destekleyecek müttefik güçler toplamaya, sonu savaşa kadar gidecek zıtlaşma politikaları izlemeye başlar. Devlet politikaları bir anda barışçıllıktan uzaklaşıp, Darwinizmin; “güçlü olanın galip geleceği” yanılgısına dayalı zalim, ezici, kan dökücü bir çizgi benimser. Tüm bunların sonucunda da iki ülkenin son derece zararına olan gelişmeler ardı ardına birbirini takip eder.

Unutulmamalıdır ki, toplumlar arası ilişkilerde oluşturulan yüksek gerilim, işgallerle, çatışmalarla hatta savaşlarla neticelenebilir. Eğer karşılaşılan sorunlar ve anlaşmazlıklar sevgi, dostluk, kardeşlik ilişkileri içinde gerilim oluşturulmadan, insanlar paniğe ve korkuya kaptırılmadan çözümlenseydi, bugün dünyanın pek çok bölgesindeki tablo belki de hiç böyle olmayacaktı. Zavallı analar evlatlarının ardından gözyaşı dökmeyecek, ocaklar sönmeyecekti. Bu nedenle tarihten ve diğer toplumların yaşadıklarından ders alıp, olaylara geçmişteki yöntemlerle yani gerilimli ve tırmandırıcı bir üslupla çözüm arayışına girmemek, aksine dostluk, kardeşlik, sevgi, saygı hoşgörü, nezaket, fedakarlık gibi din ahlakının gerekleriyle çözüm arayışında olmak çok önemlidir.

Azeri ve Ermeni kardeşlerimiz arasında da şu an herşeyden öncelikli olarak “Biz kardeşiz, dostuz, yüzyıllarca aynı toprakları paylaşmış, sırt sırta aynı topraklar için mücadele vermiş, birbirine komşuluk yapmış, birbirimizin yemeğini yemiş insanlarız. Aramızı kimse açamaz, yine öyle dost olalım, kardeş olalım. Biz birbirimizi seviyoruz” diyecek bir sese ihtiyaç vardır. Bu ses Türk-İslam Birliği’nin güçlü ve müşfik sesidir.

Hem Azeri hem de Ermeni halkının huzura, güvene ve sevgiye ihtiyaçları vardır. Azeri kardeşlerimizin arada hiçbir sınıra ve vize, pasaport gibi bürokratik engele takılmadan Türkiye'ye gelebilmeleri, "iki devlet bir millet" idealinin hayata geçirilmesi, Ermeni kardeşlerimizin de küçük bir alanda sıkışmış o topraklardan refaha, genişliğe ve özgürlüğe kavuşmaya ihtiyaçları vardır. Bunun için iki tarafın da sınırlarının aynı anda açılması, hem Azeri hem de Ermeni halklarının aynı anda Türkiye ile ve Türk halkıyla kucaklaşması gereklidir.

Türkiye Azerbaycan arasında her türlü bürokratik engelin kaldırılmasında ve Türkiye ile Azerbaycan'ın bir an önce birleştirilmesinde olduğu gibi, Ermenistan sınırının açılması ve iki halkın Türkiye-Ermenistan arasında istedikleri gibi geçiş yapabilmeleri konusunda da, Türkiye’nin kendi ırkı, dili ve dininden olmayanlara karşı duyduğu derin muhabbetin, sevgi, şefkat ve merhamet anlayışının iyice vurgulanması son derece önemlidir. Ermeniler de, aynı Azeri kardeşlerimiz gibi, Türk milletinin ayrılmaz birer parçasıdır ve geçmişte Osmanlı İmparatorluğu döneminde olduğu gibi bugün de Türk-İslam Birliği’nin koruyucu kalkanı altında Müslüman Türk halklarıyla içiçe, huzur ve barış içinde yaşamaları son derece doğaldır.

19. yüzyılın son dönemlerinden bu yana 100 yıldan uzun bir süredir yaşanan sıkıntılar, Türk-İslam alemini bilinçlendirmiş ve güçlendirmiştir. Gerçek din ahlakı bu coğrafyada müthiş bir yayılma göstermiştir. Türk-İslam aleminin şevkle ve coşkuyla beklediği birleşmenin gerçekleştirilmesi için çok uygun bir zemin olduğu açıkça görülmektedir. Bu ortamın çok iyi değerlendirilmesi ve bu kutlu birliğin oluşması için gereken adımların bir an önce atılması şarttır. Bu nedenle, akıl ve vicdan sahibi tüm insanlar her türlü önyargıyı, katı düşünceyi, anlaşmazlığı teşvik edecek mantıkları tamamen geride bırakarak, sevgiyle, şevkle, heyecanla Türk İslam Birliği'nin tesisi için çalışmalı, samimiyetle bunun için gayret etmelidir. Türk İslam Birliği bir kaderdir, Allah muhakkak bu birliği gerçekleştirecektir. Önemli olan samimi ve salih olanların bu mübarek dönemde, sahip oldukları tüm imkanları kullanarak ellerinden geleninin en fazlasını yapmaları ve Allah'ın izniyle Türk İslam Birliği'nin kurulmasını sağlayanlardan olmanın şerefine erişmeleridir.

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."