Harun Yahya

İnsanın Nefsini Kınaması Aklın Açılmasına Vesile Olur


 

İnsan, Yüce Allah’ın yarattığı imtihan gereği dünyada çok farklı olaylar ve kişilerle denenir. Fakat insanın denenmesi sadece çevresi ile sınırlı değildir. İnsan ayrıca kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla da imtihan olur. İşte insanın iç dünyasında yaşadığı bu imtihanın adı nefistir. Eğer insan nefsini arındırıp temizleyebilirse Yüce Allah’ın rahmetini ve cennetini umabilir.


Nefis nasıl temizlenir?

Niçin nefsi temizlemek gerekir?


​Nefis Yüce Allah’ın dilemesi dışında- kişinin ihlasını kırmak, samimiyetini zedelemek için benliğinde var olan her türlü kötü fikir ve düşünceyi destekleyecek şekilde hareket eder. “Nefse ve ona ‘bir düzen içinde biçim verene’, Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).” (Şems Suresi, 7-8) ayetleriyle de haber verildiği gibi insan benliğinde ‘sınır tanımaz günah ve kötülüğü’ barındıran bir varlıktır. Bu nedenle bir insanın samimi olarak iman edebilmesi için nefsini arındırıp temizlemesi gerekir. İnsanın nefsini temizleyebilmesi için öncelikle nefsi besleyen özelliklerin neler olduğunu çok iyi teşhis etmesi lazımdır. Bu tıpkı bir doktorun hastalığın kaynağını bulmak için çeşitli tetkikler yaptırmasına benzetilebilir. Hastalığın sebebi bulunduktan sonra tedavisi elbette daha kolay olacaktır.

 

www.seytaninsistemi.com


Nefis Şeytanın Kullandığı Yöntemlerle Beslenir





Büyüklük Gururu



İnsanların sonsuz cehenneme gitmelerine sebep olacak tehlikeli bir özellik olan enaniyet, kişilerin kendilerini çok beğenmeleri ve herkesten üstün görmelerine neden olarak nefsi besler.  Kendi akıllarına çok güvenen bu insanlar, Yüce Allah’ın Kuran’da emrettiği doğru yol yerine kendi koydukları kurallar ve prensipler doğrultusunda hareket ederler. Oysa bu koydukları kuralların tamamı nefsin istek ve tutkularını tatmin etmeye dayalıdır. Dolayısı ile Yüce Allah’ın beğenmediği çoğu davranış kalıpları ve yaşam biçimleri bu prensip maskesi altında meşru bir zemine oturtulur. Fakat, Kuran’da Yüce Allah nefsin bu en önemli kaynağı olan gurura karşı kullarını şöyle uyarır:

“Ona: “Allah’tan kork” denildiğinde, büyüklük gururu onu günaha sürükler, kuşatır. Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır o.” (Bakara Suresi, 206)


Övünme



Nefsin en önemli beslenme kaynaklarından biri övünmedir. Her insanın kendini diğer insanlardan üstün gördüğü bir övünme sebebi vardır. Bu; zenginlik, güzellik, makam ve mevki, eğitim durumu, kültür, mal ve çocuklar gibi birçok konu olabilir. Nefis sahip olunan bu özellikleri ön plana çıkararak insanların övgüsünü kazanmaktan büyük bir zevk alır. Ancak övgü duyulan şeylerin gerçek sahibi Yüce Allah’tır. Bu nedenle övgüye layık olan da O’dur. Rabbimiz kullarına bahşettiği farklı üstün özelliklerle sadece onları denemektedir. Nefsin isteği doğrultusunda hareket ederek onu övmek ise insanı kayba sürükleyecektir. Nitekim Yüce Allah bu gerçeğe Kuran ayetlerinde şöyle dikkat çeker:

“(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi ‘tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi. Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü. Hayır; ileride bileceksiniz. Yine hayır; ileride bileceksiniz. Hayır; eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız, Andolsun, o çılgınca yanan ateşi de elbette görecektiniz.” (Tekasür Suresi, 1-6)


