Harun Yahya

Teröre karşı yanlış mücadele



Teröre karşı savaş kavramı ilk ortaya atıldığında, fikrin savunucuları kısa süre içinde gelişmiş silahlarla bu sorunun hallolacağını düşünüyor ve Ortadoğu ülkelerine demokrasiyi kısa sürede getireceklerine inanıyorlardı. Hedef seçtikleri bölgeler İslam ülkeleriydi; ama hiçbiri Müslümanlara fikir sormadılar. Terörle mücadele adına onların ülkelerine bomba yağdırırken; darbelerle, ayaklanmalarla demokrasi getirmeye çalışırken, Müslümanların gerçekte neyi istediğini merak etmediler. İşte bu nedenle ne kısa sürede biteceğine inandıkları terör sona erdi ne de Ortadoğu ülkelerine gerçek anlamda demokrasi geldi.

Batılı bazı kesimler, bu stratejik hatanın hala farkına varmış değiller. Radikal örgütlerin, çoğunlukla, intikam ruhuyla ortaya çıkmış birer reaksiyon grupları olduğunu görememekte ve onlara karşı reaksiyon geliştirmekteler. Daha fazla silahlanmak, radikalizme öfkesinden dolayı tüm Müslümanlara savaş açan bir kısım radikal sağcı kesimleri desteklemek bir çözüm gibi sunuluyor. Radikalizmi durduracak asıl çözüm ihmal ediliyor; bunun yerine bütün Müslümanlar hasım ilan ediliyor.

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği Dışişleri ve Savunma Bakanları Konseyi Brüksel’de toplandı ve "Avrupa Savunma Yapılanması" meselesini görüştü. Görüşme sonrası yapılan açıklamada, AB Dışişleri ve Savunma Bakanlarının savunma işbirliğini güçlendirdikleri ve bunun daha fazlasının da yapılacağı, amacın Avrupa Birliği vatandaşlarını korumak olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca AB’nin, kendi güvenliği ve savunması için daha büyük sorumluluklar üstleneceği de ifade ediliyordu.

Savunma bakımından, kurulduğu günden beri NATO gücüne sığınan AB'nin, ortak bir savunma sistemi kurma projesi çok gerçekçi bulunmasa da, bu girişimin asıl amacını incelemekte fayda vardır. Avrupa Birliği, dış saldırı tehditlerinden uzak ve NATO tarafından korunan bir yapıdır. Savunmayı geliştirme fikri elbette her ülkenin hakkıdır; fakat buradaki girişim, daha çok "iç tehditlere" yönelik olarak yapılmıştır. Söz konusu iç tehdit her ne kadar radikalizm olarak gündeme getirilse de, bu kapsamın içine Müslümanlar; özellikle de ülkelerinden kaçmak zorunda olan mülteciler dahil edilmiştir.

Bunun elbette sınır ötesi bazı hedefleri de vardır. Toplantıda alınan temel kararlardan biri, AB tarafından sürdürülmekte olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Mali ve Somali'deki askeri eğitim misyonu görevlerinin yönetimini üstlenecek özel bir personel oluşturmaktır. AB'nin özellikle Afrika üzerindeki siyasi, ticari ve askeri hakimiyeti çok iyi bilinmektedir. AB, alınan bu kararlarla Afrika'daki askeri hakimiyetini daha da güçlendirmeyi amaçlamıştır. Afrika'daki çeşitli radikal ve siyasi hareketlerin çoğunlukla Avrupa'nın müdahil olmasıyla şiddet yoluyla bastırıldığı hatırlanmalıdır. Zaten zorluk içindeki Afrika halkı, bu şiddet ruhu içinde daha fazla radikalizm belasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Şiddet, şiddeti beslemektedir.

