Harun Yahya

İbret alınan, ders çıkarılan olayları unutmamak için ne yapılmalıdır?


İBRET ALINAN, DERS ÇIKARILAN OLAYLARI UNUTMAMAK İÇİN NE YAPILMALIDIR?

İnsan, tecrübelerinin ve yaşadığı önemli olayların ruhunda oluşturduğu etkiyi elinden geldiğince hatırlamalıdır. Çünkü bu olaylar aslında hayatının sonuna kadar kendisine fayda getirecek çok değerli tecrübelerdir. Peki aynı hataları tekrarlamamak için ne yapmak gerekir?

www.hayirlardayarismak.imanisiteler.com

İnsanların hayatlarında çok nadir yaşadıkları bazı olaylar olur. Bu olayların derin etkisi, bu insanlar üzerinde aylarca hatta yıllarca sürer. O olaya ait görüntüler ve sesler, insanların gözlerinin önünden ve kulaklarından hayatlarının sonuna kadar kaybolmaz. Bazen bir insanın ölümüne şahit olmak, bazen deprem, sel, trafik kazası, yangın gibi olaylar, bazen insanın yaşadığı çok büyük bir pişmanlık, bazen çok mahcup olduğu bir olay, bazen aldığı çok önemli ve hayati bir eleştiri, insanın hayatının sonuna kadar unutmayacağı bu olaylardandır.

İnsanlar çoğunlukla, yaşadıkları bu gibi durumlarda, çok hayati bazı gerçekleri kavrar ve hayatlarına yön verecek çok önemli bazı kararlar alırlar. Çıkardıkları sonucu çok önemli görür ve kendi içlerinde, ‘tüm bunları asla unutmamaya’ niyet ederler. Yaşadıkları olaylardan aldıkları ders ve ibretlerin, hayatlarının sonuna kadar kendilerine fayda getirecek çok değerli tecrübeler olduğunu fark ederler.

Büyük ve Küçük Olaylardan Ders Alabilmek Önemlidir

Büyük olayların yanı sıra, insanın yaşadığı bazı küçük ve sıradan olaylar da kimi zaman insanlara çok önemli kararlar aldırır. Yediği acılı ya da baharatlı bir yemek midesini rahatsız ettiğinde, bu kişi, “Bunun bana verdiği zararı unutmayayım da, bir daha bu tür bir yemek yemeyeyim” diye bir karar alır. Çünkü aynı zorlukları bir kez daha yaşamak istemez. Ama bir şekilde bu tecrübesini çok çabuk bir şekilde unutur. Ya da tembellik ettiği için sınavına çalışmayan bir insanın, bütün bir sene daha okula devam etmek zorunda kalması, aslında o kişi için, kendisine ders çıkarması gereken çok önemli bir tecrübedir. Belki o günlerde aklından, “Tembellik yapmanın zararını asla unutmayayım” diye geçirir ve bir daha böyle bir hata yapmamaya niyet eder. Ya da söylediği kırıcı bir söz sonrasında, karşısındaki kişiyle olan yakınlığında oluşturduğu tahribatı gören bir insan, çok büyük bir pişmanlık yaşar. “Bir daha mutlaka düşünerek konuşacağım, aklıma gelen ilk sözü asla düşünmeden söylemeyeceğim” diye çok samimi bir karar alır.





Bu örneklerde olduğu gibi her insanın hayatında, birçok konuyu daha derinlemesine kavradığı bazı anlar olur. Kendi kendine “Bir daha bunu hiç yapmayacağım”, “Buna çok dikkat edeceğim”, “Bu sözü ya da bu üslubu hiç kullanmayacağım”, “Bu yanlış bakış açısını kafamdan tamamen atacağım” gibi kararlar alır. Ancak ne var ki, insan çok unutkan bir varlıktır. Gün içindeki küçük olaylarda da, hayatında önemli yer tutan büyük olaylarda da, çıkardığı dersleri, edindiği tecrübeleri ve aldığı kararları çok çabuk unutur. Ömrünün sonuna kadar unutmama kararı aldığı bir konuyu, bazen bir iki gün, bazen 1-2 saat, bazen de 5-10 dakika içinde, dikkatinin dağılmasıyla birlikte hemen unutur. Ta ki aynı hatayı tekrar yapana kadar.

Bazen bu durum insanın hayatında onlarca kez tekrarlanır. Önemli bir olay ya da yaptığı bir hata, bir konuda önemli bir ibret vesilesi olur ve bu kişi bu konuda dikkat etmek için hayati bir karar alır. Ama günlük hayatına dönmesiyle birlikte bunu hemen unutur. Bir süre sonra benzer bir durumla yine karşılaşır. “Daha önce de bu durumla karşılaşmıştım ve yaşadıklarımdan edindiğim tecrübeyi asla unutmadan hareket etme kararı almıştım. Ama bu kararımı unuttuğum için tekrar aynı hataya düştüm. Fakat artık bu sefer bu kararımı hiç unutmayacağım” diye niyet eder. Ama yine unutur. Ve tekrar aynı duruma düşer. Tekrar unutur. Ve tekrardan, önceden karar almış olduğunu hatırlar. Ve bu unutmalar, benzer olaylarla sürekli olarak devam eder.

Bu durum, elbette ki kişinin kendisini de şaşırtır. Şuurunu, hafızasını, aklını istediği gibi kullanamamasına; çok iyi bildiği ve kesin karar aldığı bir konuda bile sürekli aynı hataları tekrarlamasına kendisi de bir anlam veremez.

