Harun Yahya

Ramazan'ı Barınaklarda Yaşayan Rohingyalı Müslümanlar




Kendine özgü derin maneviyatıyla kalplerimizi huzura kavuşturan ve bir milyarı aşkın Müslüman tarafından coşkuyla yaşanmaya devam eden Ramazan'ın bereketli sofralarında iftarlarımızı açarken, dünyanın dört bir yanında zulüm gören din kardeşlerimiz aklımızdan gitmiyor. Hiç şüphesiz Rohingya Müslümanları da her lokmamızda hatırladığımız kardeşlerimiz arasında.

Dünya öyle bir hal almış durumda ki, milyonlarca insan hayatın günlük koşuşturması içinde işyerlerinde toplantılara katılırken, sosyal medya ortamında mesajlaşırken, televizyon izlerken, restoranda arkadaşlarıyla yemek yerken veya kahvesini yudumlarken yeryüzünün bir başka köşesinde hiçbir suçu olmayan masum insanlar botlara istiflenerek açık denizlerde ölüme terk ediliyor. Yıllardan beri hayatta kalma mücadelesi veren ve son zamanlarda kamuoyunda da sıklıkla adlarını duyduğumuz bu insanlar hiç kuşku yok ki tarihin en çileli, en acı çekmiş topluluklarından biri olan Rohingyalılar.

1982 senesinde ülkeleri tarafından vatandaşlıktan çıkarılarak kendi ülkelerinde mülteci konumuna düşen Müslüman Rohingyalılar o tarihten beri vatansız olarak yaşamlarını sürdürüyor ve evleri yakılıp yıkıldığı için 8-10 ailenin iç içe yaşamaya zorlandığı kamplarda barınıyorlar. Son zamanlarda Budist yönetim tarafından gördükleri baskı dayanılmaz boyutlara ulaşan, yüzlercesi canlı canlı yakılan, onlarcası sopalarla öldüresiye dövülen, kadın ve kızlarına tecavüz edilen, mallarına el konulan Rohingya halkı canlarını kurtarmak pahasına dehşet verici bir yolculuğa çıkmak zorunda kaldı ve binlerce insan yanlarında hiçbir eşya olmadan, yalnızca üzerlerindeki giysiyle köhne teknelere binip bilinmeyene doğru açık denizlere açıldı. 21. yüzyılda tahayyüllerin ötesinde bir insanlık dramına maruz kalan bu mazlum insanların yaklaşık 2 ay boyunca denizin ortasında aç susuz yaşam mücadelesi verdiklerine tüm dünya şahitlik etti. Açlık ve susuzluğun yanı sıra bir yandan da insan tacirlerinin işkencelerine uğrayarak teknelerde hayatlarını kaybedenlerin sayısının bine ulaştığı tahmin ediliyor.

Malezya ve Endonezya denizin ortasında hayata tutunmaya çalışan Rohingyalıları ülkelerine almayı uzun süre reddettiyse de uluslararası tepkilerin artması üzerine bir yıl için geçici barınak sağlamayı kabul etti. Nihayet Malezya'ya ve Endonezya'nın Açe eyaletinde bulunan Bayen köyündeki geçiçi barınaklara yerleştirilen ve kıyafet ve gıda yardımı sağlanan Rohingyalılar, ibadet etmeleri yasak olan Burma'nın aksine bu ülkelerde istedikleri gibi ibadet edip oruç tutabildikleri için sevindiklerini, Endonezyalılara ve Malezyalılara tüm destekleri için müteşekkir olduklarını dile getiriyorlar. Ne var ki geride bıraktıkları aileleri için duydukları endişe ve özlem her an yüzlerinden anlaşılıyor.

