Harun Yahya

Kimlik Savaşlarının Oyununa Gelmeyin




 

Kimlik Savaşlarının Oyununa Gelmeyin 

Soğuk Savaş boyunca yeryüzüne ideolojik politikalar hâkimdi. O zamanlar dünya adeta ikiye bölünmüştü. Batı Bloku serbest piyasa ekonomisini ve özel mülkiyeti savunuyordu. Doğu bloku ise merkezi planlamayı ve ortak mülkiyeti savunuyordu. İki blok arasındaki mücadele Doğu Bloku ülkelerini etrafında toplayan Sovyetler Birliği’nin dağılması ile sonuçlandı.  

Birçok siyasetçi ve sosyal bilimci Sovyetler Birliği’nin dağılmasını kapitalizmin mutlak zaferi olarak ilan etti. Bunlara göre artık komünizm kesin olarak yenilmişti, yeryüzünde demokrasi ve kapitalizmin egemenliği için bir engel kalmamıştı. Ne var ki sonradan yaşanan birçok olay bu öngörünün doğru olmadığını gösterdi. Ülkeler arasında ideolojik politikaların yerine kimlik politikaları büyük bir gerilim kaynağı olmaya başladı.

Kimlik siyaseti, bir ülkede ya da bölgede “saf ve özgün” bir kimlik inşa etmeyi amaçlayan politikaların tamamı için kullanılan bir nitelendirme. Bir ülke genelinde yürütülen bu siyasete karşı gösterilen direnişi de kimlik siyasetinin içinde değerlendirmek mümkün. Kimlik siyasetinin ana öğesi bazen etnik, bazen dini ya da mezhepsel farklılıklara dayanabiliyor. Oysa güzel olan farklı kimlikleri birbirinden ayırmak değil bir arada adil bir düzen içinde yaşayabilecekleri medeniyet inşa etmektir.

İspanya’nın Bask ve Katalonya bölgelerinde ya da Kuzey İtalya’da yaşananları kimlik siyaseti başlığı altında değerlendirmek mümkün.  

Yemen’de de benzeri bir durum yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Hadi’nin gösterileri sonlandırmaları için önerdiklerine karşın, Husilerin kurulacak yeni bir kabinede beş bakanlık koltuğu talep etmesi de bu arzunun diğer bir örneği. Yönetimde farklı kimliklerin eşit temsil edilmesi haklı bir talep ancak bunu çatışma malzemesi yapmak, demokratik talepleri anti demokratik yöntemlerle kazanmaya çalışmak doğru bir yol değil.

Kimlik siyaseti uygulayıcıları, farklı kimliktekiler ile güçlerini birleştirerek bir arada yaşamak yerine, tek tip özellikte bir toplum olarak dar ve nispeten güçsüz bir şekilde yaşamayı tercih ederler. Bu anlayış farkı nedeniyle, soğuk savaş yıllarından bu yana giderek yaygınlaşan kimlik politikaları, sürekli olarak çatışma ortamları yaratmaktadır. Bosna’da Sırplar, İspanya’da Basklar ve Türkiye’de PKK yaşanan çatışmaların ana figürleri olmuşlardır. 

Kimlik siyasetlerinin tam olarak başarıya ulaşması esas olarak mümkün değildir. Çünkü insan toplukları bir masayı oluşturan atomlar gibi özdeş bireylerden oluşmazlar. Sözgelimi Güneydoğu Anadolu’nun tamamı Kürt değildir. Bölgede azımsanmayacak oranda Araplar ve Türkler de yaşamaktadır. Bölge halkı yüzyıllardır kaynaşmış, etnik ayrımlar ortadan kalmıştır. Aynı şey Yemen için de geçerlidir. Husilerin çoğunlukta yaşadığı bölgelerde pek çok Sünni Arap yaşmaktadır. Kaldı ki bir bölgede yaşayanların aynı etnik ya da mezhepsel aidiyete sahip olsa bile bu farklılıkların giderildiği anlamına gelmeyecektir. Zira Güneydoğu Anadolu halkının çok büyük bir bölümü ayrılıkçı Marksist Kürtleri desteklememekte, destekleyenler ise bunu silah tehditi altında yapmaktadırlar. Yemen’deki Zeydilerin tamamının Husi hareketini desteklediğini söylemek de imkânsızdır.

Görüldüğü gibi etnik ya da mezhebi özelliği öne çıkararak bir bölgede barışı ya da huzuru vadetmek hiç de gerçekçi değildir. Bölgesel ayrılıklar için yapılan çatışmalar, ayrılık gerçekleştikten sonra yeni çatışmalara gebedir.

Bu nedenle ülkeler sıklıkla ayrılıkçı güçlerle çatışmalara girmekte ve bu çatışmalar uzun yıllar boyunca sürmektedir. Çözümü sadece silahlı mücadelede aramak büyük maddi kayıplara ve can kayıplarına yol açmaktadır. 

Kimlik siyasetleri, yalnız Yemen’in kuzeyine adalet, huzur, güven ve zenginlik getirmek için yeterli değildir. Çünkü ne kadar benzer kimlikteki bireylerden oluşursa oluşsun, bu kimliklerde de mikro ayrışmalar yaşanması her zaman mümkündür. Yemen için ayrışma ne kadar olası ise Yemen’in kuzeyinin de kendi içinde ayrışması o kadar olasıdır. Üstelik birebir aynı etnik kökenden aynı mezhepten oluşmasına rağmen birbiri ile çatışan, yoksulluk içinde birçok toplum mevcuttur. 

İnsanların vicdan sahibi olması, etnik kökenleri ya da inançları yüzünden ayrımcılık yapmalarına engel olur. Vicdan sahibi olmanın yegâne yolu ise imandır. Ancak imanlı insanlar, sürekli olarak vicdanlarını kullanarak hareket ederler. 

Sonuç olarak, Yemen’deki adaletsizliğin, kargaşanın, terörün, katliamların, açlığın, sefaletin ve zulmün tek bir çözümü vardır: Kuran ahlakı.

Gerek Yemen’deki, gerekse dünyadaki sorunlara genel olarak bakıldığında, tüm bu olaylara sevgisizlik, acımasızlık, düşmanlık, nefret, kin, çıkarcılık, gibi duyguların ve akılsızlığın neden olduğu görülür. Bunları tamamen ortadan kaldırmanın yolları ise anlayışlı ve bağışlayıcı olma,  sevgi, şefkat, merhamet, acıma, fedakârlık, dostluk, sağduyu ve akıldır. Bu özellikler ise ancak Kuran ahlakını eksiksiz olarak yaşayan insanlara aittir.

 

Adnan Oktar'ın National Yemen'de yayınlanan makalesi:

http://nationalyemen.com/2014/09/14/yemen-must-not-fall-into-the-trap-of-identity-politics/

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."