Harun Yahya

Sevgisiz insan içten içe çürüyen ağaç gibidir…






Birbirinin içine geçmiş muhteşem güzellikte galaksilerden, gezegenlerden, yıldızlardan oluşan uzay, masmavi uçsuz bucaksız gökyüzü, insanı derinden etkileyen masmavi okyanuslar, yemyeşil ovalar, metrelerce yüksekliğe uzanan heybetli dağlar ve hepsinin içinde yaşayan birbirinden güzel hayvanlar. Ve böylesine muhteşem yaratılmış bu dünyaya gözlerini açan insan…

İnsan doğar doğmaz gözlerini açtığında işte böylesine olağanüstü bir dünya ile karşılaşıyor. Kâinatın her yerine milimetrik bir düzen yerleştirilmiş, tek bir kareyi bile yerinden oynatamıyorsunuz. Oynattığınız anda sistem çöküyor. Havadaki oksijen miktarı tam olarak insanın nefes alabileceği şekilde ayarlanmış. Güneş, ay, yıldızlar, muhteşem güzellikteki hayvanlar, çiçekler, bitkiler, topraktan çıkan tertemiz, mis gibi kokan meyveler, sebzeler, hepsi hizmetine sunulmuş. Peki bu insanı hayrete düşüren muhteşem güzellikteki kainatın yaratılış amacı nedir diye hiç düşündünüz mü? Bunca ihtişam, milimetrik düzen tesadüfler zinciriyle oluşmadığına ve yalnızca insana sunulduğuna göre bunun bir nedeni olmalı değil mi?

Bu sorunun tek bir cevabı var: Sevgi. Kâinatın yaratılış amacı yalnızca sevgidir. Bütün bu hayranlık uyandıran dünyaya sahip olan insanın kalbinde tüm bunların yaratıcısı olan Allah’a içli bir sevgi oluşması, O’nun büyüklüğünü yüceliğini gereği gibi takdir etmesi içindir. İman eden, Allah’ın büyüklüğünü, gücünü, kudretini fark eden, onun sonsuz rahmetini derinden hisseden müminin kalbine hem Allah’a, hem de yaratılmışlara karşı çok güzel bir sevgi oluşur. Bu sevgiyi büyük bir nimet olarak müminin kalbine yerleştiren de Allah’tır:

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır. (Meryem Suresi, 96)

Bir insanın kalbinde hem Allah’a, hem de tüm yaratılmışlara karşı derin bir sevgi duyması tesadüf değildir. İnsan ne yaparsa yapsın, kendi kendine kalbinde içli bir sevgi oluşturamaz. Bu güzel hissi yaratan ve gün geçtikçe katlamalı olarak arttıran Allah’tır. Allah Kuran’da Hz. Yahya peygambere sevgi duyarlılığı verdiğini şu ayetle bildirir:

Katımız'dan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi. (Meryem Suresi, 13)

Sevgi ve iman iç içedir. Müminin imanı arttıkça, kademe kademe derin imana kavuştukça, mümin her baktığı yerde Allah’ı görmeye başlar. Harika desenlere donatılmış bir kuş görür, Rabbini hamd ile tesbih eder, muhteşem güzellikte çiçekler görür hemen Allah’a şükreder, sofrasında birbirinden lezzetli yemekleri tadar, Allah’a içten şükreder. Bir müzik dinler, Allah’ın yaratışına ve ruhunda oluşturduğu etkiye hayran olur. Bir an bile Allah’ı unutmaz. Artık onun için Allah’la iç içe, derin bir sevgiyle ve bağlantıyla dolu apayrı bir yaşam vardır. İnsan Allah’a bir adım yaklaştıkça, Allah ona on adımla yaklaşır. Müminin içi dışı, kalbi, tüm benliği Allah sevgisiyle dolup taşar. İnsan vücudundaki hücreler de bu sevgiyi tanır. Mümin böylece tevekkülle, sabırla, imanla dünyada görülmemiş bir rahatlıkta ve huzur içinde yaşar. İşte bu iman eden bir insana verilmiş en büyük nimettir. Bunu ancak yaşayan ve kalbinde o içli sevgiyi hisseden müminler bilir.