Kurtarılan Rohingyalılardan biri Burma'dan silah zoruyla çıkarılıp 450 kişiyle beraber denize bırakıldıklarını, çoğu zaman yemek yemediklerini ve sadece 10 kilogram pirinçle hayatta kalmayı başardıklarını anlatırken, 35 yaşındaki bir öğretmen de 580 kişiyle birlikte bindirildikleri tekneden sağ salim kurtarıldıkları ve Müslüman bir ülke tarafından ağırlandıkları için Allah'a şükrettiğini söylüyor. 16 yaşındaki Muhammed Şerif ise annesinin yemeklerini özlediğini, ama Açe'de bulunduğu için büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ediyor.[1]

Tekneden atlayarak kıyıya çıkanlardan 13 yaşındaki Muhammed Abdül ise karşı karşıya kaldığı dehşeti şöyle dile getiriyor: "Teknede bizi güvertenin altında tutuyorlardı. Su istiyorduk, vermiyorlardı. Gardiyanlardan dayak yiyorduk. Hatta bazıları dövüle dövüle öldürüldü. Çocukların, yetişkinlerin cesetlerinin denize atıldığını gördüm."[2]

Teknelerden kurtarılan tüm Rohingyalıların en büyük tedirginliği yeniden Burma'ya gönderilmek. Abdül Rezik isimli bir Rohingyalı ülkesine geri dönmek istemediğini şöyle anlatıyor: "Bir daha asla ülkeme dönmek istemiyorum. Evim ateşe verildi. Buradaki arkadaşlarımın hepsinin evi yakıldı. Annem yakılarak öldürüldü. Biz burada kalmak istiyoruz.”[3]

Tüm bunlardan yola çıkarak şunu bir kez daha hatırlamalıyız ki, İslam; Allah'a inanan, Allah'ı seven, Allah yolunda hareket eden tüm Müslümanların biraraya gelip birleşmelerini, "birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi" birlik olmalarını, birbirlerini koruyup kollamalarını öngören bir din. Kendi yurtlarında zulme uğratılan, köyleri, evleri yakılan, anne babaları, çocukları işkencelere uğratılan, erkekleri katledilen Rohingya Müslümanlarını koruyup kollamak da tüm dünya Müslümanlarının görevi. Başvezirlik, katiplik, valilik, kadılık, generallik, bakanlık gibi yüksek rütbeli görevlerde bulunarak ülkelerinin siyasi tarihine 350 yıldan fazla bir süre önemli katkılar sağlamış, 1962 darbesinden sonra ise Müslüman kimlikleri reddedilmiş, çeşitli propaganda yöntemleriyle yabancı olarak gösterilmeye başlanmış, görevlerinden alıkonulmuş ve hak ve özgürlükleri giderek kısıtlanmış, dahası yaşam hakları ellerinden alınmış olan Rohingyalı kardeşlerimizin durumuna sessiz kalmak hiç kuşkusuz zalimlerin zulmüne rıza göstermekle aynı anlama gelecektir. Dolayısıyla dünyanın neresinde olursa olsun vicdan sahibi tüm müminlerin üzerine düşen sorumluluk, tüm mazlumlar gibi Rohingyalı Müslüman kardeşlerimizin de hakkını savunmak, onlara karşı uygulanan zulmü ortadan kaldırmak için çaba harcamaktır. Bu amaç doğrultusunda adım atmanın, Rohingya halkının özgürlüklerini kazanmaları adına gerekli kamuoyunu oluşturmak için etkili faaliyetlerde bulunmanın biz Müslümanlar üzerine bir vazife olduğu açıktır.
Allah'a yakınlaşmamıza vesile olan, O'na karşı duyduğumuz aşkı ve tutkuyu pekiştirmemize olanak sağlayan bir Ramazan ayını daha büyük bir sevinçle yaşarken, zulüm altındaki tüm Müslümanların ve Rohingyalı kardeşlerimizin kurtuluşu için Allah'a niyaz ederek oruçlarımızı tutuyor, İslam aleminin huzur ve güvenliği için temel şart olan İttihad-ı İslam'ın çabuklaşması için elimizden geleni yapmamız gerektiğini unutmuyor ve tüm dünya Müslümanlarının ayrılık ve dargınlıkları bir kenara bırakıp bir an önce birlik olması için dua ediyoruz.

 


[1] http://www.rappler.com/world/regions/asia-pacific/indonesia/96750-rohingya-hope-for-peaceful-ramadan-indonesia
[2] http://www.amerikaninsesi.com/content/arakan-muslumanlari-simdilik-guvende/2786129.html
[3] http://www.aa.com.tr/tr/haberler/513243--kimse-myanmara-donmek-istemiyor




Adnan Oktar'ın New Straits Times ve GIDSS'de yayınlanan makalesi:

 

http://www.nst.com.my/node/91584

 

http://gidss.com/content/living-through-ramadan-shelters

 


Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."