Harun Yahya

Dezenformasyon: İnanmak ya da İnanmamak



 


İnsanlar hem birbirleriyle iletişimde kalmak ve hem de haberleri takip etmek için pek çok yola başvurur. Bilgi alışverişi geniş kitleler arasında gerçekleştiğinde kitlesel iletişim adını alır. Yirmi birinci yüzyılın en popüler kitle iletişim aracı ise hiç kuşkusuz geleneksel medyanın yerini alan Internet. 80’li yılların başlarında bilgisayar başında zaman geçirmek sıradışı bir hobi olarak değerlendirilirken şimdi dünyanın neredeyse diğer ucundaki insanlarla iletişim kurmanın en etkili ve hızlı yolu bu. 1995 yılında ortaya çıkan sosyal medya,  Facebook’un  piyasada yerini almasıyla iyice yaygınlaştı.  Facebook 1.3 milyar aktif kullanıcısıyla halihazırda en hızlı bilgi alışverişi yapılan iletişim aracı. Ancak sosyal medyada karşımıza çıkan bir bilginin tıpkı diğer medya araçlarında olduğu gibi gerçek bilgi mi yoksa dezenformasyon (yanlış bilgilendirme) mu olduğunu anlamak iyice zor hale geldi.

Dezenformasyon nedir?

Dezenformasyon, bireyleri ve toplumları yönlendirmek amacıyla, yanlış bilgi vermek veya gerçekleri gizleyerek eksik bilgi vermektir.  Bu, medyada, siyasette, ekonomide, spor ve askeri alanlarda sıklıkla kullanılan psikolojik bir savaş metodudur. Aslında insanların sosyal medyaya bu kadar yoğun ilgi göstermesinin sebebi aldıkları global haberlerin tüm güncellemelerine anında sahip olabilme imkanlarıdır. Amerikan askeri kurumları, bilginin toplumları istenilen yönde etkilemek amaçlı kullanılmasını algı yönetimi şeklinde ifade eder.

Bazı eylemler beklenilenden uzun sürdüğünde provokasyona daha açık olur ve sosyal medya da bu olayları yönetmek için en kolay yoldur. Bu tür “dezenformasyonel materyal” eskiden deniz aşırı okuyucuyu etkilemek üzere kullanılırken; Amerikan toplumu üzerinde de kullanılmasını yasal kabul eden 2013 Milli Savunma Yetki Yasası'nı (NDAA) incelediğimizde, trollerin bu tür yanlış mesajları tüm dünyaya ne kadar kolaylıkla yaydıklarını görüyoruz.

Dezenformasyonun etkisi bizim düşündüğümüzden de fazla. Hatta bazıları sırf eğlence için gençler tarafından yaygın hale getiriliyor. Ancak çoğunlukla kargaşaya sebep olmak veya toplumu manipüle etmek için kullanılıyor. Dolayısıyla sosyal medyada yaygın olan haberlerin doğruluğuna hemen kanaat getirmemeli ve gerçekliğini mutlaka sorgulamalıyız.

Pew Araştırma Merkezi’nin verdiği bilgiye göre Y kuşağı haber okumak için sosyal medyaya yöneliyor. Pew tarafından yapılan bir ankete göre bu neslin yüzde 61’i tüm siyasi haberleri Facebook’tan öğrenirken, sadece yüzde 31’i geleneksel TV haber kanallarına itibar ediyor.  Şimdi Türkiye’ de ve dünyada kargaşa zamanlarında yayılmış olarak bilinen dezenformasyon örneklerini birlikte inceleyelim.

Sosyal medyadaki dezenformasyon örnekleri

Taksim Meydanı’nın restorasyonuna tepki olarak başlayan Gezi Parkı’ndaki eylemlerin kargaşaya ve çatışmaya dönüşmesinin önemli faktörlerinden biri Twitter vasıtasıyla yayılan dezenformasyondur. O dönem toplumu kızıştırmak için  doğru  olmayan pek çok tweet yazıldı. Sosyal Medya Takip Sistemi’nin kurucusu Yasin Kesen’e göre sadece 31 Mart 2013 tarihinde 15.247.000 tweet yazıldı ve bunun beş milyonu provokasyon içeren bilgiden ibaretti. Bu aldatıcı tweet’lerin birinde; Avrasya Maratonu’na katılmış insanların resimleri “eylemci çoğunluk köprüyü geçti” mesajıyla Boğaz Köprüsü’nden Taksim’e yürüyüş şeklinde lanse edildi.