İlgi çekme



Nefis toplum içinde değer kazanmak için farklı olduğunu gösterip, üstünlük elde etmek için insanı değişik hayat tarzları, farklı konuşma üslupları kullanmaya zorlar. Nefsin etsine girmiş insanlar, gençlik, güzellik, zenginlik, iyi eğitim görmek, yabancı dil bilmek gibi özelliklerini bir şekilde belli etme çabasındadırlar. Nefisleri onları diğer insanlardan farklı olduğuna inandırmaya çalışır. Bu şekilde karşılarındaki insanların ilgisini çekerek onların hayranlığını kazanmayı amaç haline getirtir. Aslında bu nefsin kıskançlık ve kibirini tatmin etmek için kullandığı son derece ilkel bir yöntemdir. Bu şekilde kişinin kendisini (Yüce Allah’ı tenzih ederiz) ilah edinmesini amaçlar. Onu sadece insanların beğenisini kazanacak davranışlar geliştirerek tamamen kısa ve geçici olan dünyaya yöneltir ve Allah’ı düşünmekten alıkoyar, Allah’ı hoşnut edecek davranışlarda bulunulmasını engeller ve Kuran ahlakından uzak yaşamalarını sağlar.

www.basitliginkirlikulturu.com

İnsan; nefsine karşı son derece dürüst ve samimi yaklaşmalı, nefsinin Kuran ahlakına aykırı taleplerini asla kabul etmemeli ve ona sahip çıkmamalıdır. Çünkü nefsini kötülüklerden arındırıp eğitebilmesi, ona boyun eğdirebilmesi ve terbiye edebilmesi ancak bu yolla mümkün olabilir. Bunun için nefsini hiçbir zaman için kendi benliğinin bir parçası gibi görmemeli, hiçbir zaman için ondan yana tavır koymamalı ve onu savunmamalıdır. Onun daima haksız olduğunu, telkinlerinin Kuran ahlakına ve sünnete uygun olmadığını, şeytanın sözcülüğünü yaptığını bilmeli, ondan gelen sözleri bu anlayış ile değerlendirmelidir.


Dünyevi İstek ve Arzular



Nefis tamamen dünyaya yönelik bir hayat tarzını amaçladığı için para, mal, çocuklar, kariyer gibi kendini hoş tutacak, rahat yaşatacak, insanlardan daha üstün olduğunu hissettirecek hırs ve arzularla beslenir. İnsanı ölümle birlikte hayatın son bulacağına inandırır, bunun için “dünyaya bir kere daha mı geleceğim” mantığını ileri sürerek, dünyadaki tüm nimetleri ve zevkleri sınır tanımaz bir tarzda tüketip kullanmayı hedefler. Sürekli olarak gezerek, boş konuşarak, boş işlerle uğraşarak zamanı boşa harcamaya yöneltir, dedikodu yaparak hakkında konuştuğu kişinin hatalı yönlerini ortaya çıkarmayı bu şekilde kendini övmeyi ister. Kuran ahlakını yaşarsa sözde özgürlüğünün kısıtlanacağını ileri sürer, gerçekte ise insanı Allah’ın sınırlarını aşmaya zorlar ve günaha sürüklemek ister. Oysa “Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır.” (Şems Suresi, 9-10) ayetleriyle de bildirildiği gibi nefsindeki kötülüklere uyan onu sürekli olarak besleyen kişi yıkıma uğrayacak, tüm bu kötülüklerden arınıp temizlenen ise kurtuluşa erecektir.



Bahaneler İleri Sürmesi



Nefis her zaman tembelliğe açıktır. Uğraşmayı, yorulmayı sevmez. İstek ve tutkularının engellenmesinden hoşlanmaz. Bu nedenle insana çeşitli mazeretler ileri sürerek din ahlakını yaşamaktan engellemeye veya mümin ise Allah yolunda yapması gereken bir işte tembelliğe yöneltmeye çalışır. Birtakım mazeretler öne sürerek insanı ertelemeye ve gevşekliğe  sürüklemeyi dener. Eğer nefsin küçük isteklerine taviz verilirse, nefsin insan üzerindeki etkisi gittikçe büyür ve bu durum, Allah esirgesin insanın imandan vazgeçmesi ile sonuçlanabilir.

