Harun Yahya

Myanmar’da demokrasi rüzgari Müslümanlardan yöne esmeli




Myanmar demokrasi tarihi açısından oldukça çalkantılı bir geçmişe sahip. 11-19. yüzyıllarda prensler arasındaki savaşlar sırasında oldukça yıpranan ülke halkı 1826’dan itibaren adım adım İngiliz sömürgesi oldu. 1948 yılında İngiliz sömürge yönetimi fiilen sona erdi. Fakat bağımsızlık Myanmar halkına demokrasiyi getirmedi.

1962’de General Ne Win başkanlığında askerlerin baskıcı rejimi 2008'de ilan edilen anayasa ile değiştirilmeye çalışılsa da seçimler ancak 2010’da yapılabildi. Bu seçimlerin Cumhuriyet rejimine geçiş için büyük bir adım olduğu düşünülüyordu. Ancak sonuçlar askeri yönetimin fiilen bitmediğini gösterdi. Çünkü Myanmar ordusunun desteğine sahip Birlik, Dayanışma ve Kalkınma Partisi %80 oranında oy almıştı.

Peki bu beklenen bir sonuç muydu?

Bu soruya Aung San Suu Kyi liderliğindeki muhalefetteki Ulusal Demokrasi Birliği partisinin cevabı 'evet' olacaktı. Muhalefet ülkede geniş çaplı usulsüzlüklerin yaşandığını ileri sürerek seçimleri boykot etti. 23 Aralık 2012 tarihinde 664 üyeli parlamentoda milletvekillerinin çeşitli görevlere atanmasıyla boşalan 45 sandalye için yapılan ara seçimlerde bu kez Ulusal Demokrasi Birliği 40 sandalye kazandı. Bu seçimlerin ardından Batı dünyası Myanmar’da demokratik açılımlar olduğunu ve Batı normlarına uygun önemli gelişmeler kaydedildiğini belirtti. Hatta ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İngiltere Başbakanı David Cameron ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton gibi dönemin ünlü siyasetçileri bu tarihlerdeki ziyaretleriyle Batı'nın Myanmar demokrasisini benimsediği sinyallerini verdi.

2012 Myanmar’ın dış dünyaya açılması için dönüm noktası oldu. Sırasıyla Nisan 2012’de AB, Temmuz 2012’de ABD, Myanmar’a uyguladıkları ekonomik ambargoları kaldırdılar. Batılı şirketler zengin kaynaklara ve ucuz işgücüne sahip olan Myanmar’ın artık demokratikleştiğine kesin karar vermişlerdi.

Peki ama Myanmar Batı'nın gözünde demokratikleştiyse, Arakanlı Müslümanlara yönelik baskı bu demokratikleşme sürecinin neresinde yer alıyor?

Aslında Arakanlı Müslümanlara yönelik baskı İngiliz sömürgesi zamanında da vardı. Fakat bu süreçte gerek Müslüman gerekse Budist halk baskı konusunda eşittiler. 1962 askeri cuntası sırasında ibre Müslümanların aleyhine dönerek onlar üzerindeki baskıyı arttırdı. Hatta askeri yönetim petrol, doğal gaz, değerli taşlar ve uranyum gibi zengin yeraltı kaynakları ile ekonomiyi güçlendirmek isterken, Müslümanların ve diğer azınlıkların yaşadıkları yerlerdeki kaynaklara ve dolayısıyla topraklara zorla el koymaktan çekinmedi. Bu şekilde mal sahibi olma hakkı Müslümanların elinden alınmış oldu. Üstelik Müslümanlara yönelik baskı hareketi bununla da kalmadı.

Myanmar geçmişte, özellikle askeri yönetim zamanında dış dünyaya kapalıydı. Zaten askeri yönetimler döneminde genelde o ülkeye pek dış müdahale yapılamaz; cılız eleştirilere askeri yönetimler kulaklarını tıkar. Şimdilerde Batı dünyasının demokratikleştiğini iddia ettiği Myanmar gerçekten de demokrasiyi yaşıyorsa Müslümanlar neden ölmeyi göze alarak açık denizde derme çatma teknelerle başka ülkelere sığınmaya çalışıyorlar?

