Harun Yahya

Suriyeliler İçin Yeni Bir Yurt: Türkiye




Günler geçiyor, cumalar pazartesileri kovalıyor. İnsanlar uyanıyor, vasıtalara biniyor, işe gidiyor, sonra eve dönüyor ve uyuyorlar. Hergün aynı döngü yaşanıyor.

İnsanlar ne zaman ki bu alışılagelmiş günlük uğraşlarını bozacak ufacık bir rahatsızlıkla karşılaşsalar, hemen bir telaşa kapılırlar.

İşte hayat bazıları için, dünyanın diğer bir ucundaki felaket haberlerini sadece duyup geçmekten ibaretken, milyonlarca insan temel günlük uğraşılarını sürdürmek bir yana, en akıl almayacak şekillerde şiddete maruz kalırlar.

Şu anda mülteci konumundaki  pek çok Suriyeli, hayatlarının uyanık oldukları her dakikasında büyük zorluklarla yüz yüze geliyorlar. Normal, şerefli, insani bir hayat sürebilmek için kendilerine ev sahipliği yapan ülkelerin iyi niyetine ve ince düşünceliyardımlarına güvenmek hayatlarında olabilecek en iyi şey.. Bununla birlikte mülteci kampları çoğu zaman medeni bir hayat yaşamak için gerekli şartlardan yoksun durumda ya da var olan kamplarda yeterince yer ve kaynak bulunmuyor. İnsanlar yabancı bir ülkede vatandaşlıkları, barınacakları herhangi bir yer ya da gelirleri olmadan hayatta kalmaya çalışıyorlar.

İç savaşın çıktığı 2011 Martından itibaren tahminlere göre dokuz milyon Suriyeli evlerini terketmek zorunda kaldı. Çoğu komşu ülkelerde ya da Suriye’nin içinde sığınmacı konumundalar. Birleşmiş Milletler Sığınmacılar Yüksek Komisyonuna (UNHCR) göre üç milyondan fazla insan Suriye’nin hemen yanındaki komşularına kaçarken - Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak – altı buçuk milyon kadarı Suriye içinde yer değiştirmiştir.

Türkiye, sınırları içinde, yeni bir yurt arayan 1,6 milyon Suriyeliye kucak açarak en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapıyor. Mülteci kamplarının etkinliği ve yüksek kalitesiyle de uluslararası kuruluşların övgüsünü alıyor. Ancak kamplar büyük ölçüde kaynak sıkıntısı çekiyor ve en fazla 200.000 kişi barındırabiliyor. Geri kalan mülteciler bir barınak bulmak için ya İstanbul’a ya da başka büyük şehirlere gitmek zorunda kaldılar. Doğal olarak fakirlikle ve sürekli mücadele gerektiren zorlu bir hayatla karşı karşıya kaldılar.

Suriye’de kalmayı seçen 10,8 milyon insana gelince, onlar için acil insani yardım ihtiyacı var. Uluslararası toplumdan gelen kısıtlı insani yardım bu güzel ulusu tamamen yüz üstü bırakmış durumda. Bunun sonucu olarak çoğu çocuk olan çok sayıda insan Suriye’de açlık ve soğuktan can verdi. Eğer Suriye’ye zor zamanlarında temel yardım ulaştırma konusunda uluslararası yardımlar daha iyi yönetilmiş olsaydı bu durum kolayca engellenebilirdi.

Kitlelerin vicdanını harekete geçirmek ve bu süregelen insanlık felaketini görebilmelerini sağlamak için gelin Suriyelilerin günlük olarak yüzleşmek zorunda kaldıkları çileyi gözümüzde canlandıralım. Suriye’den ayrılanlar sürekli olarak yakalanma, öldürülme, işkence görme, bombalanma ve sevdikleri insanları kaybetme tehdidiyle uğraşmak zorundalardır. Eğer bu tip bir durumu bir şekilde zarar görmeden atlatırlarsa, şehirlerinin ve evlerinin yakılıp yıkıldığına şahitlik etmek mecburiyetinde kalırlar ve uygun bir barınak, yiyecek ve tıbbi olanaklar olmaksızın yaşamayı da öğrenmek zorunda kalırlar. Esad rejimi geride yaşamaya elverişli olmayacak şekilde tüm ülkeyi yerle bir etmiştir. Yüz binlerce insan öldürülmüş, on binlerce insan işkence görmüş ve milyonlarcası evlerini terk etmeye zorlanmış, aileler parçalanmış ve çocuklar, kadınlar ve yaşlılar kitleler halinde vefat etmiştir.

