Harun Yahya

Yemenliler Birbirinin Düşmanı Değil, Kardeşi Olmalı




 


Güç ve güvenlik, devletlerin dış politikalarını oluştururken esas aldıkları iki kriterdir. Hemen hemen tüm ülkeler kendi güvenliklerini sağlamak için komşu ülkelerden güçlü olma ihtiyacında görür. 

 

Ülkeler kendi güvenliklerine tehdit olarak görürlerse komşularına karşı savaş açabilmekte, bazen de savaş yerine çeşitli ittifaklara katılarak kendilerini güvene almaya çalışmaktadırlar. Ekonomik abluka, kuşatma şiddet unsuruna yer vermeyen  başka güvenlik yöntemleridir. Uluslararası hukukta yasaklanmış olmasına karşın komşu ülkedeki silahlı unsurları desteklemek başvurulan bir diğer yöntemdir. Bu yöntemlerin hemen hemen tamamı son derece acımasız olup, çok sayıda masum sivilin büyük sıkıntılar yaşamasına ya da hayatını kaybetmesine yol açmaktadır. 

 

Bugün Yemen’de yaşananlar uluslararası sistemdeki bu acımasız yöntemlerin bir sonucu olarak yorumlanabilir. Yemen üzerinde bölgesel ve küresel güçler farklı hesaplar yapmakta ve bu da ülkeyi uzun yıllardır istikrarsızlığa mahkûm etmektedir. 

 

Şüphesiz olan bitende Yemen’in sosyal ve siyasi yapısından kaynaklanan iç dinamiklerin rolü oldukça büyük. Yemen’in yaşadığı ayrılmalar, birleşmeler, iç savaşlar ve son dönemde bunlara ek olarak ordunun zayıflaması, güvenliğin sağlanamaması, ekonominin kötüleşmesi gibi etkenler de Yemen'in ülkenin şu anki durumuna gelmesine yol açmıştır. 

 

Artık ülkeler başka ülkelere eskiden olduğu gibi doğrudan müdahalede bulunmamaktadır. Çünkü bu tür müdahaleler hem çok pahalıdır hem de uluslararası hukukta yeri yoktur. Bu nedenle ülkeler, komşu bir ülkede tehlikeye düştüğünü düşündüğü çıkarlarını yeniden elde edebilmek için hemen yeni arayışlara girmektedir. Bu durumda tercih edilen, ‘komşu ülkede kendi çıkarlarına göre hareket edecek unsurlar bulmak’ olmaktadır. 

 

Bu unsur bazen bir terör örgütü, bazen bir azınlık grubu, bazen de o ülkenin ordusu ya da bir siyasi parti olabilmektedir. Bu unsurlar silah ya da para yardımı ile doğrudan desteklenebildiği gibi dolaylı destekler de alabilmektedir. Hatta bazen destekler o kadar profesyonelce olur ki; desteklenen grup kendi idealleri doğrultusunda mücadele ettiğini düşünürken, aslında farkında olmadan başka bir ülkenin çıkarları uğruna çatışabilmektedir. 

 

Böyle bir manzarayı Ortadoğu’da sık sık görmek mümkün. Sözgelimi Hizbullah Lübnan’da İsrail karşıtı faaliyetleri ile bilinse de üzerindeki İran etkisi çok açık. Benzer bir durumu Yemen’de de görmek mümkün.

 

Yemen’in üzerinde etkili olmaya çalışan iki temel güç var. Birisi arkasında İran’ın olduğu Şii etkisi, diğeri ise ardında Suudi Arabistan’ın olduğu Sünni etkisi. Zaman zaman bu ikisine ek olarak ABD’yi eklemek de mümkün. İslam’ın iki ana kolu olmasına karşın Şiilik ve Sünnilik Ortadoğu’da amansız bir mücadele veriyor. Lübnan’da başlayan, Irak’ta alevlenen bu mücadele sonrasında Suriye’ye sıçradı. Şimdi de kendini Yemen’de gösteriyor. 

