Harun Yahya

“İslamofobi” adı altında, “Müslümanları değersizleştirme projesi” yürütülüyor




İslamofobi değil, kalitesizlik sorunu...


Son yıllarda Müslüman olmayan bazı kişilerin Müslümanlara karşı duydukları korkuyu tanımlayan yeni bir kelime türetildi: ‘İslamofobi’.

İslam gibi, anlamı ‘güvenlik’ ve ‘barış’ olan bir kelimenin korku ile aynı sözcükte birleştirilmesi ne kadar tuhaf görünse de böyle bir kelimenin neden ortaya çıktığının da etraflıca düşünülmesi gerekir. İslamofobiyi, yalnızca Hristiyanların, Musevilerin, Budistlerin ya da ateistlerin İslam karşıtlığına dayandırmak samimi olmaz. Müslüman kardeşlerimizin de kendi tutum ve davranışlarına bakıp, özeleştiri yapması hayatidir. Müslüman olmayan toplumların bu yaklaşımı derinlemesine düşünüldüğünde sorunun kökeninde yatan esas sebebin ‘bağnazlık’ yani Kuran’dan uzaklaşılması olduğu anlaşılmaktadır.

Bağnazlık Müslüman toplumların büyük bir kısmını etkisi altına almış, hurafelere, bid’atlere ve yanlış hadislere uyulmasıyla şiddetini daha da arttırmıştır. Bağnaz zihniyet hem düşünce yapısıyla hem de yaşam tarzıyla Batılı devletleri adeta dehşete düşürmektedir. Çünkü bağnaz zihniyetin hakim olduğu dünyada İslam; “fakirlik, perişanlık, neşesizlik, sevgisizlik, şefkatsizlik, nezaketsizlik, kalitesizlik saçan bir din” gibi gösterilmektedir. (İslam dinini tenzih ederiz) Avrupalı, Amerikalı ya da Avustralyalı bir kişi Müslüman ülkelerin büyük bir kısmına baktığında bağnazlığın hakim olduğunu görmektedir. İnsanları sırf kendi mezhebinden olmadığı için asıp, kesen, kadınlara ve kız çocuklarına yaşam hakkı tanımayan, kötü giyinen, temiz olmayan, resmi, heykeli, tiyatroyu, operayı, müziği haram ilan eden, modernlikten uzak bir insan modeli algılamaktadır. Bu algı da elbette ki dünya genelinde büyük bir rahatsızlık ve tepkiye neden olmakta; ve kimi insanları İslam’a karşı tavır almaya yöneltmektedir.

Müslümanların büyük bir kısmı ise, bu durumun, İslam’ı yanlış bir anlayışla ve Kuran’dan uzak yaşayıp, dünyaya da yanlış tanıtan bazı Müslümanlar nedeniyle ortaya çıktığının farkına varamamaktadırlar. Özellikle Batıdaki insanları, İslam’a tavır almak, Müslümanları dışlamak ve kendilerine düşman olmakla suçlamaktadırlar. Oysa ki insanlar gerçekte İslam dinine değil, gördükleri yanlış modeller nedeniyle zihinlerinde oluşan kalitesizliğe tepki göstermektedirler.

Kalite İslam’ın temelidir, cennet özelliğidir ve dünya hayatının da en önemli güzelliklerindendir. Kalitenin olmadığı her yer yaşanması güç bir hal alır. Karanlık, kasvetli evler, estetikten uzak mekanlar insanlara mutluluk getirmez. Kalite olmadığında, bakımsız, yüzünde sevgi ifadesi olmayan, mutsuz, kızgın ifadeli, olumsuz konuşan, güzelliklerden zevk almayan hatta bunları yok etmeye çalışan insanlar toplumda yaygınlaşır. Böyle bir toplumda ise kardeşlik, güzellikler yok olur, sevgi, huzur kalmaz, kısacası konfor yok olur. Herkes birbirinden uzaklaşır ve hatta birbirinden çekinir, korkar hale gelir.

Kalite eksikliği, toplumları içten içe yiyip bitiren, onların gelişimini, güzelleşmesini ve uzlaşmasını engelleyen; sürekli olarak kavgacı, memnuniyetsiz ve sevgisiz toplumlar yetişmesine ön ayak olan büyük bir sorundur.