Dört komşu ülke – Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Mısır – savaşın asıl yükünü üstlenmiş ve milyonlarca sığınmacıya kapılarını açmıştır. En fazla sayıda sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye’yi Ürdün ve Lübnan izlemektedir. Bu ülkelerin kısıtlı ekonomik kaynaklarına rağmen ihtiyaç içindeki insanlara destek vermesi takdire değerdir. Örneğin Türkiye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Türkiye’deki Suriyeli mültecilere hizmet sağlamak için kurumun beş milyar dolar harcadığını belirtmiştir. Bununla birlikte böyle muazzam bir insan akını bir ülkenin tek başına üstesinden gelebileceğinden çok fazladır. Sonuçta bu ülkelerdeki pek çok Suriyeli bugün arzulananın altındaki koşullarda yaşamak zorundadırlar. Örneğin sadece geçen hafta ikisi çocuk olan üç Suriyeli mülteci Lübnan’da hipotermiadan vefat etmiştir.

Böyle bir felaket açıkça gözler önünde yaşanırken dünya nasıl sessiz kalabilir? Medya Suriyelilerin çektiği çileyi konu alsa da, 20.000 Suriyelinin ölümüne işkence görmesini, çocukların keskin nişancıların hedefi olmasını, Humus’da binlerce kişinin ölümüne neden olan kimyasal saldırıları ve Yermuk’te açlık ve soğuktan ölen çocukları konu alan unutulmaz resimleri yayınlasa da, uluslararası toplumdan gelmesi beklenen ve acil olarak ihtiyaç duyulan yardım hiçbir zaman gelmemiştir.

Açıktır ki Suriyelilere yardım etmek için Türkiye’den daha zengin ve çok daha iyi konumda olan komşuları bulunmaktadır. Körfez ülkeleri henüz Suriyelilere gerçek bir yardım sunmuş değildirler. Avrupa Birliği ise somut bir yardım sağlama konusunda olabilecek en kötü şekilde yetersiz kalmıştır. Sonuç olarak, Suriyeli sığınmacıların yaşadıkları çile her yeni gün devam etmektedir.

Dünyanın tüm insanları ve hükümetleri daha az önemli konulara dikkat verdikleri her geçen gün daha çok masum insan, çocuk, kadın ve yaşlının öldürüldüğünü; açlıktan veya soğuktan can verdiklerini unutmamalıdırlar.

O halde yardım etmek için bizler ne yapabiliriz? Bugün hemen herkesin internete erişimi mevcuttur. Bir Twitter kampanyasıyla bin kişi bile bu konuda büyük bir fark yaratabilir. Bir insan yardım etmek için elinden geleni yapmaya karar verdiğinde, insani kampanyalar, çevrimiçi dilekçeler ve protestolar yapılması zor şeyler değildir.

Herkes yaşar ve ölür; önemli olan nasıl yaşadığınızdır. İhtiyaç içindeki insanlara yardım etmek için elinizden geleni yapmayı seçebilir ya da sadece günlük alışkanlıklarınızı yaşamaya devam edebilirsiniz. Her iki şekilde de yaşarsınız ama sonuçta kim olduğunuzu ve bir insan olarak değerinizi belirleyen yaptığınız tercihlerdir.

Adnan Oktar'ın Middle East Monitor'de yayınlanan makalesi:

 

https://www.middleeastmonitor.com/articles/europe/16589--turkey-a-new-abode-for-syrians

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."