Harun Yahya

Dün ve Bugün kadınların sosyal statüsü



Kadınlar üzerindeki çok sayıda baskıcı, yasaklayıcı, kısıtlayıcı kanun, kural ve uygulama ne yazık ki Müslüman alemiyle adeta özdeşleşmiş durumda. İslamiyet öncesi erkek egemen kabile kültüründen kalma pek çok adet ve gelenek yüzyıllardır kadınlar üzerinde sözde İslam adına–gerçekte ise İslam'ın özüne bütünüyle aykırı olarak–hüküm süren bu despot zihniyetin baş sorumlusu.

Ne var ki özellikle geçtiğimiz yıl içinde, çeşitli Müslüman ülkelerde kadınların hak ve özgürlüklerini baskılayan bazı katı kuralların yumuşatılması hatta bütünüyle kaldırılması yönündeki girişimler son derece umut verici oldu. Ürdün, Lübnan, Tunus bu olumlu gelişmelerin yaşandığı ülkeler arasında...

Ancak, son dönemde kadın özgürlükleri konusunda devrim niteliğindeki reform ve düzenlemelerle adından en çok söz ettiren ülke kuşkusuz Suudi Arabistan. Suudi Arabistan'da son dönemde tarihi güzel ilklere imza atılıyor. Kadın hak ve özgürlüklerinin iyileştirilmesi konusunda atılan önemli adımlar ise bu ilklerin başında geliyor.

Geçtiğimiz aylarda, devlet okullarında kızlar için spor derslerinin açılmasına karar verilmesi bu ilklerden biriydi. Eğitim Bakanlığı, gelecek akademik yıldan itibaren kızlara mahsus devlet okullarında kendilerine tesis sunularak beden eğitimi derslerinin müfredata konulacağını açıklamıştı. Açıklama, Majesteleri Kral Salman'ın ülkedeki kadınların sağlık ve eğitim hizmetlerine erkek bir vasinin izni olmadan erişebilmeleri için velayet yasalarını yumuşatma kararının hemen ardından gelmişti.

Bakanlık, "kız okullarına spor derslerinin konulmasının, Krallığın ekonomik ve sosyal reformları kapsayan "2030 Vizyonu"nun bir parçası olduğunu" belirtmişti. Nitekim, 2014 yılında da Suudi Arabistan'daki bir devlet okulunda ilk defa kızlar için spor dersi konulmuş ancak bir danışma konseyinin aleyhteki tavsiyesi üzerine uygulama iptal edilmişti.

Görünen o ki özellikle Veliaht Prens Muhammed bin Salman'la birlikte anılan "2030 Vizyonu" stratejisi, tutucu muhalefetin itirazlarına rağmen somut ve yapıcı etkisiyle güçlü bir biçimde ilerliyor.

Bunun bir diğer önemli göstergesi de geçen Eylül ayında kutlanan Suudi Arabistan'ın 87. Milli Günü'nde, kadınların kutlamayı izlemek üzere Riyad'daki Uluslararası Kral Fahd Stadyum'una girmelerine izin verilmesiydi.

Etkinliği izlemek için 1100 km. yol katederek Tabuk'tan Riyad'a gelen Um Abdülrahim el-Şihri, Reuters'e "Bugün ne kadar mutlu olduğumuzu hayal edemezsiniz... Kadınlar artık her yerde. Artık doktorluk yapıyor, Şura Konseyi'nde halkı temsil ediyor. Neden ülkemizi ilgilendiren konularda erkeklere katılmayalım ki?" ifadelerini kullanıyordu. Havai fişek, ışık şovları ve konser gibi eğlencelerin yer aldığı gösterileri izleyen katılımcılardan 25 yaşındaki Sultana ise şunları söylüyordu: "Hayatımda ilk kez bir stadyuma geldim ve şu an kendimi bu topluma ait hissediyorum. Umarım kadınlara başka izinler de verilir. Örneğin araç kullanma ve seyahat izni"

Sultana'nın iyi dileklerinden birincisinin gerçekleşmesi hiç de uzun sürmedi. Birkaç gün sonra, yıllardır ultra-muhafazakar kimliği ve özellikle kadın hak ve özgürlükleri konusundaki katı kurallarıyla tanınan Suudi Arabistan'da hayal bile edilemeyecek bir ilk daha yaşandı:

Suudi Arabistan Kralı Salman Bin Abdülaziz el Suud, yayınladığı bir kararname ile kadınların da ehliyet alarak araba kullanmalarına izin verileceğini açıkladı. İlgili yasanın Haziran 2018'e kadar yürürlüğe gireceğini bildirdi. Kararnamede ayrıca kadınların araç kullanmalarının pek çok fayda sağlayacağına da değinildi. Karar, Batı toplumunda da geniş çapta yankı uyandırdı.

