Harun Yahya

Müslüman kıyafetine, düşüncesine, inancına göre ayırım yapmadan herkese tebliğ yapmakla sorumludur


Tebliğ yapmak, iyiliği emredip kötülükten men etmek, insanları doğruya davet etmek her Müslümanın yerine getirmesi gereken bir sorumluluktur. Allah  Müslümanları, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermekle sorumlu tuttuğu gibi, tebliğ yapmakla da sorumlu kılmıştır. Ve Müslüman bu sorumluluğu yerine getirirken, karşısındaki kişinin makamına, cinsiyetine, ırkına, konumuna, içinde bulunduğu sosyal çevreye göre ayırım yapamaz. Çünkü Allah Kuran'da, belirli insanlara değil, tüm insanlığa tebliğ yapılmasını emretmiştir. Nitekim peygamberlerin hayatlarını incelediğimizde de, hem devrin önde gelenlerine hem de halkın içinden her türlü insana tebliğ yaptıklarını görürüz.

Peygamberimiz (sav) bu durumun en güzel örneklerinden biridir. Mekke'de kaldığı 23 yıl boyunca, kendisine tabi olan az sayıda insanla birlikte, panayırda dolaşarak dahi olsa Allah'ın dinini insanlara tebliğ etmiştir. Mekke'nin önde gelen müşriklerinin tüm zalimliklerine rağmen, sürekli onlara doğruyu anlatmıştır. Mekke'ye gelen tüm kavimlere dini anlatmıştır. Medine'ye hicretten sonra da akın akın kendisini ziyarete gelen insanları İslam'a davet etmiş, her düşünceden, her ırktan, her inançtan insanla görüşmüştür. Mekke'nin önde gelen yöneticilerine de, kölelere de, Hristiyan ve Musevi din adamlarına da, kadınlara da, Allah inancına sahip olanlara da, ateistlere de tebliğ yapmıştır. Hiç kimseye, "bu kişi ateisttir onunla konuşulmaz", "kadınlara tebliğ yapılmaz", "bunlar önde gelen insanlar, onlarla görüşülmez" dememiş, tüm insanları potansiyel Müslüman görerek hepsine tebliğ yapmıştır. Üstelik karşısındaki kim olursa olsun tebliğ yaparken son derece nezaketli, sevgi dolu, anlayışlı ve sevecen bir üslup kullanmıştır. Allah da Kuran'da Peygamberimiz (sav)'in bu sevgi dolu üslubunu övmüştür:

Allah'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi... (Al-i İmran Suresi, 159)

Peygamberimiz (sav)'in bu güzel ahlakı, bazı cahil kimselerin Müslüman olmayanlara ve dini yaşamayanlara karşı öfke ve kin dolu üsluplarının ne kadar yanlış olduğunu göstermektedir.

Kuran'da diğer peygamberlerin hayatından verilen örnekler de, tebliğin ayrım yapmadan her kesimden insana yapılması ve bu esnada nezih bir üslup kullanılması gerektiğini göstermektedir. Hz. İbrahim (as)'ın Nemrud'a, Hz. Musa (as)'ın Firavun'a, Hz. Yusuf (as)'ın zindandaki insanlara tebliği bu konudaki örneklerden bir kaçıdır. Peygamberlerin devirlerindeki her insana tebliğ yapmaları gibi, Müslümanlar da kendi devirlerinin Ebu Cehillerine, Firavunlarına, Nemrudlarına tebliğ yapmakla yükümlüdürler. Allah Hz. Musa (as) ve Hz. Harun (as)'ı, İsrailoğulları'na akıl almaz işkenceler yapan Firavun'a göndermiş ve ona yumuşak söz söylemelerini emretmiştir:

  "İkiniz Firavun'a gidin, çünkü o, azmış bulunuyor."

"Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp-düşünür veya içi titrer-korkar."

Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten, onun bize karşı 'taşkın bir tutum takınmasından' ya da 'azgın davranmasından' korkuyoruz."

Dedi ki: "Korkmayın, çünkü Ben sizinle birlikteyim; işitiyorum ve görüyorum." (Taha Suresi, 43-46)

Tüm bu örneklerden açıkça görüldüğü gibi, hiç kimse için "bu falanca düşünceye sahip, nasıl bu kişilerle görüşürsün?", "bu kişinin kıyafeti uygun değil, nasıl bununla konuşursun?", "bu kişi falanca camiaya üye, bu kişiye nasıl dini anlatırsın?" denilemez. Eğer Müslümanlar Kuran'a uygun olmayan bir şekilde ayrımcı bir üslup geliştirirlerse bu, İslam'ın menfaatine bir tutum olmaz. İnsanları düşüncelerine, kıyafetlerine, sosyal konumlarına göre ayırıp, dünyanın neredeyse %80'iyle konuşmamak gerektiği iddia edilirse, İslam ahlakının dünyaya hakimiyeti sağlanamaz. İslam ahlakının hakimiyeti demek, kadın erkek, Musevi Hristiyan, ateist, mason, Siyonist tüm insanların dinin güzelliğini yaşaması demektir.

Ayrıca unutmamak gerekir ki tebliğ, herşeyden önce Allah'ı gereği gibi tanımayan, Allah'ı sevmeyi bilmeyen, Allah'ın dininin güzelliklerini yaşamayan insanlara yapılır. Dolayısıyla tebliğ yapılan kişinin, Kuran'a ve dine tam uygun bir düşünce, kıyafet ve üslup içinde olması beklenmez. Hatta tebliğ yapılan kişi ilk başta çok olumsuz gibi görülen tepkiler de gösterebilir. Ama bunların hiçbiri o kişiye tebliğ yapmaktan vazgeçmeyi gerektirmez. Müslüman Allah'ın lütfuyla iman ettiğinin, kendisinin de eskiden cahilce tutumlar içinde olabildiğinin farkında olan bir olgunluk, itidal ve anlayış içinde olur. Hz. Nuh (as) kıssasında bildirildiği gibi her imkanı değerlendirerek, gerektiğinde farklı farklı üsluplar, örnekler ve teknikler kullanarak tebliğe devam etmekle yükümlüdür:

"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."

"Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim." (Nuh Suresi, 8-9)

Müslüman tebliğ yaparken, hidayeti verecek olanın Allah olduğunu bilerek karşısındaki kişiye zorlayıcı bir üslup içinde olamaz, dini kabul etmesi için baskı da yapamaz. Sadece doğruyu anlatır. Allah lütfederse karşısındaki kişi İslam'la şereflenir, Allah takdir etmezse karşısındaki kişi bu sevinci yaşayamaz. O zaman da Müslüman, "sizin dininiz size benim dinim bana" hükmü gereği karşısındaki kişiden güzellikle yüzçevirir. Ama bu karşısındaki kişiye hakaret etmesi, ona kırıcı sözler söylemesi, çirkin tavırlarda bulunması anlamına gelmez.

Dolayısıyla tüm Müslümanların, Allah'ın Kuran'da bildirdiği ve Peygamberimiz (sav) döneminde mükemmel şekilde yaşanan İslam ahlakı içerisinde olmaları, bu güzel ahlakla insanlara yaklaşmaları gerekmektedir. Kuran'a ve Resulullah (sav)'e tam tabi olunduğunda, Allah'ın izniyle, İslam ahlakı dünyaya hakim olacak ve neşenin, sevincin, huzurun, sevginin insanları tam kuşattığı, güzellik dolu bir ortam meydana gelecektir.

Masaüstü Görünümü

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."