Husiler olarak bilinen Ensarullah hareketi, her ne kadar İran ile bağlantılarını reddetmeyi tercih etse de, pek çok ülke bu bağlantı konusunda oldukça emin. Zaten Husiler ile ilişkisini artık gizleme ihtiyacı duymayan İran tarafından Yemen ile ilgili verilen son demeçler bu şüpheleri doğrulamaktadır.

 

İran, Husilerin Yemen’de elde ettiği kazanımları hakları kısıtlanan dost ve kardeş bir grubun başa geçmesinden çok İran İslam Devrimi’nin zaferi olarak addetmektedir. Peki, İran’ın Yemen’deki zafer arayışının nedeni ne olabilir? Öncelikle kendi varlığına karşı büyük bir tehdit olarak gördüğü Sünni Suudi Arabistan’ı olabildiğince rahatsız etmek. Sonrasında ise dünya petrol trafiğinin ana damarlarından biri olan Kızıl Deniz üzerinde kontrolü sağlamak.

 

Husiler Yemen devletini ele geçirme savaşında bir noktaya kadar etkili olmuşsa da, yönetimi üstlenip sürdürebilecek bir güce sahip görünmüyorlar. Hele karşılarında Suudi Arabistan tarafından desteklenen büyük bir Sünni muhalefet varken bunu gerçekleştirmek nerede ise imkânsız. 

 

Suudi Arabistan daha önce Bahreyn’deki Şii halk hareketlerini kendi güvenliğine tehdit kabul ederek, bu ülkeye doğrudan müdahale etmişti. Şimdi benzer bir müdahaleyi Yemen’de yapması kuvvetle muhtemel. Ancak bu arada Husilerle çarpışan El Kaide’nin, Şii tehlikesi gerekçesi ile kendisine karşı olan Sünni aşiretleri de yanına almasına yol açabilir. Böyle bir durum gerek Arabistan gerekse ABD için durumu daha da çıkılmaz hale getirebilir. 

 

Sünnilerin Husileri dikkat almadan iktidarlarını kuramayacakları da belli olmuş durumda. Husiler iktidarlarını ilan etseler de ülkenin her yerinde otorite kurmaları imkânsız. Yemen’in siyasi durumu, hiçbir partinin iktidarı kuracak çoğunluğu yakalayamadığı bir parlamentoya benziyor. Gruplar ülkelerinin iyiliğini gözetmek yerine kendi iktidarlarını nasıl kuracaklarının hesabındalar. Bu mücadelenin giderek artan bir çatışmaya dönmesi durumunda Yemen’deki Sünniler ve Şiiler Suriye’dekiler gibi büyük bir yıkım yaşayacaklar. Suudi Arabistan ve İran, petrol gelirleri giderek düşerken güvenlik giderlerini arttırmaya devam etmeleri durumunda ortaya çıkacak krizin bu ülkelerde de bir Arap Baharı yaşanmasını tetikleyebilir. Böyle bir durumda Yemen’deki mücadele tam bir “Pirus Zaferi”(*) ile sonuçlanmış olacaktır. 

 

Oysa yüce Allah Kuran'da müminlere birlik olmalarını, inkara karşı imanda saf bağlamalarını, birbirlerini kardeşleri gibi görüp sevmelerini, birbirlerine karşı merhametli, affedici ve koruyucu olmalarını, dağılmaktan, ayrılmaktan ve parçalanmaktan şiddetle kaçınmalarını emretmiştir.

 

Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz. (Hucurat Suresi, 10)

 

(*) Pirus Zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan zaferdir. Kazanan tarafın başka bir zafer kazanamayacak kadar fazla yıprandığı, ayakta durmasının bile güçleştiği imasını taşır.


 

Adnan Oktar's piece on National Yemen:

 

http://nationalyemen.com/2015/02/22/yemenis-must-be-friends-not-enemies/

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."