Hataları Tekrarlamamanın Yolu Şuurun Açık Olmasıdır

İnsanın görmesi gereken çok önemli bir harikalık vardır: ‘Samimi niyet edilmediğinde, çok güçlü bir karar alınmadığında, insan çok etkilendiği hayati bir konuda bile, yaşadıklarını hemen unutabilmektedir.’ Burada kişinin yapması gereken, eksikliği içindeki niyetinde aramasıdır.

Örneğin bir insan büyük ve derin bir ateş çukurunun tepesinde, korunaksız bir tahta çıkıntı üzerinde duruyor olsa, -Allah’ın dilemesiyle- şuuru çok açık olur. Aşağıdaki ateşi unutması söz konusu olmaz. Her an üzerinde bulunduğu tahtadan ateşe düşebilme ihtimalinin olması, bu kişinin dikkatini maksimum seviyede açmasına yol açar. Ne kimsenin ona içerisinde bulunduğu bu durumu hatırlatmasına, ne de aynı tecrübeyi bir kez daha yaşamasına gerek olur. Kendisi zaten, tehlikeden korunmak, ateşin içine düşmemek için gereken herşeyi kendisi akledecek ve uygulayacak şuur açıklığındadır.

İşte insan eğer bir konuda kendisini çok etkileyen bir tecrübe yaşadığı ve o anda çok samimi bir karar aldığı halde bu kararını uygulayamıyorsa, sorun, bu kişinin başka şeyleri o konudan daha önemli görmesinden, diğer konulara daha çok ilgi duymasındandır.

Dolayısıyla eğer bir insan bir hatayı sürekli olarak tekrarlıyorsa ve o hatanın oluşturduğu maddi manevi zarar ve tahribattan yeteri kadar etkilenmiyorsa; ya da başına gelen ibret verici olaylardan gereken dersi alamıyor, tekrar tekrar aynı olayların içine giriyorsa; bu durumda vicdanında bir hastalık olabileceğini göz önünde bulundurmalı ve vicdanını sağlamlaştırmaya yönelmelidir.

Ancak elbette ki unutmak insanın önemli bir aczidir. Bir insan -Allah’ın izni olmaksızın-  bir şeyi unutmasına engel olamaz ama unutmamak için var gücüyle çaba harcayabilir. Unutmamak için akla gelebilecek maddi manevi her türlü tedbiri alabilir. “Ben aciz bir insanım, ne kadar tedbir alsam da mutlaka unuturum” dememeli, emek verdiğinde, umduğu sonucu ona yaratacak olanın Allah olduğunu bilmelidir. Tecrübelerinin etkisini ve aldığı kararların önemini unutmamak, dikkatinin dağılmaması ve gevşekliğe kapılmamak için tüm gücüyle mücadele etmelidir. Allah rızası için, tüm dikkatini güzel ahlakta yoğunlaştırmalıdır.

Tüm bu çabayı gösterdiği takdirde yine de unutursa, Allah insanı unutmasından sorumlu tutmayabilir. Ve unutmasına rağmen, Allah bu kişinin yolunu açabilir. Kuran’da bu şekilde samimi olarak çaba harcayan kişilerin, ‘unuttuklarından ve yanıldıklarından sorumlu tutmamaları için” Rabbimiz’e şöyle dua ettikleri bildirilmiştir:

“Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. “Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.”” (Bakara Suresi, 286)

www.Allahinrizasi.imanisiteler.com

İnsan Hatalarından Kurtulabilmek İçin Önce Kendisine Karşı Dürüst Olmalıdır

Bazen insanlar eksik bir yönlerini düzeltmek için çaba harcarlar. Bunun sonucunda da gerçekten başarılı olduklarını zannederler. 1 şiddetinde bir baskıyla karşılaştıklarında buna dayanırlar. 2 şiddetinde bir baskı olduğunda buna da dayanırlar. Ama biraz daha fazlası geldiğinde buna karşı direnç gösteremezler. Nefislerindeki bu eksikliği tetikleyecek herhangi bir kışkırtmada hemen eski tavırlarına geri dönerler. O ana kadar kökten hallettiklerini, tamamen düzelttiklerini sandıkları eksikliklerini aslında hiç düzeltmemiş olduklarını da ancak böyle bir durum oluşunca anlarlar. Ama önemli olan insanın böyle durumlarla karşılaşmadan önce o kusurundan gerçekten kurtulup kurtulamadığını iyi analiz edebilmesidir. Buna göre de öyle bir hatayı hiç yapmayacak şekilde kendini eğitebilmesidir. Çünkü istediği takdirde, insanın buna da güç yetirebilecek kapasitesi vardır. Ama bunun için gereken şart, ‘kişinin kendisine karşı çok dürüst olması’dır. Kendisine, sanki yabancı biriymiş gibi ‘dışarıdan bakabilmesi’dir. Nefsine acımamasıdır. Kendini haklı görmemesidir. Kusurunu mazur görmemesidir. Kendini ‘müstağni görmemesi’dir. Eksikleri olabileceğine hiç ihtimal vermeden, ‘Ben zaten iyiyim’, ‘ben zaten değiştim’, ‘ben zaten elimden gelen çabayı gösteriyorum’, ‘ben zaten samimiyim’ dememesidir. Bu tarz yanlış mantık örgülerinin, kişiliğini değiştirmesine, ahlakını güzelleştirmesine olumsuz etki edebileceğini bilmesidir.

 

 

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."