Harun Yahya

Şehir meydanlarındaki işgal hareketleri ne kadar masum?




 

Şehrin bir bölgesinde toplanan öfkeli bir kalabalık… İleri sürülen haklı gerekçeler… Protestodan bir direnişe dönüşen gösteri… Çevreyi yakıp-yıkma… Can ve mal güvenliğinin ortadan kalkması… Güvenlik kuvvetlerinin müdahalesi ve çok sayıda yaralanma ve ölüm vakası…

 

Kahire Adeviye Meydanı’ndan ya da Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı’ndan bir sahne değil bu. Tam 144 yıl önce Paris’te yaşananların kısa bir özeti. Şimdilerde Wall Street’ten Londra Sokaklarına, Kuzey Afrika ülkelerinden Avustralya’daki şehirlere kadar birçok yerde benzer gösteriler düzenleniyor. 

 

Son 3 yılda gösteriler sonucunda Tunus’ta, Yemen’de, Mısır’da Libya’da ve Ukrayna’da yönetimler devrildi, Suriye’de iç savaş çıktı, Ürdün, Umman, Fas, Kuveyt ve Lübnan’da hükümet değişikliklerine gidildi. İran, Irak, Bahreyn, Sudan, Cezayir ve İsrail’de toplumsal huzur ve düzen ciddi bir biçimde sarsıldı.

 

Bu tip başkaldırılar dünya tarihinde ilk değil. 1830 yılında Fransa’da daha fazla özgürlük talebi ile başlayan ayaklanmada X. Charles tahttan çekilmek zorunda kalınca benzer gösteriler tüm Avrupa’ya yayıldı. Yayılma süreci şimdiki gibi 2 değil, tam 18 yıl sürdü.  İngiltere, İspanya, İsviçre, İtalya, Portekiz, Polonya ve Belçika büyük kitlesel gösterilere sahne oldu. 1830 yılında isyanlar özgürlükçü talepler nedeniyle başlamıştı. Ne var ki 1848’e gelindiğinde materyalist-komünist bir anlayış meydanlara hâkim olmuş ve gösteriler kısa sürede sınıf çatışmasına dönüşmüştü. 1

 

İstanbul’da Gezi Park’ında ağaçları korumak gibi meşru bir gerekçe ile başlayan gösteri tıpkı 200 yıl önce olduğu gibi, bir süre sonra komünist örgütlerin elebaşlarınca bir ihtilal girişimine dönüştürüldü. Kendilerini 31 Mayıs Taksim Ayaklanması Mücadele Birliği Platformu olarak isimlendiren grubun astığı pankarttaki talepler gösterideki komünist etkiyi ortaya koyuyordu. Bu taleplerin bazıları şunlardı: hükümetin istifa ederek iktidarın halka devredilmesi, polis teşkilatının ve ordunun dağıtılması, bankalar ve dış ticaret şirketlerine emekçi sınıflar adına el konması.

 

Arap Baharı’ndan etkilenerek 17 Eylül 2011’de başlayan Wall Street ile New York’un Zucotti Parkı’nda ilk eylemlerde de komünist etkiyi görmek mümkündü. Sonradan 82 ülkede 951 şehre yayılacak gösterilerden ilkinin hazırlayıcısı Kanada merkezli Adbusters adlı Medya Vakfı idi. Kendi sitesinde çevrecilik yaptığını söyleyen Adbusters, aynı sayfada komünist kimliğini şöyle ifşa ediyor:

 

“…nihayet solun uzun süredir ümit ettiği o muhteşem özgürleştirici devrimi başarmak için, "culture jamming" yoluyla ve tezahürler dalgasının kıvılcımını çakarak tüketici dünya görüşünü parçalayacak savaşçılar olmamız gerekiyor.” 2

 

Tabi ki tüm kitle gösterilerinin komünist gayeler taşıdığı ya da komünistlerce organize edildiği iddia edilemez. Son derece meşru sebeplerle, demokratik haklar çerçevesinde, toplumun huzurunu bozmadan yapılan eylemleri bunların dışında tutmak gerekir. Ancak bu tarz gösteriler komünistlerce çok kolay komünist ayaklanma provasına dönüştürülmeye müsaittir.

 

Tüm demokrasilerde kitlesel gösteri hakkı kanunlar çerçevesinde meşru bir hak olarak tanımlıdır. Nitekim batılı pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de “Herkes, önceden izin almaksızın, bu kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip.” 3 Bununla birlikte toplantı ve gösterilerde, başkalarının haklarının ihlal edilmemesi ve güvenliğin bozulmaması gibi bazı çok temel hususlara dikkat etmek gerekmektedir.

 

Ancak bunlara uyulmayıp protesto bölge işgaline dönüşünce ve işgal süresi olağan protestoları aşınca eylemin içine kontrol edilemeyen unsurların girmesi kolaylaşıyor.  Gayesi göstericilerinkinden çok farklı olan yabancı istihbarat elemanları ve marjinal gruplar rahatlıkla kalabalığa karışabiliyorlar. Çoğu zaman İstanbul Gezi Park’ında olduğu gibi kitlesel hareketleri yönlendirmede usta eylemciler tarafından ortam çok kısa sürede terörize ediliyor. Seçimlerde % 1 oranında bile oy alamayan partilerin militanlarına gün doğuyor ve eylemler sayesinde oy oranları ile kıyas edilemeyecek bir şekilde ülkenin geleceğine etkide bulunuyorlar.

 

Ortamın gerilmesi devleti adeta bir ikilem içine düşürüyor; devlet, demokrasi veya otorite sağlama arasında bir tercihe zorlanıyor. Protestolara izin verilmezse medyada ülkede demokrasi olmadığına, bireysel hakların ihlal edildiğine dair yoğun bir eleştiri yağmuru başlıyor. 

 

Bu eleştiriler karşısında olayı atlatmak ve oluşan krizi bir an önce sonlandırmak isteyen hükümetler aşırı güç kullanma yoluna gidiyorlar. Çünkü protestolar serbest bırakılırsa giderek yaygınlaşarak kalıcılaşıyor, ülkedeki huzur ve istikrar bozuluyor, çeşitli güvenlik sorunları açığa çıkıyor, ülkede eğitim ve ticaret yapılamaz hala geliyor. Peki, o zaman öfkeli kalabalıklarla karşılaşan devletler ne yapmalı? 

 

İnsan bazen çok iyi anladığından emin olduğu bir konuyu farklı bir açıdan değerlendirdiğinde bambaşka sonuçlara varır. “Başka yolu yok” dediği kararlarının aslında çok yolu olduğunu, üstelik de daha iyi, etkili ve kolay yollarının olduğunu sonradan görür. Dışlayarak değil kucaklayarak, aşağılayarak değil değer verdiğini hissettirerek, yok sayarak değil varlık hakkı tanıyarak, sadece kendisine değil herkese yaşam alanı sağlayarak yaşamak her insanda olması gereken güzel ahlakın gereğidir. 

 

Gerek göstericilerin arasında, gerekse devlet görevlileri arasında bu ahlaka sahip kişiler sorumluluk aldıklarında, çoğu zaman haklı nedenlere dayanan protestoların kitlesel bir cinnete dönüşmesine engel olabilirler.

 

1- Siyasi Tarih-1, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayını No:2694, 2012, s.111

2- https://www.adbusters.org/blogs/blackspot-blog/what-mental-environmentalism-turkish.html

3- Toplantı Ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, Madde 3

 

Adnan Oktar'ın Blitz'de yayınlanan makalesi:

 

http://www.weeklyblitz.net/2014/04/innocent-acts-occupation-city-squares/

 

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."