Harun Yahya

Libya’daki Çıkar Çatışması




Günümüz toplumlarında ortaya çıkan en büyük sorun sevgisizlik ve hoşgörüsüzlük. Kin, öfke ve nefretin hakim olduğu toplumlarda diktatörlük/cunta yönetimlerinin yıkılıp yerine sevgisiz başka yönetimlerin oluşturulması çok büyük bir sosyal değişime neden olamıyor. Bir sevgi öğretmeni ülke insanlarını sevgiye, barışa, kardeşliğe ve birliğe çağırmadığı sürece böyle süreçlerden geçen toplumlar bir türlü mutluluk ve huzura erişemiyor.

Tarif ettiğim bu duruma örnek ülkelerden biri de Libya. 2010 yılında Arap Baharı olarak adlandırılan büyük toplumsal değişim başladığında, Kaddafi’nin zulüm sistemi 8 ay süren bir iç savaş sonucunda yıkılmıştı. Libya için yeni bir dönem başladı.

Ancak Kaddafi’siz bu dönem, arzu edildiği gibi demokrasi, özgürlük, hukukun üstünlüğü ve insan hakları gibi hayati taleplerin karşılandığı bir süreç olmaktan yine uzak. Libyalı bir kabustan kurtulup, yeni bir kabusun içinde buldu kendisini.. Ülkede şu an, gözü dönmüşçesine bir menfaat çekişmesi söz konusu. Ülkeyi oluşturan unsurların birbirine nefretle bakması sonucunda siyasi otorite özlenen demokrasiden uzaklaşmış durumda. Terörist eylemler, kabileler ve milis kuvvetler arasındaki çatışmalar, adam kaçırmalar, petrol sahalarını işgaller, korku içinde yaşayan insanlar ile anılan ülke bölünmenin eşiğinde.

Peki bu günlere nasıl gelindi?

Kaddafi Dönemi

Akdeniz’in güney sahillerinde yer alan ve petrol açısından zengin topraklara sahip Libya, 1951 yılında bağımsızlığını ilan etmişse de 1969 yılında Kaddafi’nin bir darbeyle iktidara gelmesine sahne oldu. Kaddafi Libya toplumunu oluşturan aşiretleri ulus bilinciyle bir araya getirmek ve yönetmek için Cemahiriye (halkın erki) adını verdiği bir sistem oluşturdu. Fikirlerini Yeşil Kitap isimli üç ciltlik kitabında derledi. Ona göre, komünizm ve kapitalizme alternatif olan sistemi ile gerçek demokrasiyi yaşamak mümkündü. Gerçekte ise, Kaddafi’nin sistemi Arap milliyetçiliği ile komünizmin Kaddafi’ye özgü bir yorumla sentezlenmesinden başka bir şey değildi. Kaddafi’nin Mao’nun Kızıl Kitap’ından çok etkilendiği anlaşılıyordu. Libya halkı, uygulamada, Kaddafi’nin mutlak iktidarı ve despot yönetimi altında yıllarca yaşamak zorunda kaldı.   

Ülkedeki yaklaşık 6 milyonluk nüfusun %85’i kabile ve aşiretlerden oluşuyor. Libya aslında, 140 farklı kabileden oluşan bir toplum. Libya toprakları eski tarihlerden bu yana Sirenayka, Trablusgarp ve Fizan olarak isimlendirilen üç ana bölgeden meydana geliyor. Büyük bölümü çöllerden oluşan ülkenin, doğusunda Bingazi merkezli Sirenayka, kuzey-batısında Trablus merkezli Trablusgarp, güney-batısında ise Sebha merkezli Fizan bulunuyor. Bu üç bölge Libya’nın güç merkezleri.

Kaddafi Sonrası

Kabile-aşiretler ve bölgeler arası rekabet, gerilim, çekişmeler ve anlaşmazlıklar Kaddafi’nin 42 yıllık demir yumruk yönetimince durdurulmuştu. Şiddet şiddetle durdurulmuştu. Kaddafi’den sonra yine çatışmalar baş gösterdi.

Sorunların en büyüklerinden biri Trablus ve Bingazi arasındaki Libya petrollerinin paylaşımı. Ülkedeki petrol yataklarının önemli bölümü doğudaki Bingazi merkezli Sirenayka bölgesinde. Başkent Trablus’tan yaklaşık 1000 km doğudaki petrol yataklarını kontrol altında bulunduran milis güçler bu zenginliğe el koymak istemekte. Sorunu çözecek güce ve otoriteye sahip olmayan Libya Hükümeti ise tehdit etmenin ötesinde bir şey yapamıyor. Libya’nın petrol üretimi kapasitesinin %10’una kadar düştü. Azalan gelirler Libya halkının gıda ve benzeri temel ihtiyaçlarını dahi ithal edemeyecek duruma düşmesi demek.