Genel hatlarıyla bakıldığında, NATO'dan bağımsız olarak AB bünyesinde oluşturulmaya çalışılan bu savunma ittifakının asıl hedefini İslam ile bağdaştırmak yanlış olmayacaktır. Gitgide radikal sağa doğru kayan AB yönetimleri gün geçtikçe tonlarını daha öfkeli bir şekle dönüştürmüş ve birbirleriyle bile uzlaşamaz hale gelmişlerdir. Gerek mültecilere, gerek Müslüman toplumlarına yönelik bazı kesimlerden gelen öfkeli uyarılar ise, AB idarecilerinin bir kısmının terörle mücadeleyi yanlış anladığını ve İslam'a cephe alarak büyük bir hataya düştüklerini gözler önüne sermektedir. Radikal İslam'ın çözümünün gerçek İslam olduğunun farkına varamamaktadırlar.

Ortak bir savunma yapılanması projesi, daha fazla asker, silah, bomba ve öfke anlamına gelmektedir. Avrupa, bütün bunların radikalizme bir kalkan olacağını zannetmektedir. Bu aldanış içinde, radikalizmin silahtan ve öfkeden beslendiğini anlayamamış gözükmektedir. Bunun radikalleri yıldırmayacağını, aksine intikam ruhunu daha da güçlendireceğini, bazı barışçıl Müslümanlar arasında ise burukluk ve güvensizlik yaratacağını hesap edememektedir. Avrupa, oldukça fazla sayıda Müslüman barındıran bir kıtadır. Bu kıtada Müslümanların kendilerini dışlanmış hissetmeleri, birlik ve beraberlik ruhunun büyük ölçüde zedelenmesine neden olacaktır. Bütünlüğünü kaybetmiş bir Avrupa Birliği ise gücünü ciddi şekilde kaybedebilir. Bu, ne Avrupa ne de dünya için güzel bir tablo değildir.

Bir kısım Batı, eğer gerçekten radikalizmle mücadele etmek azmindeyse ve bunu gerçekten insani değerler ve barış uğruna yapmak istiyorsa o zaman çözümü Müslümanlarla ittifakta aramalıdır. Çözüm için gerçek Müslümanlara danışmalı, radikalizmdeki yanlışları gerçek İslam'dan öğrenmeye çalışmalıdır. Mücadele yöntemlerini kendi doğrularına göre değil, Kuran'a göre geliştirmeyi denemelidir. Kendi doğrularını dayatmaya çalışan, bunu yaparken de nefreti ön plana çıkaran bir üst akıl modeli, hiçbir zaman tasvip edilmeyecektir; nefreti artırmaktan başka da bir işe yaramayacaktır.

Fakat eğer bazı kesimlerin amacı, radikalizmle mücadele adı altında şiddet ortamını körüklemek ve böylelikle Müslüman alemini birbirine kırdırıp yok etmek ise, bu baştan başarısız bir plandır. Ancak, her ne kadar gerçekleşmeyecek olsa da böyle bir planın Müslüman alemi içinde büyük tahribatlar yaratmakta olduğu aşikardır. Bu durumda yine görev, gerçek Müslümanlara düşmektedir. Sorunlarını sevgi ve birlik yoluyla çözemeyen bir kısım Batı'nın aksine Müslümanlar, kendi aralarında sevgi ve birlik yolunu benimseyerek güzel bir örnek olmak ve sarsılmayacaklarını göstermek zorundadırlar. Bu, özellikle İslam alemi üzerinde fesat planları yapanlara iyi bir ders olacak, radikalizme açılan tüm kapıları kapatacak ve nefretle her şeyi çözeceklerini sananlara örnek teşkil edecektir. Bu, aynı zamanda Batı'yı da kapsayan bir barış ortamının ilk adımı olacaktır.

Dünyada barışın inşasını yapmakla yükümlü olanlar Müslümanlardır. Bu, barış dini olan İslam'ın üzerimize verdiği yükümlülüktür. Barışı inşa etmek, İslam'ı, sorunların kaynağı olarak göstermeye çalışan kesimlere, çözümün kaynağının İslam olduğunu gösterecektir.

Adnan Oktar'ın New Straits Times & Riyadh Vision'da yayınlanan makalesi:

http://www.nst.com.my/news/2017/04/226657/wests-strategic-mistake

http://www.riyadhvision.com.sa/2017/04/09/the-wests-strategic-mistake/


Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."