Gerçek şu ki Myanmar henüz demokrasinin ilk basamağında bile sayılmaz. Çünkü Müslümanlar şehit edilmeye devam ediyor, hapsedilen veya işkence gören Müslümanların sayısı bilinmiyor ve çoğunun akıbetinden bir daha haber alınamıyor. Kadınlara tecavüz ediliyor. Son 20 yılda tek bir cami dahi yapılmadı; mevcut olanların ise bakımına bile izin verilmiyor. Evlerinde kullanabilecekleri tek malzeme ahşap; bu evler kaza ile yanarsa cezası altı aya kadar hapis. Doğan her çocuk ve ölen her birey için, ayrıca bulundukları yerden başka bir yere gitmek için devlete vergi ödüyorlar, evleri, ibadethaneleri yıkılıyor, seyahat özgürlükleri yok, iş yeri açabilmeleri için mutlaka bir Budist’le ortak olmak zorundalar, devlet kurumlarında çalışamıyorlar, devletin hiçbir kurumundan, hatta hastanelerden bile faydalanamıyorlar, çocuklar en fazla liseye kadar okuyabiliyorlar, cep telefonu, sabit telefon ve motorlu araçlara sahip olamıyorlar, nüfus cüzdanları olmadığı için seçme ve seçilme hakkına sahip değiller, evlenmeleri izne tabii, evlenirken kadın ve erkek devlete ayrı ayrı vergi ödemek zorunda.

Burada sayılanların sadece bir tanesi bile Batı dünyası için demokrasi ihlalidir. Fakat Batı dünyasının çöken ekonomisi için Myanmar hem hammadde sağlayacakları hem de üretim yapabilecekleri yeni bir kapı. Üstelik ABD için gittikçe güçlenen Çin’e karşı ileri karakol olarak değerlendirilebilecek konumda. İşte bu sebeplerle Batı dünyası demokrasi ihlallerinin üst düzeye çıktığı Myanmar’a karşı sessiz kalmayı tercih ediyor, Myanmar’da hayal ürünü bir demokrasi yaşatıyor, Müslümanlara yönelik ihlalleri de bu hayalin arkasına saklamayı tercih ediyorlar. Çünkü aksinde insan hakları ihlallerini destekler hale gelecek ve kendi demokrasi normlarıyla çelişecekler.

Peki yoksulluk, acı ve işkence altında kıvranan insanları görmezden gelmek, bir hayalin arkasına sığınmak, yardım seslerini duymamak, ülkede demokrasi kavramının hiç gelişmediğini gizleyebiliyor mu?

Elbette hayır. Vicdanların körelmediğini göstermek için yapılması gereken çok şey var. Uluslararası toplum Myanmar hükümeti üzerinde daha sert bir şekilde varlığını hissettirmeli. Myanmar ekonomik anlamda gelişmekte olan bir ülke. Zengin doğal kaynaklara sahip. Ama bunları işleyecek teknik bilgi ve donanımı yok. Bu durumda gerek Batı dünyasının gerekse Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'nin (ASEAN) Myanmar hükümetinin Müslümanlara uyguladığı ayrımcı politikayı değiştirmesi için ambargo uygulaması şart. Ekonomik yaptırım yoluyla hükümet zulme son verme konusunda ikna edilebilir. Kınama, eleştirme veya cılız insani yardımlar bu bölgedeki insanlara demokrasiyi ve özledikleri özgürlüğü getirmez. Myanmar’ı doğrudan etkileyecek uluslararası önlemlerin alınması gerekir. İslam’ın kardeşlik ruhu gereği İslam ülkelerinin bu konuda özellikle öncü olması lazım. Arakanlı Müslümanlar bu dünya üzerinde yaşayan her insanın hak ettiği insani haklara ve yaşam kalitesine sahip olana kadar herkes elinden geleni yapmalı.

Adnan Oktar'ın Burma Times'da yayınlanan makalesi:

http://burmatimes.net/the-winds-of-democracy-in-myanmar-must-blow-in-the-direction-of-muslims/

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."