Harun Yahya

“Ülke menfaati” yerine dostluk üzerine uzlaşma



Hemen herkesin aşina olduğu bir kalıp vardır: Ülke menfaati. Liderler, vatandaşlarına ülkelerle aralarındaki sürtüşmelerin mantığını açıklarken hep bu kilit kelimeyi kullanırlar. Uluslararası toplantılar hep, ülkelerin kendi menfaatleri için neler yapmaları gerektiğini konuşup kararlaştırdıkları ortamlardır. Olağanüstü ciddiyette bürokratlar, ellerinde dosyalarla soğuk toplantı odalarına yerleşir, iki taraf da birbirine nasıl kozlarla yaklaşacağının hesabını yapmıştır. Sonuçsuzdur bu toplantılar çoğunlukla; çıkar hesapları yapılmış ama kimse, menfaatine uygun düşen payı alamamıştır.

Yarım asırdır süregelen Kıbrıs meselesi bunun önemli örneklerinden biri. Menfaat hesaplarından en büyük payı almaya çalışan taraflar bir türlü uzlaşamıyorlar. Nüfus hesabı, toprak hesabı, su ve kaynak hesabı derken çıkmaz gün geçtikçe daha fazla büyüyor. Son 40 yıl içinde toprak meselesi öyle çetrefilli bir hale gelmiş durumda ki, çözüme bağlanması gereken 22 çeşit mülk kategorisi bulunuyor. Bu ürkütücü toprak meselesi nedeniyle bir kısım Türklerin evlerini Rumlara, bir kısım Rumların da evlerini Türklere teslim etmesi gerekiyor. “Birleşme” veya “birlikte yaşam” projeleri öyle görülüyor ki sadece toprak hesabına dayanıyor.

Yıllardır bize reelpolitiğin en doğru en etkili silahı olarak öğretilen ülke menfaati kavramı, aslında toplumları çöküşe götüren maddeci ve çıkarcı zihniyetin siyasete uyarlanmış halidir. Materyalistler çıkarcı ve maddeci bakış açısını sadece sosyal toplumlara empoze etmekle kalmamış, bunu uluslararası ilişkilerde de uygulamaya koymuştur. Reelpolitik kavramının oluşturulmasının hemen ardından medeniyetler çatışması tezi ortaya konmuş ve istenen altyapı sağlanmıştır. Bu teze göre: Ülkeler çıkarlarını korumalı ve bunun için çatışmalıdırlar. Doğada güçlü olan kazanır tezine dayalı materyalist bakış açısı, böylelikle toplumlarda yer bulabilecektir. Anlaşmazlıklar sürüp gittikçe, toplumlar dağıldıkça, savaşlar gerçekleştikçe, en büyük medeniyetler bundan kar sağlayacak ve zayıf olan da elenecektir.

Canlıların yaşamak için birbirleriyle bir tür mücadele halinde olduğu doğrudur. Fakat canlılar aynı zamanda çoğu zaman insanı dahi gölgede bırakacak düzeyde fedakardırlar. Sevdikleri için çoğu zaman kendilerini ölüme atmakta tereddüt etmezler. Dolayısıyla hayvanlar, yaşam mücadelesinin acımasız örneklerini materyalistlerin umduğu şekilde temsil etmezler.

Dahası, bizler var olmak için yok etmeye kodlanmış birer hayvan değiliz. İnsan, sevgi üzerine yaratılmış, yaptıklarından sorumlu bir varlıktır. Amacı menfaatlerini önde tutarak hayatta kalabilmek değil, iyi ve güzel davranışlarda bulunmaktır. Allah'ın bir eseri olduğunu görebilen her insan, bu sırrı kutsal kitaplarda açıkça görebilir.

Bu sırra göre insan fıtratı, sevmeye, fedakarlığa, dostluğa ve barışa ayarlıdır. İçinde yaşadığı toplum bu değerlere uygun olduğunda rahat eder. Sürekli cinayetlerin işlendiği, insanların evlerini dikenli tellerle korumaya aldığı, x-ray cihazlarından geçerek binalara girebildiği, ülkeler arasında yüksek duvarlarla set çekildiği şu dünyada, insanların böylesine mutsuz =olmaları şaşırtıcı değildir. Ülke politikaları insan fıtratına aykırıdır.