Dolayısıyla, kadınlara tanınan araç kullanma hakkı her ne kadar dünya normlarına göre doğal ve zaten çoktan olması gereken bir gelişme gibi görünse de, Suudi Arabistan'ın sosyal koşulları dikkate alındığında, kadınlar açısından gerçekte çok büyük bir adım.

Suudi Arabistan'a paralel olarak son dönemde diğer bazı İslam ülkelerinde de kadın hak ve özgürlükleri konusunda iyileştirmeye yönelik politikalar da son derece sevindirici.

Örneğin, geçtiğimiz Ağustos ayında Lübnanlı kanun koyucular tecavüz, saldırı, kız kaçırma gibi suçları işleyenlerin mağdurelerle evlenmeyi kabul etmeleri durumunda adli ceza almaktan kurtulabilmesine imkan sağlayan yasayı (Article 522) yürürlükten kaldırdı.

Human Rights Watch'daki Lübnanlı araştırmacı Bassam Khawaja, "Bu, Lübnan'da kadın haklarının korunması açısından son derece olumlu ve oldukça da gecikmiş bir gelişme" demekte. Ancak, daha kat edilmesi gereken önemli bir yol olduğunu da şu cümlelerle vurguluyor: "Bununla birlikte Lübnan'da, kadın haklarının geliştirilmesi yönünde çözümlememiz gereken daha birçok gecikmiş konu var. Bu nedenle parlamento... derhal, Lübnan'da hala yasal sayılan evlilik içi tecavüz ve çocuk evliliklerini de sonlandıracak yasaları çıkarmalıdır."

İnsan hakları konusunda önemli gelişmelerin yaşandığı diğer bir ülke ise İran. İran, ülkede kadınlar için 1979 yılındaki devrimden itibaren geçerli olan kıyafet kurallarının ihlali durumundaki cezaları hafifletme kararları aldı. İran’daki zorunlu kıyafet kuralları ile ilgili olarak İranlı kadınlar Mayıs 2017’den itibaren düzenli olarak Beyaz Çarşamba adı altında protesto gösterileri düzenliyorlardı.

Aynı şekilde, Ürdün ve Tunus da bu yıl içinde benzeri yasalar iptal edilmişti. İnsan hakları aktivistleri, Lübnan'daki bu gelişmelerin diğer Arap ve İslam ülkelerini de olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyor. Zira, Article 522 gibi yasal boşluklar sağlayan kanun maddeleri Cezayir, Bahrain, Irak, Kuveyt, Libya ve Suriye gibi ülkelerde halen yürürlükte.

Suudi Arabistan'da her geçen gün ivme kaydeden kararlı hamlelerin İslam ve Arap dünyası açısından çok önemli örnek teşkil edeceği kuşkusuz. Kadınların en doğal hakkı ve doğal olarak doğuştan sahip olmaları gereken temel haklarının geç de olsa kendilerine iade edildiğini görmek çok güzel. Ama tabi ki yeterli değil. Bunun yanı sıra aile ortamında, sosyal ortamda ve iş çevrelerinde de hak ettikleri saygıyı, şefkati, sevgiyi ve haklarını da olması gerektiği şekilde elde ettiklerini görmek en büyük istediğimiz ve mutlu ve sağlıklı toplumların oluşması için takip etmemiz gereken bir olmazsa olmaz.

Adnan Oktar'ın The Pioneer (Hindistan), Al Bilad (Kanada), GIDSS (Amerika) ve Jefferson Corner'da (Amerika) yayınlanan makalesi :

http://www.dailypioneer.com/sunday-edition/agenda/opinion/status-of-women--today-and-tomorrow.html

https://gidss.com/content/changing-status-women-middle-east

http://www.jeffersoncorner.com/status-of-women-today-and-tomorrow/






Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."