Harun Yahya

Dostumuz Yunanistan



I. Dünya Savaşı, tüm korkunçluğu, tüm dehşeti ile sona ermişken bu vahşete dahil olmuş olan ülkeler soğuk antlaşma masalarında kozlarını paylaştılar. Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasına sebep olan bu dehşetli savaş sonrasında Yeni Türkiye oluşmuş ve bu yeni devlet, itilaf kuvvetleriyle Lozan masasında bir antlaşmaya varmıştı. Yeni Türkiye'nin Lozan'da kesin sınırları belirlenmiş ve Yunanistan'ın Osmanlı'dan aldığı topraklar ve Türk azınlıklarla ilgili konular Lozan ile karara bağlanmıştı.

Geçtiğimiz hafta Türkiye'den Yunanistan'a 1952 yılından beri ilk en üst düzey ziyareti gerçekleştiren Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos arasındaki polemik, işte Lozan'da karara bağlanan azınlıklar konusu ile ilgiliydi.

Lozan meselesi, bundan 94 yıl önce ilk imzalandığında büyük tartışma konusu olmuş, halen de tartışılan girift bir konudur. Tüm ülkelerin birbirlerini parçalamaya çalıştığı bir dönemde, çekişmeli bir ortamda karara bağlanmıştır. Antlaşmanın 11 taraf ülkesi bulunmaktadır; buna rağmen Türkiye, asıl çekişmeyi hep İngiltere ile yaşamıştır. Osmanlı topraklarının parçalanması ve ardından gelen İstanbul'un işgali sırasında hep ön plandaki ülke İngiltere olmasına rağmen, şaşırtıcı şekilde Türkler ve Yunanlılar birbirine düşürülmüştür. Yine Lozan'da, Yunanistan ile ilgili maddeler dahi İngiltere tarafından belirlenmişken, yine aynı oyun oynanmıştır. Böylesine çekişmeli bir kurtlar sofrasında elbette tam anlamıyla çözüme ulaşmayan konular vardır. Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın da belirttiği gibi kıyımızdaki küçücük bir ada parçasındaki hareketlilik bile yakın zamana kadar Türkiye-Yunanistan arasında gerilim oluşturmaya yetmiştir. Bunun elbette bir çözüme kavuşması gerekmektedir. Fakat acaba bunun çözümü, 94 yıl önce, dünyada bir akıl tutulmasının yaşandığı bir zamanda, İngiliz güdümünde imzalanmış bir antlaşmayı revize etmek midir?

Kuşkusuz değildir. Klasik siyaset ve ölçülü diplomasi, devlet meselelerine ve uluslararası mevzulara geçmiş antlaşmalar ışığında bakmayı gerektiriyor olabilir. Fakat günümüz dünyası, klasik siyaset anlayışı içindeki bürokrasileri kaldıracak gibi değildir. Bununla hiçbir dünya ülkesi gerçek anlamda çözüme ulaşamamıştır. Özellikle içinde yaşadığımız dönemde dünyanın hemen her noktası çözüm beklemektedir. Durum böyleyken, stratejinin değişmesi ve sert klasik siyasetin yerini dostlukların alması zamanı gelmiştir.

Türkiye ve Yunanistan, iki kardeş ülke; Türkler ve Yunanlılar, iki kardeş millettir. İnsanlarımız birbirine benzer. Adetlerimiz, mutfağımız, eğlence anlayışımız aynıdır. Aile ilişkilerimiz, komşularımıza düşkünlüğümüz, vefamız, sadakatimiz, sahici ve samimi dostluk anlayışımız farksızdır. Türk ve Yunan insanı, bir elmanın iki yarısıdır. Yunan halkında Türk genleri, Türk halkında Yunan genleri taşıyan çoktur. Onlar bizim kardeşlerimiz, ağabeylerimiz, dostlarımız, akrabalarımızdır.

Bu iki kardeş millet arasında uzun zamandır oynanmakta olan bir oyun vardır. Her iki taraf da bu oyuna nasıl düştüğünü anlamış değildir. İşte bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 65 yıl aradan sonra yaptığı bu ziyaret çok büyük öneme sahiptir. Bu ziyaret, aradaki suni anlaşmazlıkları ortadan kaldırma niyeti taşımaktadır. Gerçekte oldukça dostane bir havada geçen bu görüşmenin sadece siyasi polemik kısmının gündeme taşınması, iki taraf arasında anlaşmazlık isteyen güruhların işine gelmektedir. Bu oyunun acilen bozulması gerekmektedir.