"Ülke menfaati" adı verilen müthiş soğuk, çıkarcı ve alabildiğine egoist sistemin yanlışlığı işte burada ortaya çıkar. İnsanın yaratılış amacına aykırı bu yapı, daima insanların bünyeleri tarafından reddedilecektir. Egoizm, insanların içlerinde yaşatmaya çalıştıkları sevgiyi öldürecek, nefreti tetikleyecektir. Resmi heyetler gelip gidecek, resmi açıklamalarla dolu toplantılar yapılıp duracak fakat sorunlar hiçbir zaman çözülmeyecektir. Çünkü hepsi "önce ben" demektedir.

Kıbrıs meselesine dönecek olursak, yukarıda anlattığımız sebeplerden ötürü önümüzdeki günler Kıbrıs için çok da fazla gelişme vaat etmiyor. Karşılıklı yapılan son görüşmeler bölge halkının en büyük ihtiyacı olan sevgi ve kardeşliği yine yok saydı. Eğer adadaki halklar birlikte yaşayacaklarsa, toprak paylaşımı, idari haklar, sosyal statüler gibi siyasi soğuk söylemlerden önce, halkların arasındaki sevgi üzerine odaklanmak gerekmektedir. Adadaki iki halk, yıllardır bir arada yaşamış, birbirlerini dost olarak kanıksamış, aynı kültürlere ve aynı geleneklere sahip, aynı kaderi ve aynı geçmişi paylaşmış ve birlikte aynı geleceği paylaşacak olan kardeş halktır. Böyle halkların özelliği fedakarlıkta yarışmalarıdır. Onların örfü böyledir. Bu kültürü almış insanlar, kendi evlerinde dostlarına, misafirlerine gösterdiği fedakarlığı, kendi toprakları üzerinde birlikte yaşadığı insanlara da göstermek ister. “Senin-benim” kavgasından hoşlanmaz. Siyasetin gösterdiği maddeci, menfaatçi politika böyle halklar üzerinde daima alerji yaratır.

Sevgi, hakkında konuşmaktan hoşlandığımız ama pratikte yaşanması imkansız bir ütopya değildir. Sevgi olmadan hayat ölür, dünya ölür, siyasi sistemler ölür, ekonomi batar. Sevgi, ihtimal dışı lüks bir kavram değil, hayatımızdan zorla çekip alınmış hayat damarımızdır.

İşte bu nedenle eğer Kıbrıs'ta gerçekten çözüm aranıyorsa, önce iki halkın dostluğu üzerinde durulmalıdır. Önce kardeşlik vurgusu yapılmalıdır. Eve gelen bir misafir nasıl kovulmazsa, o topraklarda yıllardır yaşayan halkların da "işgalci" yaftası altında kovulması fikrine karşı çıkılmalıdır. Dostluk söz konusu olduğunda toprak meseleleri, mal pazarlığı, nüfus çoğunluğu hesapları tüm anlamını yitirecektir. Dostluk ve sevgi içinde yaşayan hangi insan bunun hesabını yapar?

Aynı durum Ermenistan-Azerbaycan, Hindistan-Pakistan ve tüm diğer kardeş çatışmaları için de geçerlidir. “Ülke menfaati” denilen çıkarcı anlayış üzerine değil kayıtsız şartsız sevgiyi inşa etmek üzerine bir politika geliştirilmelidir. Çoğu siyasetçinin o çok inandığı maddeci ve çıkarcı zihniyetin canları ve ülkeleri nasıl yaktığı artık görülmelidir. Bazılarının ütopya sandığı sevgi, tüm belaların ardındaki çözümdür. 

Adnan Oktar'ın Arab News & Kıbrıs Postası'nda yayınlanan makalesi:

http://www.arabnews.com/columns/news/852686

http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/35/news/179548/PageName/KIBRIS_HABERLERI




Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."