Harun Yahya

Nepal ve içinde bulunduğumuz özel dönem




Bundan yüz yıl önce dünyada pek çok şey farklıydı. Teknoloji, iletişim, bilim, ulaşım yetersizdi. Büyük afetlere alınan tedbirler sınırlıydı. Ülkeler, afet bölgelerine yardım için ulaşamazlardı. Ama daha da önemlisi, bundan yüz yıl önce büyük afetler büyük değildi. Yanardağlar 300 yılda bir patlar, büyük depremler 100 yılda bir meydana gelir, dev tsunamilerin neredeyse ismi bile geçmezdi.

Son yüz yılı ise başka türlü geçirdi dünya. İnsanlık felaket ve afetleri peş peşe izler hale geldi. Bir kıyaslama yapılacak olursa, ABD Jeolojik Araştırma Kurumu'nun raporlarına göre 1556-1975 yılları arasında yani yaklaşık 400 yıl içinde meydana gelen 5.0 ve daha büyük şiddetteki depremlerin sayısı 110. Oysa sadece 1999 yılında yeryüzünde küçük veya büyük şiddette 20.832 deprem meydana geldi.

Depremler konusunda son 30-40 yılın bilançosu ise binlerce yıllık insanlık tarihi dikkate alındığında gerçekten oldukça şaşırtıcı. Rakamlarla ifade etmek gerekirse, 1976’da Çin’de 7.8, 1988’de Ermenistan’da 6.9, 1995’de Japonya Kobe’de 7.7, 1999 yılında Türkiye’de 7.4, 2001’de Hindistan’da 7.9, 2003’de İran’da 6.7, 2004’de Endonezya’da 9.1, 2005’de Pakistan’da 7.6, 2010’da Şili’de 8.8, 2011’de Japonya’da 9.0 ve 2015’de Nepal’de 7.9 büyüklüğünde meydana gelen sarsıntılar, oldukça kısa bir zaman aralığı içinde yaşanmış büyük depremlerden bazılarıdır. Son 30-40 yıl aslında sadece depremler değil, tsunamiler, yanardağ patlamaları, seller, hatta önceki yıllarda çok da ismi duyulmamış olan yer çökmelerinin dehşetle arttığı yıllardır.

Bu dönemde beklenmedik garip olaylar da gerçekleşmiştir. Örneğin, dünyanın manyetik alanı 1980 yılından itibaren şiddetli değişimlere uğramış, dünyanın çevresini şaşırtıcı bir şekilde göktaşı halkaları sarmaya başlamıştır. İngiliz astronom Scott Manley, yaptığı bir araştırma ile dünyanın etrafındaki göktaşlarını yıl bazında sayısal olarak tespit etmiştir. Buna göre, 1980 yılında dünyanın etrafında 8,954 göktaşı tespit edilmişken, 1985 yılında göktaşı sayısı 11.696’ya, 1990’da 14.536’ya, 1995’de 23.104’e ulaşmıştır. 1999 yılında bu sayı 49.009’a yükselirken, bu tarihten sonra artışta bir patlama olmuş ve 2000 yılında dünya çevresinde halkalanan göktaşlarının sayısı 118.441’e ulaşmıştır. 2003’te göktaşı sayısı 226.693 olmuş, 2007 yılında ise göktaşı sayısı 27 yıl öncesine göre 44 kat artarak 389.325’e ulaşmıştır. 2010 yılına gelindiğinde ise dünyanın yörüngesi, yoğun göktaşı bulutuyla çevrelenmekle kalmamış, oldukça tehlikeli olan kırmızı göktaşlarının sayısı oldukça artmıştır. Söz konusu durumu Daily Mail gazetesi “Ürkütücü kalabalığa sahip Güneş sistemimiz” başlığı ile ortaya çıkan bu garip ve tedirgin edici manzarayı manşetlere taşımıştır.1

Kainat huzursuzdur. Kainatın karşılaştığı dehşetli felaketler sadece birkaç on yıl içinde yüzlerce kat artmıştır. Tıpkı 2011 Japonya depreminde gözlemlediğimiz gibi, deprem içinde tsunami, tsunami içinde nükleer patlama ve yangın gibi “felaket içinde felaketler” yaşanır hale gelinmiştir. Bununla kalmamış, insanlar kendi içlerinde huzursuz ve rahatsız hale gelmiş, nefret dalgaları ülkeleri iç savaşlara kadar götürmüştür. Şu an yeryüzünde milyonlarca insanı ölüme götüren savaşların tümü iç savaştır. Kardeş kardeşi kırmakta, vatandaş kendi insanını, dindaş kendi dindar kardeşini öldürmektedir. Deprem ve doğal felaketlerin beraberinde getirdiği acı kayıplar, ülkelerdeki iç çatışmalarda katledilen sayılarla birlikte adeta unutulup gitmektedir.