Bu nedenle insan, her ne durumda olursa olsun, nefsine değil, Allah’ın hükmüne göre hareket etmekle, nefsini ezmek ve bencil tutkularını dizginlemekle yükümlüdür.


İnsanın Nefsini Terbiye Etmesi Çok Kolaydır



Allah’la Derin Bir Bağlantının Kurulması



Hz. Yusuf (a.s.)’ın “(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbim’in kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir.” (Yusuf Suresi, 53) ayetinde dikkat çektiği bildirilen nefis insanı sürekli olarak kötülüğe davet eder. İnsan nefsin bu kötülüklerinden ancak Yüce Allah’la samimi ve derin bir bağlantı kurarak kurtulabilir. Bu bağlantının en etkili yollarından biri O’na dua etmektir. İnsan, samimi kullarının duasına muhakkak cevap vereceğini bilerek (Bakara Suresi,186) Yüce Allah’tan nefsini arındırmasını, aklını açmasını ve derin bir imana sahip olmasını dileyebilir.  Ancak Rabbimiz’le yakın bağlantı kurmanın yolları sadece dua ile sınırlı değildir. O’nun büyüklüğünü, yaratışının mükemmelliğini düşünmek, nimetleri anlatmak, Allah’ı övüp (tesbih etmek) yüceltmek ve O’na ibadet etmek de gerekir. Nefis, ancak o zaman hırslardan, korkulardan (gelecek ve kaybetme korkusu gibi) ve bencil tutkulardan arındırılabilir.

www.insankarakterleri.com


Sevilen Şeylerden İnfak Etmek ve Fedakar Olmak



İnsanın nefsi malı yığıp biriktirmeye, cimrilik etmeye, bunları kimseyle paylaşmamaya öncelikli olarak hep kendini düşünmeye, bencil olmaya ve fedakarlıktan kaçınmaya eğilimlidir. İnsan, nefsindeki bu zaaflardan kurtulabilmek için Allah’ın emrettiği Kuran hükümlerini eksiksiz olarak uygulamalıdır. Nitekim Yüce Allah nefislerdeki cimrilik ve bencillik duygusundan kurtulmanın en hayırlı yolunun infak etmek olduğunu şöyle  bildirmektedir:

“Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah’tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.” (Tegabün Suresi, 16)


Nefsi Kınamak



Nefsi temizlemenin en etkili yöntemlerinden biri de onu sürekli olarak kınamaktır. Müminler nefislerini kınayarak gerçek kurtuluşa ve cennete kavuşacaklarını bildiklerinden “Şu sözümle neyi kastettim? Bu hareketi yapmaktaki amacım neydi? Kalbimden geçen şu düşünceden elde etmek istediğim nedir?” gibi sorularla söyledikleri ve yaptıkları hareketlerde kendilerini denetlerler. Herhangi bir hata veya yanlışlık yaptıklarında bunu diğer müminlerle paylaşarak hem onların aynı yanılgıya düşmesine engel olmaya çalışırlar, hem de nefsin büyüklük gururundan dolayı hiç hoşlanmadığı eleştiriyi yaparak ona acı çektirir ve ezerler. Çünkü nefsin en çok sevdiği şey “kendine benlik vermek”, bu benlik duygusunun sonucu olarak hataları da sahiplenip bunları itiraf etmekten insanı engellemektir. Nefis bu şekilde insanı hatasız olduğuna inandırmaya ve kötülükleri bu şekilde örtüp kapatmaya çok eğilimlidir.

Nefsinin kötü isteklerine tabi olup da onu temizleyip arındırmamış ve dünyada iken nefsini kınayıp eleştirmemiş olan kişinin ahirette nefsini kınaması ise ona bir yarar sağlamaz. Nitekim Yüce Allah Kuran’da, kıyamet gününün hemen ardından kendini kınayıp duran nefsin durumuna yemin etmektedir:

“Hayır, kalkış (kıyamet) gününe and ederim.Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.” (Kıyamet Suresi, 1-2)

Nefsin temizlenmesi insanın kendi içinde vereceği bir mücadeledir ve bu mücadele dünyevi savaşlardan daha güçtür. Çünkü nefis insanın içinde bulunan, sürekli olarak mücadele edilmesi gereken bir düşmandır ve her an galip gelebilmek için fırsat kollar.


