Harun Yahya

Reelpolitik: Ahlaki Ve Dini Değerlerin Politikadan Dışlanması


• Reelpolitik dünya görüşü nasıl bir siyaset anlayışına sahiptir?

• Reelpolitik anlayış niçin Müslümanca düşünce ile bağdaşmaz?

• Ülkemizde reelpolitik kavramına nasıl bir yaklaşım var?

 

Geçtiğimiz çeyrek yüzyılda Irak ve Afganistan müdahalelerinin yıkıcı sonuçları ABD’de büyük sarsıntılar meydana getirirken, ekonomik kriz ve milliyetçi akımlar Avrupa Birliğini, Arap Baharı ise İslam ülkeleri başta olmak üzere tüm dünyadaki yerleşik düzeni geri dönüşü olmayacak şekilde yerinden oynattı. Latin Amerika’da ve Çin liderliğindeki Doğu Asya ülkelerinde yaşanan hızlı büyüme ise Soğuk Savaşın ardından bozulan güç dengelerini daha da karmaşık hale getirdi. İslam topraklarını, Avrupa’yı, Asya’yı, hatta Amerika’yı içine alan yeni bir düzenin kurulmakta olduğunu, dünyada büyük bir değişim ve dönüşüm yaşandığını herkes görüyor. Kurulmakta olan bu yeni düzende ise Batı’nın değil, Ortadoğu’nun merkez olacağı ve Türkiye’nin de bu yeni düzende hayati bir rolü üstleneceği ise şüphe götürmeyen bir gerçek haline geldi. Çünkü değişimin başlangıç noktası Türkiye’yi örnek alan Arap Baharı oldu.

Tunus, Libya ve Mısır ile başlayıp hızla yayılan bu uyanış, önümüzdeki yıllarda adalet duygusundan yoksun, baskıcı, anti-demokratik yönetimlerin halkın tepkisiyle gücünü daha da büyük bir hızla kaybedeceğini gösteriyor. Tabi ki her dönüşüm gibi bu da zorlu geçiyor, büyük sıkıntılar, acılar yaşanıyor. Çünkü yılların kökleşmiş baskı ve zulüm sistemini tüm uzantılarıyla ortadan kaldırmak, düzenin eski sahiplerini devreden çıkarıp demokratik, özgürlükçü, adalet, hakkaniyet ve barış temelli yeni bir düzen oluşturmak o kadar kolay değil. Ortadoğu’da kendi vatandaşını zalimce katleden yönetimlerle, kundaktaki bebeklere ateş açan gözü dönmüş askerlerle, her türlü insani değeri ayaklar altına alan zalim bir güruhla karşı karşıyayız.

Ancak bir de bu zalimleri alkışlayan, gizli ya da açık destek veren, zalimlere karşı duranı ise sivri dilleriyle eleştiren bir kitle karşımızdadır. Ellerindeki en büyük koz ise “reelpolitik” kavramıdır.

www.Kurandaittihadiislam.com

Vicdan ve fazilet sahibi, Allah’tan korkan kimselerin, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların yaşadığı sıkıntıları gördükleri halde bunu göz ardı edip sadece kendi isteklerinin ve dertlerinin peşine düşmeleri, sıradan dünya menfaatleri uğruna bu sorumluluklarını bir kenara bırakabilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle böyle bir durumda kişinin yalnızca kendisi harekete geçmekle kalmamalı, diğer Müslümanları da, birlik olup, güzel ahlakın tüm yeryüzüne yayılması, zulmün sona ermesi için çaba harcamaya çağırması gerekmektedir. Allah bu ahlakın gerekliliğini, “...Müminleri hazırlayıp-teşvik et...” (Nisa Suresi, 84) ayetiyle insanlara bildirmiştir.

Reelpolitik Kavramı Ne Anlama Gelmektedir?

Reelpolitik kavramının babası olarak tanımlanan Henry Kissinger için reelpolitik “güç hesapları ve ulusal çıkarlar üzerine kurulu dış politika” anlamına gelmektedir. Yani “ahlaki ve dini değerleri, namus, şeref ve haysiyet gibi kavramları, en önemlisi de insan hayatını” devreden çıkararak bir politika belirlemektir.

Ülkemizde de reelpolitik kavramına teslim olmuş kişilerden oluşan bir topluluk bulunmaktadır. Bu topluluk sınır kapılarımıza öldürülme korkusuyla sığınan kadınlara, çocuklara, yaşlılara kucak açmamıza, yaralılara yardım eli uzatmamıza bu kavramı öne sürerek karşı çıkmaktadır. Mısır’da binlerce insanı vahşice katleden, keskin nişancılarla insan avına çıkmış zalimlere karşı çıkılmasına, yüksek sesle “zalim” denmesine  “aklınızla değil, duygularınızla davranıyorsunuz, önce çıkarlarımızı düşünün” diyerek karşı çıkmaktadırlar. Ancak hükümetimiz bu seslere kulak vermemekte ve gereğini yapmaktadır. Hiçbir çıkar, hiçbir siyasi menfaat, hiçbir güç ya da denge hesabı  Allah’ın rızasını kazanmaktan üstün olamaz. Masum insanlar öldürülüyorsa hiçbir reelpolitik kaygı bu katliamı meşru gösteremez. Savunmasız insanlar ölüm korkusuyla ülkemiz kapısına geliyorsa reelpolitiğin acımasız, vicdansız ve insafsız yüzü bu insanlara kapılarımızı kapattıramaz.

