Harun Yahya

Beynimizdeki küçücük sinema salonu




Hayatımız bir film şeridi gibi. Bizler o film şeridinin her bir karesini vakti geldiğinde ancak yaşayınca görebiliyoruz. O film şeridi doğduğumuz andan, son nefesimizi verdiğimiz ana kadar yaşayacağımız milyonlarca olayla dolu. Her bir detay o film şeridinin içine sığdırılmış durumda. Unutmamamız gereken, asla ve asla o film şeridinin dışına çıkamayacak olmamız.

Sinemada seyrettiğimiz bir film gibi aslında. Filmin başı, sonu, filmde karşılaşacağımız her detay biz henüz o filmi seyretmeye başlamadan önce belli. Biz filmin henüz en başındaki sahneyi seyrederken, filmin en son sahnesinde ne göreceğimiz belli. Bilmiyor olmamız olayların gerçekleşmemiş ya da belirlenmemiş olduğunu bir delili değil.

Filmin en heyecanlı sahnesinde bir sonraki sahnede ne olacağını bilmediğimiz için nabzımızın hızlanması bir sonraki sahnenin belli olmamasından, ne olacağının sürpriz olmasından kaynaklanmıyor, bir sonraki sahne filmin senaryosu tamamlandığı anda belli. Ama biz o sahneyi bilmediğimiz için sanki olaylar o an kendiliğinden gelişecekmiş hissine kapıldığımız için heyecanlanıyoruz. İşte aslında hayatımız da sinemada seyrettiğimiz film gibi.

Tek fark her birimiz için ayrı ayrı o kişiye özel bir film var ve herkes kendi film şeridinde önceden belirlenmiş olayları yaşayabiliyor ancak. Öncemiz, sonramız ve şu anımız hepsi o film şeridinin içinde. Nasıl ki bir film tamamlanıp gösterime girdikten sonra bizler o filmdeki karakterleri, konuların gidişatını, filmin sonunu değiştiremeyiz, kendi hayatımızla ilgili de en ufak bir değişiklik yapma gücüne, kudretine, imkanına sahip değiliz, hem de hiçbirimiz.

Ve her birimiz kendimize ait filmimizi, sanki sinemada seyreder gibi kendimize ait kapkaranlık bir odanın içinde seyrediyoruz. O odanın dışına ise hayatımız boyunca asla ve asla çıkamıyoruz.

Sinema salonundan farkımız, biz filmimizi kocaman bir odada değil aksine beynimizin arka kısmında sadece birkaç milimetre küplük bir et parçasının içinde seyrediyoruz. Bu ne bir yorum, ne bir inanç şekli ne de felsefi bir görüş. Tamamen bilimsel bir gerçek. Dünya üzerinde şu ana kadar yaşamış olan her insan dış dünyayı sadece ve sadece beyninin arka kısmındaki küçücük bir görme merkezinin içinde seyrediyor. Görüyorum, duyuyorum, dokunuyorum, hissediyorum dediğimiz her şey ise tek tek beynimizin içinde gerçekleşiyor. Ama asıl şaşırtıcı olan, beynimizde, ne renkler, ne sesler, ne de görüntüler var. Çünkü beynimizdeki milimetre küplük sinema salonumuz sese, ışığa geçirgen değil. Yani beynimizin içi kapkaranlıktır, mutlak sessizlik hakimdir beynimizin içine. Beynimizde bulabileceğimiz tek şey ise elektrik sinyalleridir.

Mapping The Mind isimli kitabında bilim yazarı Rita Carter, dünyayı nasıl algıladığımızı şöyle açıklamaktadır:

Her bir duyu organı kendine uygun uyarıya cevap verecek şekilde yaratılmıştır. Bu uyarılar ise, moleküller, dalgalar veya titreşimler şeklindedir. Tüm bu çeşitliliklerine rağmen duyu organları temelde aynı görevi görürler: kendilerine özgü uyarıları elektrik sinyallerine dönüştürürler. Bir uyarı ise sadece bir uyarıdır. Kırmızı renk değildir, veya Beethoven'ın Beşinci Senfonisinin ilk notası değildir - sadece bir elektrik enerjisidir. Aslında, bir duyuyu diğerlerinden farklı hale getirmek yerine, duyu organları hepsini benzer hale, yani elektrik sinyallerine dönüştürürler.