Sevgisizlik pek çok insanın insani duyarlılığını da yok etmiş, insanı insan yapan şefkat kavramı unutulmuş, acımasızlık ve vurdumduymazlık normal karşılanır hale gelmiştir. Köhne tekneler içinde canlarının kurtarılmasını bekleyen göçmenler suda boğulmaya terk edilmiş, halklar, kendi ülkelerinde mülteci haline gelmiştir. Havadan mazlumları bombalayan uzaktan kumandalı dronelar unutulup gitmiş, mazlumların öldürülmesi artık tümüyle gündemden düşmüştür.

Nepal depremi, işte bu trajedilerden bir diğeri. Ölü sayısının her geçen gün arttığı bu korkunç deprem zaten uzun yıllardır Maocu komünist yönetimin acımasız idaresi altında yoksulluk ve trajedilerle çalkalanan Nepal halkı için kuşkusuz daha büyük zorlukları beraberinde getiriyor. Bu büyük trajedi karşısında ise acımasız sesler yine kendilerini belli etmekten geri kalmadılar; ülkeyi Hindu, şaman veya komünist olduğu veya tapınaklara hayvan kurban verdikleri için suçlayanlar yine başrollerdeler. Bu izahları ciddiye almak anlamsız olacaktır; çünkü bu ifadeler genellikle insanların içlerinde barındırdıkları sevgisizliğin yansımasıdır. Sevgisiz insan ise zaten kendi kabusu içinde bir cehennemi yaşamaktadır. Dolayısıyla sevdiği hiçbir şey yoktur. Sevgisiz bir insanın bir trajedi karşısında insani bir şefkat gösterebilmesi güçtür.

Toplumların Hindu, şaman veya komünist olmaları, bizim onları kötülememizi değil, bizim onlara daha fazla eğitim ve tebliğ ile yaklaşmamızı gerektirir. Özellikle doğal afet, savaş ve trajediler, en büyük şefkati, dostluğu, sevgiyi ve yardımı yaşatmamız gereken özel anlardır. İnsanların, ülkelerin, milletlerin şefkatleri ve dostlukları özellikle böyle zamanlarda ortaya çıkar. Böyle zamanlarda siyaset ve ideolojik farklılıklar yoktur. Nitekim, Müslüman Türkiye dahil dini ve ideolojisi tümüyle farklı milletlerin yardım görevlileri deprem haberini alır almaz Nepal’e ulaşmışlardır. Böyle zamanlar, insanların insan olarak birbirlerine ve birbirlerinin dualarına ihtiyaçları olduğu özel zamanlardır. Böyle zamanlar, insanlığın en mükemmel şekilde gösterilebileceği nadir zamanlardır. Dünyanın felaketler ve afetler içinde kavrulduğu, yeryüzünün ıstırap çekip titrediği bu özel dönem, belli ki insanlığımızın, sevgimizin, merhametimizin ve sabrımızın denendiği özel bir dönemdir. Unutulmamalıdır ki, bu imtihan dünyasında, tüm zorluklara rağmen iyilik yapmakta ısrarcı olan iyi insanlar daima kazançlı çıkacaklardır.

Nepal depreminde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara şifa, evsiz ve zorluk içinde kalanlara sabır ve kolaylık diliyorum. Allah bizleri, felaketlerin ve sevgisizliğin olmadığı güzel günlere bir an önce kavuştursun.

1. http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-1306555/Our-terrifyingly-crowded-solar-How-asteroids-closing-in.html

Adnan Oktar'ın Arab News & Urdu Times'da yayınlanan makalesi:

http://www.arabnews.com/columns/news/740831


Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."