Harun Yahya

Avrupa için sol yanlış bir seçim




Vaat siyaseti! Yüzlerce yıldır başarılı olamamış solcu politikanın başvurduğu yegane yöntemdir bu. Sol veya daha gerçekçi bir anlatımla Marksist zihniyetin yıllardır özellikle ekonomiye vurgu yaparak geliştirdiği bu siyaset, ekonomik kriz dönemlerinde bazı akılları hep çelmiştir. Çünkü Marksizm’in hiçbir zaman hayata geçiremediği ve daima hezimete düştüğü bir sosyal eşitlik rüyası vardır. Zenginden alıp yoksula verme, haksızlıkları ortadan kaldırıp eşit bir sistem getirme görünürde haklı, bir o kadar da cazip bir hedeftir. İşte bu vaadin cazibesine kapılanlar, gerçekte Marksizm’in sosyal eşitlikle neyi hedeflediğini hep sonradan anlamışlar ve pişman olmuşlardır.

İçinde bulunduğumuz dönemde tarih, aynı içerik fakat farklı görünüm ile tekerrür ediyor. Ekonomik krize çözüm için yine sola umut bağlanıyor. Özellikle Avrupa’da.

Ekonomik kriz sonrasında ciddi bir buhran yaşayan Eurozone ülkelerinin bazıları, hatırlanacağı ve bu satırlarda daha önce belirttiğim gibi, maddi anlamda zayıf halka gördükleri ülkeleri pek çok açıdan fazlalık olarak değerlendirdiler. Bu furyaya, kısa süre içinde göçmen karşıtları da katıldı. Ülkelerindeki mali krizin faturasını, çaresizlikten bu ülkelere sığınmış olan birkaç yüz zavallıya ödetmek istiyorlardı. Bazı Avrupa ülkelerinde, %40’lara varan işsizlik oranının düşmesi için göçmen karşıtı gösteriler başladı. 2014 Mayıs ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde göçmen karşıtı radikal partiler oy patlaması yaşadı. Fakat aynı tarihlerde bünyesine yaklaşık iki milyon mülteciyi almış olan GSMH oranı Avrupa’dan çok daha düşük olan Türkiye’de işsizlik oranı %9’lardaydı. Demek ki halkın işsiz kalmasının veya refah içindeki Avrupa’nın maddi zorluk yaşamasının birkaç yüz misafirle alakası yoktu.

Ekonomik krize karşı bir kısım Avrupalılar yanlış bir strateji izlediler. Böyle dönemlerde bir kurtarıcı gibi ortaya çıkan sosyalist ve Marksist kesimlerin sosyal eşitlik söylemlerine inandılar. Ekonomik çöküş içindeki Yunanistan’daki Syriza zaferi belki de bunu en net örneği olmuştu. Marksist ve ateist kimliği ile ortaya çıkan Çipras’ın seçim başarısı çok konuşulsa da aslında, özellikle Avrupa’da sosyal eşitlik vaatleriyle liderlik koltuğunda bulunan başka ateist liderler de var. %90’ı dindar olan Hırvatistan başbakanı Zoran Milanović, Fransa cumhurbaşkanı Francois Hollande, Belarus cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko bunlardan bazıları. Slovakya başbakanı Robert Fico ve sonsuz hayat, cennet ve cehenneme inanmayan Danimarka başbakanı Helle Thorning-Schmidt ise kararsızlar arasında.1

Her insan inancında özgürdür. Buradaki amacımız insanları inançlarından dolayı yargılamak değil, Avrupa insanının Marksist ve ateist odaklı politikalardan çözüm bekliyor olmasını eleştirmektir. Çünkü Marksizm’deki sosyal adalet kavramı gerçekte bir nevi sömürü uygulamasına dayanır. Bu sistemde genel olarak devleti eline geçirmiş olan bir azınlık ve kazancı ve emeğini devlete veren bir çoğunluk politikası vardır. Halk, kendi emeğinin karşılığını alacaktır elbette; bunun anlamı ise, bireyin kesintisiz olarak ve en zor şartlarda çalışması; çalışma imkanına sahip olamayan yaşlı, sakat, hasta ve güçsüzlerin ise emek gösteremedikleri için karşılık almamalarıdır. Sovyet Rusya’sı ve Mao’nun Çin’inde yaşlı ve sakatların birer fazlalık olarak görülmüş olmalarının temel nedeni budur.