Amerika’da da sağlık, siyaset, doğal afetler ve çeşitli cinayetler hakkında çok sayıda dezenformasyon yaygınlaştırılıyor. Örneğin Amerika’daki tüm hastalar Ebola virüsü testine tabi olduklarında sonuç negatif idi. Buna rağmen insanlar su, hava ve yiyecek yoluyla  hastalık tüm şehirlere büyük bir hızla yayılıyormuş gibi ‘tweet’ler yazdılar. Yine, 2012 yılındaki Newton saldırısında ve 2013 de Nisan ayında meydana gelen Boston maratonundaki patlamada gerçeklerden uzak bilgiler paylaşıldı ve faillerin kimliği hakkında toplum yanlış yönlendirildi.

Ingiliz medyası da dezenformasyon konusunda geri kalmış değil. Kısa bir süre önce BBC, 2003 yılında Irak’ta çekilmiş ve savaşın dehşetini gözler önüne seren bir fotoğrafı Suriye/Houla’da meydana gelen bir katliam açıklamasıyla tanıttı. Oysa fotoğrafı çeken Marco di Lauro konuyla ilgili Daily Telegraph’a şu açıklamada bulunmuştur:

“Benim asıl şaşırdığım nokta BBC gibi büyük çaplı bir haber kuruluşunun kaynakları kontrol etme ihtiyacı duymaması; ister aktivist olsun isterse vatandaş, gazeteci olsun kimden ne gelirse gelsin hemen paylaşmaya bu denli gönüllü olması!  Hepsi bu!”   

Marco di Lauro ayrıca şunu söylemiştir:

“Birisi bir başkasının çektiği fotoğrafı bilinçli olarak propaganda malzemesi olarak rahatlıkla kullanabiliyor”.

Bunun üzerine BBC’den bir yetkili söz konusu fotoğrafın kaynak belirlenir belirlenmez BBC’nin internet sayfasından derhal çıkarıldığını ve tekzip edildiğini yazdı. Yine bir başka örnek de Daily Star muhabiri Richard Peppiard’dan. Peppiard The Guardian’da yayınladığı  bir açıklamayla Müslümanların aleyhinde yazılar yazmayı reddettiği için Daily Star’dan istifa ettiğini bildirdi.  

Toplumu dezenformasyondan nasıl koruyabiliriz?

Bilgisayar başındaki herhangi biri, örneğin genç bir çocuk, odasında dizinin üzerinde laptopu ile otururken kendi bakış açısını içeren bir bilgiyi hiç kaynak belirtmeden üretip saniyeler içinde sosyal medya vasıtasıyla tüm dünyaya yayabilir. Twitter’ı incelediğimizde gerçekmiş gibi algıladığımız birçok üretilmiş bilgi görürüz. Ancak bunların pek azının yanlış olduğu tespit edilebilmiş ve tekzip edilmiştir. Peki kaç kişi bu yalan bilgi furyasının farkında?
Elbette bu yapılan hileli haberlere verilecek en etkili karşılıklardan biri yine sosyal medya vasıtasıyla doğru haberleri yaygınlaştırmak için çaba harcamaktır. Araştırmaktan hiçbir zaman vazgeçmemeliyiz çünkü sosyal medyada sürekli bir güncelleme mevcut ve bizler daima verilen bilgilerin doğruluğunu, kaynağının güvenilir olup olmadığını araştırmak zorundayız. Sosyal medyayı kullanan bazı kötü niyetli kişilerin kargaşa çıkarmaya, nefreti teşvik etmeye ve herhangi bir yerde çıkmış krizin taraflarından birini yanlış yönlendirerek diğer tarafın adını lekelemeye eğilimli olabileceğini unutmamalıyız.  Sosyal medya, insanların, güvenilir kaynaklara sahip, teyit edilmiş gerçek bilgiyi paylaştıkları bir platform olmalı. Bu mesajlar kesinlikle inanca, ırk ve cinsiyete yönelik nefret söylemleri içermemeli, sevgiyi ve dostluğu teşvik etmelidir.   Tweet gönderirken yazdıklarımızı önce vicdanımızla değerlendirmeliyiz. Aksi takdirde hem yalan hem de kargaşaya neden olan bir bilginin yayılmasından sorumlu oluruz.

 

Adnan Oktar'ın Pravda.ru'da yayınlanan makalesi:



http://english.pravda.ru/opinion/columnists/23-10-2015/132402-disinformation-0/

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."