Allah kullarını çok sever ve kullarının da Kendisini her şeyden çok sevmesini ister. O insanı bir hücreden yaratan, ona eller, gözler, kulaklar veren, ona kendinden bir ruh bahşeden Allah’tır. Ona dünyaya gözlerini açtığı andan gözlerini kapatıp da ölümle buluşana kadar sayısız nimet bağışlayan Allah’tır. Onun haberi bile olmadan kalbini çalıştıran, vücudunu muhteşem bir sistemle donatan Allah’tır. İnsanı Allah yedirir, Allah içirir, Allah uyutur ve hastalandığında da Allah şifa verir. Tüm bunların karşılığında Allah’ın kullarından tek istediği yalnızca sevgidir. Müminler kalplerindeki tüm sevgiyi önce Allah’a oradan da insanlara ve diğer canlılara yöneltirler. Ama her şeyden önce Allah gelir. İnkâr edenler ise Allah’ı unutup sevgilerini direk insanlara yöneltirler ve hiçbir zaman da bekledikleri karşılığı bulamazlar.

İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi. (Bakara Suresi, 165)

Allah’ın tüm tevbeleri kabul eden (Tevvab), bağışlayan (Gafur), merhamet eden (Rahman) isimleri de Rabbimizin kullarını ne kadar sevdiğini, onları esirgediğini, onlara merhamet ettiğini bize gösterir. İnsanı yaratan Allah onu tüm acizlikleri ile yaratmış, onun hata yapacağını bilmiş, ona tevbe etme imkânı vererek ona olan rahmetini göstermiştir. Allah kullarına karşı daima şefkatle yaklaşır. Allah’tan insanlara yansıyan sevgi, şefkat ve merhamet sınırsızdır. Mümin bunu hayatının her anında hisseder. Her anında içli bir sevgiyle Allah’a dönüp yönelir.

Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah'tan bağışlanma dilerse Allah'ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur. (Nisa Suresi, 110) 

Eğer Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)? (Nur Suresi, 10) 

Müminler içinden sevgi taşan bir kalple, huzurla, güvenle, büyük bir neşeyle, coşkuyla hayatlarını sürdürürken, inkâr edenler de Allah’ı unutmanın cezasını sevgisiz bir kalple acı içinde yaşayarak çekerler. Kendilerini sevmezler, insanları sevmezler, kâinattaki yaratılmışlara, gökyüzüne, denizlere, çiçeklere sevgiyle bakmazlar. Gün geçtikçe artan sevgisizlik bedenlerini kasıp kavurur. Onlarında hücreleri sevgisizliği tanır, isyanı tanır, tevekkülsüzlüğü tanır ve insanın vücudundaki milyonlarca hücre onun bu isyanına karşı başkaldırır. Nefis gittikçe azgınlaşır, şımarır, bencilleşir. Onlar ancak yapmacık, çıkara dayalı bir sevgi yaşarlar ve gerçek sevgiyi hiçbir zaman yakalayamadıklarını kavrayamazlar.

Allah’ı sevmeyen ve gereği gibi takdir edemeyen insanın kalbinde gerçek sevgi hiçbir zaman oluşmaz. Çünkü bu içli sevgiyi Allah o insanın kalbine koymaz. Sevgi olmadığında da o insanın vücudu tamamen hasta olur. Tevekkülsüzlük, merhametsizlik, kıskançlık ve sevgisizlik o insanı tamamen yıkar. Sevgiyi kaybeden insan içten içe çürüyen bir ağaç gibidir. Çok bereketsiz, meyve vermeyen, dalları sararmış, içten çürüyüp mahvolmuş bir ağaç gibidir. Dünyada Allah sevgisini bilmeyen insan böylelikle daha dünyada yaşarken cehennemin içine terk edilir. İman etmeyen bir insan hiçbir zaman iman edenin kalbinde duyduğu coşkulu sevgiyi, merhameti ve duyarlılığı tadamayacaktır. Böylelikle kendisine bunca nimeti bağışlayan Rabbinden yüz çevirmesinin karşılığını hem dünyada hem de ahirette ruhunun aradığı sevgiyi hiçbir zaman bulamayarak tadacaktır. 

Adnan Oktar'ın MBC Times & Al-Hikmat Dergisi'nde yayınlanan makalesi:

http://www.mbctimes.com/english/a-loveless-person-is-like-a-tree-rotting-from-the-inside


Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."