Federalizm tartışmaları ve talepleri Libya’nın istikrara kavuşmasının önündeki önemli engellerden biri. Ayrışma demek ülke halkının daha da büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalması demek.

Doğu ve Batı Libya arasında muhtemel bir iç savaş tehlikesi kapıda.

2011’deki İç Savaş’ın başından günümüze küçüklü-büyüklü yaklaşık 1,700 milis grubun olduğu tahmin ediliyor. İşte bu nedenledir ki Libya sokaklarında şu anda korku ve belirsizlik kol geziyor, kimsenin can güvenliği yok. Libya Hükümeti bunları silahsızlandırıp kontrol altına almaya çalışsa da tam anlamıyla başarılı olamıyor. Milis güçler tamamen başlarına buyruk bir şekilde hareket ederken,  kendilerini de adeta bir yasama-yürütme-yargı organı olarak görüyor.. Libya Hükümeti milisler karşısında tamamen aciz bir duruma düşmüş ve özerkliklerini resmen tanımak zorunda kalmış durumda. Libya Başbakanı Ali Zeydan’ın 2013 Ekim’inde kaçırılması dahil adam kaçırma eylemleri, suikastlar, bombalamalar, intikam eylemleri ve çok çeşitli kanunsuzluklar yaşanmakta. Yazının başında da belirtmiştim, sevgi politikalarının olmadığı yerde anlaşmazlıklar hoşgörüsüz bir şekilde çatışmaya, kavgaya, kin ve nefret politikalarına dönüşüyor.

Bugünün Libya’sındaki karmaşanın arkasında bazı Batılı ülkelerin kendi çıkarları doğrultusunda bir Libya dizayn etme planlarının çok büyük bir etkisi var şüphesiz. Vahşi kapitalizmin, sömürgeci anlayışın ülke insanının refahından çok, kendi çıkarlarını gözetmesine şahit olunuyor.

Libya İçin Tek Kurtuluş Yolu

Libya’nın içinde bulunduğu durum kördüğüm olarak nitelendirilebilir. Bazı araştırmacılar Libya’yı yıkım halinden kurtarmak ve bir araya getirip ayağa kaldırmak için bir “mucize”ye ihtiyaç olduğunu ileri sürmektedir. Sahip olduğu zengin petrol ve doğalgaz rezervleri ile bölgesindeki en zengin ülkelerden biri olmaya aday olan bir ülkenin içinde bulunduğu durum gerçekten düşündürücüdür.

%97 oranında Müslüman olan Libya için tek bir kurtuluş yolu vardır: AVRUPA BİRLİĞİ MODELLİ, AB KRİTERLERİNİN TÜMÜNÜ KABUL ETMİŞ BİR “İSLAM ÜLKELERİ BİRLİĞİ.” Bu birlik, evrensel insan haklarını ve AİHS kurallarını hayata geçirmiş, sevgi ve kardeşliği esas almış bir devletler birliğinin varlığını tesis edecektir. Farklı etnik unsurların, farklı inançların birer zenginlik olarak görüleceği, İslam kelimesinin kelime kökeni olan ‘barış’ın hayatın her alanına uygulanacağı, sanatın, estetiğin, kalitenin hedef alınacağı bir birlik olacaktır bu.

Böyle bir birliğin varlığı, Batı’nın da çıkarlarına en uygun olanıdır. Libya’da çıkan olaylarda Batılı birçok diplomat ve yatırımcı da şiddetten nasibini almıştır, almaktadır. İstikrarsız ortam sadece Libyalıyı değil, tüm ulusları da tehdit etmektedir. Bu da ticareti, turizmi, kültürel ve sosyal yaşantıyı da çok olumsuz etkilemektedir. Batı’yla Müslümanlar arasındaki fikir, hayata bakış açısı ve inanç uyuşmazlıkları ticaretten komşuluğa tüm konularda bir hakem, bir yatıştırıcı ve bir sevgi öğretmeninin aracılığının ne derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır. İşte aranan sevgi politikaları, kendi iç sorunlarını kendi içinde süratle ve barışla halledecek İslam Ülkeleri Birliği’nde ortaya çıkacaktır.

Adnan Oktar'ın News Rescue'da yayınlanan yazısı:

 

http://newsrescue.com/conflicts-interest-libya-harun-yahya/

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."