Nasıl ki sinema salonunda izlediğimiz film bir projeksiyon aletinden yansıtılarak sinema perdesinde oluşuyorsa, muhatap olduğumuz görüntüler de foton olarak gözümüze yansıtılıyor ve gözümüz, kulağımız, derimiz bu ışınları elektrik sinyaline çevirerek beynimizdeki ilgili merkezlere yolluyor. Dolayısıyla bizler sadece beynimizin içinde bize gösterilen, duyurulan, hissettirilen olaylarla muhatap olabiliyoruz. Aslında bir nevi beynimizdeki o minicik sinema salonuna ve o salonda izlediğimiz filme bağımlı halde yaşıyoruz. Asla o odadan dışarı çıkamıyoruz ve o filmin de dışına çıkamıyoruz. Adeta o filmin içine hapsolmuş durumdayız. Ve filmin senaryosunda önceden yazılan ne varsa, onu yaşamak dışında başka hiçbir alternatif bizim için söz konusu olamaz. Hangi gün doğacağımız, hangi gün, hangi saat, hangi saniye öleceğimiz, hangi okula gideceğimiz, hangi üniversiteyi kazanacağımız, kaç tane çocuğumuzun olacağı, hangi hastalıklarımızın olacağı hepsi o film şeridinde belli. İşte o film şeridini, yani kaderimizi belirleyen Rabbimiz Kuran’da da bu gerçeği bizlere bildirir:

“Hiç şüphesiz, biz her şeyi kader ile yarattık.” (Kamer Suresi, 49)

Madem herşey kaderimizde, madem herşeyi Rabbimiz biz daha doğmadan önce en ince ayrıntısına kadar belirlemiş ve hepsini bir hayır üzerine yaratıyor, o zaman bize düşen sorumluluk, kaderimizi yaşadığımızın her an şuurunda olup Rabbimiz’den tam razı olmamız.

İstediğimiz kadar önlem alalım, kaderimizde yazılı olan bir kazayı asla önleyemeyiz, bunu unutmayalım...

İstediğimiz kadar çalışalım, kaderimizde takdir edilmiş okul dışında daha iyi bir okulu asla kazanamayız...

İstediğimiz kadar spor yapalım, kaderimizde Allah’ın nasip ettiğinden daha uzun boylu bir insan asla olamayız...

İstediğimiz kadar gayret edelim, kaderimizde belirlenen dışında bir başarıya asla imza atamayız....

Gayret etmemiz, çalışmamız, tedbir almamız bunların hepsini yapmamız ibadettir ve farzdır. Ama bütün bunlar, sonucunda karşılaşacağımız olayları asla değiştirme gücüne sahip değildir.

Dolayısıyla beynimizin içindeki o mercimek tanesi büyüklüğündeki kapkaranlık, ıpıssız, sessiz sinema salonunda kendi filmimizi izlerken tek yapmamız gereken filmin sonunun belli olduğunu düşünüp çok tevekküllü olmak, musibetlere üzülmemek, nimetler karşısında şımarmamak, Rabbimiz’i çok sevip onun yarattığı herşeyden razı olmaktır. Çünkü aksi hem Kuran’a göre haramdır, hem de sonucu değiştirmeyecektir. Bu gerçeği Rabbimiz Kuran’da bizlere şu şekilde haber vermektedir:

57/22- Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır.

57/23- Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah'ın) verdikleri dolayısıyla sevinip-şımarmayasınız. Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.

Adnan Oktar'ın The Hans India'da yayınlanan makalesi:

http://www.thehansindia.com/posts/index/2015-09-10/The-minuscule-cinema-inside-our-brain-175363

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."