Harun Yahya

Dünyaya ait şeylerin anlamını kaybettiği an





Dünyanın pek çok bölgesinde insanlar açlıkla boğuşurken ya da savaşlarda bombaların altında hayatta kalma mücadelesi verirken, kimileri de son derece şaşalı, rahat bir hayat yaşıyor. Gösterişli mekanlarda alışveriş yaptıktan sonra marinadaki yatlarında soğuk içeceklerini yudumlayarak serinlemeye çalışan, geceleri ise pahalı kıyafetleri ve son model arabalarıyla gittikleri popüler kulüplerde eğlenen, kısacası dünya nimetlerinden en yüksek seviyede istifade ederek yaşayan bu insanların sayısı hiç de az değil.

Ancak dünyanın büyük bir kısmı çok daha mütevazi bir hayat sürüyor. Ömürlerini işten eve, evden işe dört duvar arasında geçiren insanların sayısı yüz milyonları aşıyor. Bu insanlar her gün birbirini tekrar eden monoton hayatlarına çeşitli etkinlikler sığdırmaya çalışarak ara sıra sinemaya ya da tiyatroya gitmeyi, arkadaşlarıyla bir cafede oturup kahve içmeyi bir farklılık addediyorlar. En çok imrendikleri şey ise nimetlere boğulmuş şekilde gününü gün ederek yaşayan zenginlerin hayatı. Kısıtlı imkanları elverdiği kadar onları taklit etmeye çalışıyor ve bir gün onlarınki gibi ihtişamlı bir hayata kavuşmanın hayali içinde yaşıyorlar. Para biriktirerek birkaç günlüğüne de olsa zenginlerin gittikleri tatil köylerine gitmeye, onların giydikleri kıyafetlerin en azından taklitlerini satın almaya, böylece onlarla kendilerini özdeşleştirmeye çalışıyorlar. 

Oysa hem dünyayı zevk içinde yaşayanların hem de onlara özenenlerin unuttukları bir şey var ki, hayat hızla geçip gidiyor. Herkes bilinen bir günün beklenen saatine doğru yol alıyor. Hiç kuşku yok bu saat, insanın hayatının en önemli saatlerinden biri olan ölüm saati.

Marka ayakkabı ve çantalar, göz alıcı elbiseler, hafta sonu pahalı bir restoranda yenecek öğle yemeği, Facebook ya da Instagram'da paylaşılan resme gelen beğeni ve yorumlar... Bu son saatle birlikte hepsi önemini yitiriyor. Bir ay sonraki yaza veda partisi, tutulan takımın bu sezon şampiyon olup olmayacağı, izlenen dizinin son bölümü ölümle birlikte artık hiçbir şey ifade etmiyor.

Ölen kişinin evi ya da özel eşyaları aile üyeleri tarafından belli bir süre kendi haline bırakılacak olsa da bir süre sonra paylaşılmaya başlıyor. Kıyafetlerinin büyük bir bölümü fakirlere, ihtiyaç içinde olanlara dağıtılıyor. En çok kullandığı eşyaları, eski fotoğrafları sevdikleri tarafından hatıra olarak saklanıyor. Ta ki onlar da bu yaşama veda edene kadar.

Hiç bitmeyecek sanılan hayat artık sona eriyor. En sevilen içecekler, yemekler, biriktirilen onca mal mülk, tüm zevkler, tüm anılar... Her biri ölümle beraber sonsuzluğa gömülüyor. Burada ona tanınan süre artık tamamen sona eriyor. Dünya deneyimi bitiyor, bundan sonra onu bir başka deneyim bekliyor. Tıpkı bir rüyadan uyanır gibi, gözünün önünden bir perde kalkıyor, yepyeni bir perde açılıyor.

Peki bundan sonra neler oluyor?

Ölümle birlikte kişinin bedeniyle hiçbir ilişkisi kalmıyor. Hayat boyu "ben" dediği ve sahiplendiği beden sıradan bir et parçası haline dönüşüyor. Başka insanlar geliyor ve o ana kadar ona ait olan bedeni alıp morga kaldırıyor. Ertesi gün beden morgdan alınıyor, tahta bir tabuta konuyor. Tabut eller üzerinde taşınarak üzerinde kişinin adı yazılı olan mezara geliniyor ve kefene sarılı beden tabuttan çıkarılarak mezara konuyor. İnsanlar ellerine kürek alarak mezara topluca toprak atıyorlar. Toprak yavaş yavaş kefeni kaplamaya başlıyor. Kısa sürede tüm defin işlemi sona erdikten sonra herkes evine dönüyor.

Peki ama o sırada kişinin ruhu neler yaşıyor?

Hayatını kaybeden kişi eğer bu dünyada sonsuza dek yaşayacağını zanneden, uzun vadeli planlar peşinde koşarak mal ve servet biriktiren ama ölümden sonrasını hiç hesaba katmayan bir kişiyse, bundan böyle yapayalnız olduğunu dehşetle fark ediyor. Bomboş bir çaba uğruna elindeki uzun fırsatı harcamış olduğunu, dünya hayatının geçici zevklerine dalarak gerçekten yüz çevirdiğini şok içinde fark ediyor. Dünyaya neden geldiğini, var oluşunun gerçek amacını bir kez olsun düşünmediği için büyük bir pişmanlığa kapılıyor. Ancak artık geriye dönüş olmadığını, dünyada geçirdiği ömrün hesap vaktinin geldiğini biliyor. Ve ölümden kaçış olmadığı gibi, hesap anından kaçış olmadığını da...

Hiç şüphesiz ölümün varlığı herkes tarafından bilinen bir gerçek. Buna rağmen pek çokları hayat boyu bu gerçekten kaçıyor, üzerinde düşünmek istemiyor, görmezden geliyor, yokmuş gibi davranıyor. Sadece zevklerinin peşinden giderek hareket etmek istiyor, içinde bulunduğu düzenin hep sürmesini, asla son bulmamasını arzuluyor. Bunun boş bir çaba olduğunu içten içe bilse de gerçekle yüzleşmek yerine hayat boyu sahte bir yaşam sürmeyi tercih ediyor.
Bu satırlar er geç ölümle karşılaşacağını bilen ama bu gerçeği bir şekilde göz ardı eden insanlar için belki de yeni bir fırsat. Ölümün ne zaman geleceği belli değil ama bir gün geleceği kesin bir gerçek. Ve büyük ihtimalle o gün, bir öncesinde ertesi gün ölümün geleceği hiç umulmayan bir gün olacak. O halde akıl sahibi insanlara düşen, gerçekten kaçmamak, geçici olan bu dünyaya körü körüne bağlanmamak ve asıl hayat olan ölümden sonraki sonsuz hayat için hazırlık yapmak gerektiğini anlamaktır. Bu gerçeği kabul ettiği noktada kişi sonsuzluğa açılan yepyeni bir sayfa açmış olacak, kendini kandırmadan yaşamanın zevkine varacaktır. Üstelik ölümün kendisinden korkup kaçılacak bir son olmadığını, aksine asıl hayat olan sonsuz ahiret hayatının başlangıcı olduğunu anlayacaktır. 

 

Adnan Oktar'ın New Straits Times'da yayınlanan makalesi:

 

http://www.nst.com.my/news/2015/11/when-worldly-matters-matter-no-more

 

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."