Vicdanın Sesini Dinlemek



Vicdan Yüce Allah’ın kullarına nefsin “fücurundan” yani kötülüklerinden kurtulmak için bahşettiği çok büyük bir nimettir. İnsanı Allah’a ve dinin bildirdiği doğrulara, hayırlara yöneltip, iyiyi ve kötüyü ayırt etmesini sağlar. Vicdan, bir anlamda doğruya yönelten Allah’ın sesidir. İnsan sürekli olarak bu sese kulak verdiği ve Kuran’da gösterilen temel prensipleri tam olarak kavradığı takdirde, doğru yolda ilerleyecektir. Mümin günlük hayatta birkaç seçenek arasında seçim yapmak durumunda kaldığında, karşılaştığı seçenekler içinde, Allah’ın rızasına en uygun olanını, dinin menfaatlerine en yararlı olanını seçerken vicdanının sesini dinler. Çünkü ilk olarak vicdan devreye girer ve hangi seçeneğin Allah’ın rızasına daha uygun olacağını insana ilham eder. Ancak ikinci aşamada nefis devreye girer ve onu diğer alternatiflere yöneltmeye çalışır. Bunun için de genellikle insana mazeretler fısıldar. Nitekim Yüce Allah insana bir yarar sağlamayacak olan nefsin bu fısıltıları yerine vicdanının sesini dinleyen kişileri kurtuluşa ulaştıracağını müjdelemektedir:

“Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular) dan sakındırırsa, Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir.” (Naziat Suresi, 40-41)


İstişare Etmek



Her insanın nefsi, gururla beslendiği için kendi aklını beğenmeye çok yatkındır. Bu nedenle nefis toplum içinde başkasının emri altına girmeyi asla istemez. Hep kendi fikri ve yaptıklarının en doğrusu olduğunu düşünür. İşte nefsin bu özelliğini ezmenin en etkili yolu istişare etmek yani fikir alışverişinde bulunmaktır. İstişare ile insan “kendi aklını beğenen” bir anlayıştan uzaklaşır. Kuran ahlakında da önemli bir yere sahip olan istişare, müminin her işinde en hayırlı sonuçlara ulaşmasını sağlayan hikmetli ve Allah rızasına en uygun olan bir davranıştır. Nitekim Yüce Rabbimiz müminlerin bu güzel özelliğini Kuran’da şöyle bildirmektedir:

“Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler.” (Şura Suresi, 38)

www.Kuranahlaki.com




Nefsi Kötülüklerden Temizlemek Şarttır



Nefsi kötülüklerden arındırıp temizlemek kişiye pek çok üstün özellik kazandırır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:


Nefsini temizleyen kişi Allah’la sıcak ve samimi bir bağlantı kurar. Yalnızca O’nu dost ve veli edinir. Allah’a yakınlaşır, en çok O’nu sever ve O’ndan korkar.

Merhametli, şefkatli, fedakar, samimi, ince düşünceli ve mülayim olur. Bu ise kişiye asil bir görünüm kazandırır.

İmanın önündeki en büyük engel olan gururdan kurtulur. Bu kişi mütevazı, alçak gönüllü ve yumuşak huylu olur. Dolayısı ile Yüce Rabbimiz Allah’ın rızasını, insanların ise sevgisini ve saygısını kazanır.

Nefsi temizlemek, aklı açar. Haramlara yönelmek, şirk hali, çekişmek, kötü zan, cimrilik, saygısızlık  gibi Yüce Allah’ın beğenmediği ve Kuran’da yasakladığı pek çok kötülüklerden kurtulmaya vesile olur.


Bu özelliklerden kurtulan kişi Kuran ahlakını en güzel biçimiyle yaşar ve Yüce Rabbimiz Allah’ın izniyle dünyanın en güzel ahlaklı insanlarından olur. Cenneti kazanır ve sonsuz bir mutluluğa ve kurtuluşa kavuşur. Yüce Allah bu gerçeği şöyle haber verir:

“Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis, Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön. Artık kullarımın arasına gir. Cennetime gir.” (Fecr Suresi, 27-30)

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."