İslam nezafettir, temizliktir, kalitedir. İslam denince dünyanın en kaliteli ve en medeni insanlarının akla gelmesi gerekir. İslam, Kuran ile bizlere eşsiz bir kalite anlayışını getirmiştir. Kuran’a göre Müslümanın temel özelliği merhamette, şefkatte, nezakette, temizlikte, bakım, görgü ve üslupta en ileri olmasıdır. Müslüman en temiz ve en güzel giyinendir; en güzel yiyen-içen, sosyal adaleti en mükemmel uygulayandır. Kuran, bu tariflerle indirilmiş bir kitaptır. Dolayısıyla kalitesiz bir yaşam tarzı ve estetikten uzak bir anlayış, bir Müslümana asla yakışmaz.

Müslüman ultra modern, ufku geniş, sanata, estetiğe değer veren, sürekli olarak hayatı daha kolay, kaliteli ve verimli kılmanın yollarını arayan; kültürlü, bilgili, öğrenmekten, kendini yenilemekten, genel kültürünü geliştirmekten geri kalmayan, hal ve hareketleriyle herkesin örnek aldığı, her yeri yeşillikler, ağaçlar, çiçeklerle güzelleştiren ve sürekli vicdanına göre hareket eden insandır. Ancak bağnazlığın hakim olduğu bir dünyada kaliteden asla söz edilemez. Zaman içinde İslam alemini etkisi altına alan kalitesizlik tarih boyunca Batı toplumlarında bir tepki yaratmış, Müslümanları önemsiz ve değersiz görme sorunu başgöstermiştir.

Kimi zaman da sırf bu yanlış görüntü nedeniyle İslam karşıtlığı ön plana çıkmıştır. Müslümanlar sözde, ‘ezilmesi, sömürülmesi ve aşağılanması gereken insanlar’ olarak görülmeye başlanmıştır.  

Bu sebeple kalitesizliği hoş karşılamayanlara tepki göstermek yerine, bu konuda acil olarak tedbir almak gerekmektedir. Kalite, mutlaka İslam toplumlarında bir devlet politikası haline getirilmelidir. Böylelikle bağnazların tehlikeli düşünce yapısına İslam toplumları içinden güçlü bir cevap verilebilir. Kalite eksikliği olan tüm devletlerde kalite bakanlıkları kurulmalı, halkın sanata ve bilime yöneleceği imkanlar oluşturulmalı, sanatçılar ve bilim insanları desteklenmeli, kaliteli olan her çalışma güçlü bir şekilde teşvik edilmelidir.

Kalitenin, Müslümanlığın önemli bir özelliği ve İslam ahlakının bir gereği olduğu Kuran’dan delillerle anlatılmalıdır. “Bir lokma bir hırka” mantığının yanlışlığı, Müslümanların herşeyin en güzeline, en kalitelisine, en temizine layık olduklarının vurgulanması son derece önemlidir. Kalitesizliğin, İslam’ın ruhunu ve kalbini anlayamamak olduğu da detaylı şekilde anlatılmalıdır. Dolayısıyla medenileşmenin en önemli gereklerinden birinin kalite olduğu sürekli akılda tutulmalı ve bu konuda öncü ülkeler örnek alınmalıdır.

Batıdaki ülkelerin bu konuda üzerine düşen görev düşen ise İslam’a karşı tavır almadan, sevgiyi ve barışı arayan Müslümanlara inanmaları, onlarla ittifak etmeleridir.  

Diğer taraftan tüm Müslümanlar bağnazlığa karşı entelektüel bir mücadele yürütmeli, Kuran’daki gerçek İslam’ı tanıtmalı ve savunucularını desteklemelidirler.

Allah’ın izniyle ancak bu şekilde ‘İslamofobi’ sözcüğü kullanımdan kalkacak ve dünyaya hakim olan öfke-nefret gittikçe azalarak yerini sevgi, saygı ve şefkate bırakacaktır.

Adnan Oktar'ın Ekurd Daily & Jefferson Corner'da yayınlanan makakesi:

http://ekurd.net/under-name-islamophobia-2016-07-11
http://www.jeffersoncorner.com/under-the-name-of-islamophobia/


Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."