Bu sistemde halk, eşit bir statüye ulaşır ulaşmasına; fakat yoksullaşarak eşitlenirler. Halk ile eşit olmayan tek zümre, yönetenlerin oluşturduğu azınlıktır. Marksist temellerle oluşturulmuş ülkelerde halk sürünürken, bu azınlık bir nevi sefahat yaşamıştır. Dolayısıyla Marksizm’in hedefindeki sosyal eşitlik ideali, uygulandığı her ülkede halkın sömürülmesi, yoksullaşması ve perişan hale gelmesi ile sonuçlanmıştır. Anlaşılabileceği gibi, burada kullanılan sosyal eşitlik kavramı, ciddi anlamda aldatıcıdır.

Bu sistemin olduğu gibi Avrupa’ya yerleşmesi zordur, fakat zihniyet benzerliği ve yaşanan tecrübelerden yola çıkarak, Avrupa ekonomisine çözümü Marksist partilerden beklemenin mantıksızlığı açıktır. Güzel Avrupa’nın gitgide bölünme belasına sürüklenmesi, halkın mutsuzluk oranının artması, dejenerasyon ve protestoların çoğalması gerçekte zannedildiği gibi ekonomik sıkıntının sonucu değildir. Bilakis, bu ekonomik krizi, bölünme söylemlerini ve mutsuzluğu getiren; Avrupa toplumlarının hakareti fikir özgürlüğü, ahlaki dejenerasyonu ve dinsizliği modernliğin en üst sınırı zanneden yanlış liberalizm anlayışıdır. Avrupa’nın genel olarak sorunu, dinden uzaklaşarak daha fazla çağdaşlaşacağını zanneden bir zümrenin etkisi ve hatta baskısı altında kalmış olmasıdır. Yanlış liberalizm anlayışının getirdiği sorunların çözümünü Marksizm’den beklemek ise, açıkça, abesle iştigal etmektir.

Şunu belirtelim: Allah, kendisine meydan okunan sistemlere asla ve asla bereketini vermez. İşte bu nedenle Marksist temelli devletler daima çöküşe ve yıkıma uğramışlardır. Avrupa, kendi özü ve varlık sebebi olan dinden uzaklaşarak bir refah ve huzur elde edeceğini sanıyorsa yanılıyor. Din, ahlak ve değerlerden uzaklaşarak oluşturulan hatalı çağdaşlaşma modasının Avrupa’ya faturası ağır olabilir. Sevgisizlik can yakıcı, vicdansızlık çözümsüz bir hal alabilir. Fikir özgürlüğü kisvesi altında hakaret, modernlik kisvesi altında sapkınlık yaygınlaşabilir. Bu, tüm dünyaya örnek olması gereken güzel Avrupa’yı şiddetle kasıp kavurabilir.

İnsanlar ahlaki değerlerini güçlü tuttukça değerlenir ve insani bir toplum oluşturabilirler. Aranan sosyal eşitlik ise, asıl olarak Kuran’da tarif edilmiştir. Bu eşitlik sisteminde haksızlık yoktur, herkes, yardımlaşarak, vererek ve fedakarlıkta bulunarak birlikte zenginleşir. Eğer aranan böyle eşitlik anlayışıysa o zaman insanların dinsiz, Marksist sistemlere değil, tam aksine dine ihtiyacı vardır. Tarih bize hataların nelere mal olduğunu göstermiştir. Güzel Avrupa bu büyük hataya tekrar düşmemeli. Kültürü, kalitesi ve demokrasisiyle bir Avrupa örneğine dünyanın ihtiyacı var. 

Adnan Oktar'ın Arab News & MBC Times & Eurasia Review'da yayınlanan makalesi:

http://www.arabnews.com/columns/news/704021

http://www.eurasiareview.com/14022015-europe-chasing-mirage-oped/

http://www.mbctimes.com/english/europe-chasing-a-mirage




Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."