Harun Yahya

Protestolar ve Ayaklanma Arasındaki Kırmızı Çizgi



Masum gençler tarafından insani amaçlarla, demokratik hak olarak başlatılan sıradan protesto gösterileri zaman içinde nasıl olup da hükümetleri devirecek hale geliyor? Bu yeni nesil darbe yöntemi ülkeleri dizayn etmek için mi kullanılıyor?

Öncelikle protestolar ve benzeri aktivist eylemler "meşru hukuki sınırlar" içinde kaldıkları sürece fikir ve ifade özgürlüğünün, demokrasinin tartışılmaz bir parçasıdır. Protestolar; gösteri, yürüyüş, miting, grev, boykot, vb. eylem biçimleriyle sergilenir. Siyasi amaçlı protestolar genelde, yönetimlerin hatalı politikalarına, eksik ve ihmallerine yüksek sesle tepki gösterme, ilgili kişi ve kurumları uyararak harekete geçirme amacını taşır.

Protestoların Meşruluk ve Başarı Ölçüleri



Legal protestoların toplumdan destek ve iktidardan karşılık bulması, taleplerin somut, haklı ve yerine getirilebilir olmasıyla doğru orantılıdır. Bu şartları karşılamayan protestoların taleplerini elde etme ihtimali ise yok denecek kadar azdır.

2013 yılında Bulgaristan'da üç ayrı dalga şeklinde gerçekleşen hükümet karşıtı protestolar bu kriterleri doğrular nitelikteydi. Ocak ve Şubat aylarında, yüksek elektrik fiyatlarının protesto edildiği eylemler, göstericilerin talepleri makul olduğu için başarıyla sonuçlanmış, hükümet istifa etmek zorunda kalmıştı. Sene ortasında yeni hükümetin atadığı bir kişi nedeniyle yapılan protestolar da bu görevlinin istifasıyla sonuçlanmıştı. Ancak sene sonuna doğru gerçekleşen, sistemin değişmesi ve illegal taleplerle başlayarak ayaklanma boyutuna varan protestolar ise toplumda karşılık bulmadı ve başarısız oldu.

Benzer bir olay aynı yıl Türkiye'de Gezi Parkı protestoları ile yaşandı. Bu, başlangıcında haklı nedenleri olan, somut ve karşılanabilir taleplere dayanan ve bu sebeple de başarıyla sonuçlanma ihtimali bulunan, masum ve çevreci bir protesto idi. Gençler doğaya sahip çıkıyordu ve bunu da kanunlara uygun şekilde yapıyorlardı. Hatta Hükümet de olumlu bir adım atarak, parkın yerine tarihi bir kışla inşa etme projesini rafa kaldırdı. Ancak, ilerleyen günlerde bu meşru protesto eylemi bölücü ve terörist grupların tahrikiyle yön değiştirdi. Terör gruplarının kışkırtmalarıyla bu protestolar diğer şehirlere de sıçrayan silahlı ve kanlı ayaklanmalara hatta demokrasi karşıtlığına dönüştü. Seçimle başa gelmiş iktidarı şiddet yöntemiyle devirmeye yönelik, çoğunluğun iradesini hiçe sayan bu açık darbe girişimi güvenlik güçleri tarafından etkisiz kılındı.

Aslında bu iki örnek protestoların art niyetli güçlerin elinde hukuki ve siyasi meşruiyetini kaybedip kriminal bir olguya dönüşebileceğinin de bir göstergesi.

Son yıllarda bazı dış güçler, çeşitli ülkelerin dizaynında bu yeni-nesil darbe yöntemini sıklıkla kullanıyor. Sıradan protesto gösterileri profesyonel ekiplerin müdahalesiyle şiddet içeren ayaklanmalara ve darbe girişimlerine dönüştürülüyor. Kimi zaman bu ayaklanmaların çapı iç savaş boyutlarına kadar varıyor. Halkın iradesiyle seçilmiş iktidarlar, küresel aktörlerin hesaplarıyla örtüşmediklerinde, anti-demokratik isyanlarla alaşağı edilmek istenebiliyor...

Peki nasıl olup da bu kadar güçlü bir etki elde ediliyor?

Profesyonel Devrim Örgütleri ve Otpor



Bunun kilit unsuru sosyal medya… Eylemlere katılması öngörülen hedef kitleler sosyal medya üzerinden ajite ediliyor, örgütleniyor ve eyleme geçiriliyor. Bu kişilerin organizasyonunu, aralarına ajan-provokatörlerin yerleştirilmesi gibi çalışmaları artık birtakım provokatif örgütler üstleniyor. Protestoları ayaklanmaya çevirecek yasa dışı örgütlerin, bölücü-terörist yapılanmaların eğitimleri ve koordinasyonları da bu taşeronlarca sağlanıyor. Bazı sanatçılar, yazarlar, akademisyenler, gazeteciler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları mensuplarının örgütlenmesi de aynı oluşumlarca gerçekleştiriliyor. Rejim karşıtı bir kısım medya kuruluşlarına ise ayaklanmanın algı operasyonunu yürütmek düşüyor.