Müslümanca Düşünce Dünyadaki Her Türlü Politik Kavram ve Dengeden Üstündür

İman ve Allah korkusu söz konusu olduğu zaman dünya gerçekleri, çıkarlar, dengeler ve diğer tüm hesaplar tamamen devreden çıkar, tüm politik kavramlar yerle bir olur. Doğrular ve yanlışlar gece ile gündüz gibi belirginleşir. Bugün Suriye, Mısır, Tunus, Libya ya da Afganistan söz konusu olduğunda da doğrular ve yanlışlar hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde karşımızda durmaktadır.  Türk halkı zalimi de  mazlumu da net olarak görmektedir. Kimi alkışlayacağını, kime destek vereceğini çok iyi bilmektedir.

İslam dünyasındaki sorunların çözümü konuşulduğunda da yine aynı reelpolitik kavramı tüm çirkin, soğuk ve itici muhtevasıyla ortaya çıkar.

Müslümanca düşünmek ise, “İslam dünyasında devam eden tüm bu çatışmaların, kavgaların, ölümlerin sebebi Müslümanların bölünmesidir, parçalanmasıdır. Eğer Müslümanlar birleşirse, bir lider ülke öncülüğünde büyük bir İslam birliği oluşturursa, İslam ülkelerindeki çatışmalar da son bulur. AB benzeri bir yapılanmanın, İslam barış gücünü oluşturmuş bir birliğin, tüm gücünü ve kaynaklarını bir araya getirmiş sevgiye dayalı bir kardeşlik ordusunun karşısında hiçbir zalim darbeci, hiçbir piyon hükümet duramaz.” biçimindedir.  Samimi Müslüman Allah’ın açık emirlerinden, birlik olmanın farz olduğundan, aksinde yeryüzünde bozgun olmasının Allah’ın adetullahı olduğundan söz eder.  Reelpolitik dünya görüşüne sahip olanlar ise “Reelpolitiğe göre hareket etmeliyiz, hayalperest olmayalım, İslam birliği bir ütopya, dünya güçleri bu birliğe izin vermez....” derler.

Konuşmalarını vicdanlarının ve ahlaki değerlerin değil, reelpolitiğin süzgecinden geçirirler. Adaleti ve hakkaniyeti değil, kendi çıkarlarını dillerinden düşürmezler. Reelpolitik kavramının arkasına sığınıp körelmiş vicdanlarında zalimi alkışlamayı, mazlumu görmezden gelmeyi meşru hale getirirler. İslam birliğini istemeyi bir ütopya, bir çeşit Polyannacılık olarak nitelendirirler. Allah’ın emirlerine, Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetine, ahlaki ve vicdani değerlere göre değil kendilerince oluşturdukları “hayatın gerçeklerine” göre politika belirlemeyi tercih ederler. “Artık bu rüyadan uyanıp, hatalarınızı kabul edin ve reelpolitiğin soğuk gerçekliğine dönün. Vicdanınızla değil, jeopolitik hesaplarla hareket edin” derler. “Müslümanlar birlik olmadıkça bu zulüm bitmeyecek, İslam dünyasının bir lidere ihtiyacı var” denildiğinde müstehzi gülüşlerle göz kaş işareti yapmayı ise kendilerince bir zeka pırıltısı olarak görürler. Ama samimi Müslümanlar bu reelpolitik çukuruna düşmeyi reddederler.

Samimi Müslümanlar Kuran’a uygun adil bir politika isterler. Çıkarlara ya da stratejik hesaplara değil, ahlaki temeller üzerine kurulmuş bir politikayı hedeflerler. Gerektiğinde katliamlara, cinayetlere, soykırımlara bile göz yummayı savunan reelpolitik kavramını reddederler.

İslam birliğinin kurulmasına “reelpolitiğe teslim olmayan, çıkarlarına göre değil vicdanlarına göre hareket eden, korkularına, endişelerine, beklenti ve çıkar hesaplarına göre değil Allah’ın kanunlarına göre davrananlar vesile olacaktır. Tüm bölünmüşlüklere, parçalanmışlıklara, çatışmalara ve karşımıza çıkan zorluklara rağmen İslam Birliğine olan özlemini yitirmemiş bir ümmet olmamız Türk halkı için çok büyük bir fırsattır. İç kavgalarımızı bırakıp ümmet birliği yoluna girmemiz için psikolojik zemin hazırdır. Toplum İslam birliği özlemini, manevi bir lidere olan ihtiyacını her fırsatta, kalpten dile getirmektedir. Zaten önemli olan da bu birliğe kalben inanmış milyonların hazır olmasıdır.

www.turkislambirligi.com.tr

www.islam-alimleri.com

Kim Allah’ı, Resûlü’nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar Allah’ın taraftarlarıdır. (Maide Suresi, 56)

Bu ayetten ve Kuran’ın daha pek çok ayetinden anlaşılmaktadır ki, müminler birbirlerini sevip dost edinirlerse, birbirlerine destek olurlarsa inkarcıların inananlara uyguladıkları kötülüklere kesin olarak son verecek ve Allah’ın emrettiği güzel ahlakı yeryüzünde yerleşik kılacaklardır. Açıktır ki, günümüzde dünyanın pek çok yerinde yaşanan adaletsizlikleri, zulüm ve haksızlıkları durduracak şey tüm Müslümanların birbirlerini kardeşçe kucaklamaları, aralarındaki uzaklıkları ortadan kaldırarak bir an önce birleşmeleri ve İttihad-ı İslam’ı oluşturmalarıdır. Müminlerin birlik olmamaları durumunda meydana gelecek ortamı ise Allah bir ayetinde şöyle haber vermektedir:

İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu    yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."