Dostluklar, karşılıklı sevgi, dayanışma ve güven üzerine kurulur. Türkiye ve Yunanistan her şeyden önce, yıllar önce ellerinden alınmış olan bu dostluk ruhunu güçlendirmelidirler. Siyaseti bir kenara bırakıp "dostuz, kardeşiz, daima birbirimize güveniyoruz" demelidirler. Bunun için siyasi ataklar bir kenara bırakılmalı, önce sevgi ve sadakat üzerine dostluk temelleri atılmalıdır. Bu konuda Türkiye'nin atağı önemlidir. Sadece Yunanistan için değil, Ermenistan için de bu atak mutlaka gerçekleştirilmelidir.

Siyasi tüm bağımlılıklardan ayrılarak gerçek anlamda dostluk oluştuğunda, geri kalan konular zaten çorap söküğü gibi hallolacaktır. O zaman, Ege Denizi'ndeki birkaç kayalığın veya azınlık hakları ile ilgili pürüzlerin konusu dahi olmayacaktır. Her bir toprak bir diğerinin de vatanı, her bir halk bir diğerinin de vatandaşı olacaktır.

Yunanistan ile sınırları açmak ve ticaret ve turizmde birlikte kalkınmak önemlidir. Yunanistan'ın Türkiye'nin AB üyeliğine desteği takdire şayandır ve önemli bir dostluk göstergesidir. Kuşkusuz Türkiye'nin AB üyeliği, Yunanistan ile sınırları otomatik olarak açacak ve bu iki dostun arasını hem beşeri hem de ticari ilişkileri açısından güçlendirecektir. Ancak şu anda AB oldukça çalkantılı bir dönemdedir. Yunanistan gibi maddi anlamda zorluklar yaşayan ülkeleri yük olarak görmekte ve özellikle Avrupa Parlamentosu'nun aşırı sağcı temsilcileri ciddi şekilde ezici politikalar üretmektedir. AB'de finans sorunu yaşayan Euro bölgesi ülkelerine mali destek sağlamak üzere kurulması planlanan Avrupa Para Fonu'nun (EMF), tıpkı Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi faaliyet göstermesi planlanmaktadır. Bu, her ne kadar "yardım" görünümü altında sunulsa da, söz konusu ülkelerin yoğun şekilde borçlandırılmaları ve bir anlamda çöküşü demektir.

Durum böyleyken Yunanistan, Euro bölgesinden veya AB'den ayrılmayı talep etmesi durumunda, doğrudan Türkiye ile sınırları açma ve ortak ticaret ile geniş çaplı kalkınma yoluna gitme ihtimalini değerlendirmelidir. Dostluk olduğunda, oluşturulan karşılıklı projeler mutlaka sonuca ulaşabilecek ve hiçbir siyasi söylem, kişi veya devletin, iki dostun arasını bozmaya gücü yetmeyecektir.

İşte bütün bu sebeplerden ötürü, gerçekte büyük bir iyi niyet ve gerçek bir dostluk eli uzatma amacıyla başlayan, fakat Lozan polemiği ile gölgelenen bu görüşmenin tekrarlanması büyük önem taşımaktadır. Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos'un ve Başbakan Çipras'ın, hemen bütün bu olaylar sıcakken Türkiye'ye davet edilmeleri güzel bir jest olacaktır. Böyle bir davet, iki ülkenin siyasi zeminde değil, dostluk zemininde ittifakta kararlı olduğunu gösterecek ve Türkiye-Yunanistan karşıtlığı üzerinden prim elde edenlerin bütün oyunlarını bozacaktır. Bu oyunların bozulması ve uzatılan dostluk elinin samimi olduğunun gösterilmesi bakımından bu ziyaretlerin sık sık, mümkünse her ay gerçekleştirmesi, dostluk ve ticaret anlaşmaları ile pekiştirilmesi çok büyük önem taşımaktadır. Yunanistan'ın çöküşü üzerinden prim elde etmek isteyenlere inat, Türkiye, Yunanistan'ı kalkındırarak beraber güçlenmeyi hedeflemektedir.

Adnan Oktar'ın Eurasia Review (Amerika) ve Jefferson Corner'da (Amerika) yayınlanan makalesi:

http://www.eurasiareview.com/11122017-greece-our-old-friend-oped/

http://www.jeffersoncorner.com/greece-our-old-friend/


Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."