Söz konusu "profesyonel devrim örgütleri" arasında en çok adı geçenlerden biri Sırbistan merkezli direniş örgütü OTPOR. Otpor'un eski Yugoslavya, Sırbistan, Gürcistan, Bulgaristan, Ukrayna, Mısır, Brezilya, Türkiye, vb. birçok ülkede ABD destekli muhalif örgütlere eğitim ve lojistik desteği vererek halk ayaklanmalarını, darbe girişimlerini organize ettiği bağımsız gözlemcilerce ifade ediliyor. CIA'nın 50 ülkede Otpor ve onun yan kuruluşu CANVAS aracılığıyla sosyal ayaklanmalar planladığı konusunda da görüş birliği var...

Bir kaynakta Otpor hakkında şu ilginç tespitler yer alıyor:

"(Otpor'un) imzası olan sıkılmış yumruk logosu, 11 yıl sonra Kahire sokaklarında ilerideki akıl almaz dış-destekli Mısır ayaklanmalarının sembolüne dönüşüyor... Sırp Otpor, CANVAS (Center for Applied Non-Violent Action and Strategies) adı altında Batı'dan fonlar almayı ve bir nevi 'CIA Darbe Üniversitesi' haline gelmeyi sürdürüyor."

'Occupy.com'da yayınlanan ve Otpor'un uluslararası finans, istihbarat ve politik bağlantılarına dair iddiaların yer aldığı Carl Gibson ve Steve Horn imzalı araştırma yazısında ise Wikileaks belgelerine dayalı şu bilgiler dikkat çekiyor:

"Sırbistan'ın Srdja Popovic'i birçokları tarafından, Otpor'un kurucusu olarak, Doğu Avrupa'daki ve 1990'ların sonlarından bu yana başka birçok yerdeki rejim değişikliklerinin öncü mimarı olarak biliniyor... Popovic ve Otpor'un yan kuruluşu CANVAS, Goldman Sachs'ın yöneticisiyle ve özel istihbarat şirketi Stratfor ile, aynı zamanda da ABD hükümetiyle yakın ilişki içinde... "

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Otpor’un, ABD’nin çıkarlarıyla ters düşen yönetimlerin görevden uzaklaştırılmasında bir manivela olarak kullanıldığı, uluslararası çapta yaygın bir kanaate dönüşmüş durumda. İşte bu nedenledir ki ABD yönetiminin sözcüsü gibi hareket eden kimi medya kuruluşları Otpor'a her fırsatta övgüler ve tebrikler yağdırıyor. BBC gibi İngiliz basın-yayın organları Otpor yöneticilerinin, darbe eylemleriyle hiçbir ilgilerinin bulunmadığına dair ifadelerini adeta avukat titizliğiyle savunuyorlar.

Nitekim, 2013 Gezi ayaklanmaları sırasında bir kısım Türk medyasında da benzer ifadeler yer almıştı. Kanunen devlete isyan, vatana ihanet kapsamına giren, Başbakanlık konutunu işgal girişimine kadar tırmanan, Otpor güdümlü olduğu iddia edilen silahlı darbe girişimleri bir kısım basında, “halkın meşru, demokratik haklarını, ifade özgürlüğünü kullanması” şeklinde yorumlanmıştı. Halkın binde birini dahi temsil etmeyen Marksist militanlar, bölücü örgüt mensubu teröristler adeta tüm halkın temsilcisi gibi yansıtılmaya çalışılmıştı bu yayın organlarında. Bu yasadışı eylemlere karşı kamu düzenini korumaya çalışan güvenlik güçleri ise malum yayın organlarında sözde “özgürlük ve demokrasi düşmanları” olarak gösterilmeye çalışıldı.

Bu bilgiler ışığında, iktidarları deviren, ülkeleri bölen, kanlı çatışmalara ve iç savaşlara yol açan kitlesel eylemlerin, naif protesto gösterileri veya gençlik hareketlerinin çok ötesinde olduğu açıktır. Bunlar derin planların ve karmaşık organizasyonların bir ürünüdür.

Adnan Oktar'ın New Straits Times'da yayınlanan makalesi:

http://www.nst.com.my/news/2016/05/146480/red-line-between-protests-and-riots

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."