Harun Yahya

Kafkasların kanayan yarası Abhazya


300 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun adil yönetimi altında güvenli bir dönem yaşayan Abhazlar, yaklaşık 100 yıldır yaşamlarını komünist zulüm altında sürdürmekteler. Günümüzde bağımsızlık mücadelesi veren Abhazlar, Rus ve Gürcü ordularının kuşatması altında...

13. yüzyılda Moğollar, önce Selçuklu Devleti'ni yıkmış, daha sonra Gürcistan'ı yağmalamışlardı. Bu olaylar sonucunda Gürcistan'daki yönetim çökmüş, devlet Abhaz ve Gürcü prenslikleri olarak ikiye bölünmüştü.

16. yüzyılda Kafkaslar'a gelen Osmanlı Ordusu'ndan etkilenen Abhazlar, İslamiyet ile tanışmışlar ve yaklaşık 300 yıl Osmanlı İmparatorluğu'nun adil idaresi altında güvenli bir yaşam sürmüşlerdi. Ancak Abhazya topraklarındaki Osmanlı egemenliği, 1810 yılında Rus saldırıları nedeniyle sona erdi. 1864 yılına kadar süren Kafkas-Rus Savaşları, bütün Kafkaslar'a olduğu gibi, Abhazya'ya da felaket getirdi. 1877 yılında başlayan Osmanlı-Rus Savaşı'nın etkisi Kafkaslar'da da görüldü ve Abhazya toprakları dünya tarihinin en büyük kıyımlarından birine sahne oldu. Bu savaş sırasında, binlerce Abhazyalı Müslüman Osmanlı topraklarına sığındı.

Abhazya Topraklarında Komünist Zulüm

1917 Bolşevik Devrimi'nden sonra komünist bir yönetim altına giren Abhazlar, 31 Mart 1921'de "Bağımsız Abhazya Cumhuriyeti"ni ilan ettiler. Stalin başkanlığındaki Komünist Parti Merkez Bürosu, Bağımsız Abhazya Cumhuriyeti'ni tanımadıklarını ve Abhazlar'ın Gürcistan Sosyalist Cumhuriyeti'nin sınırları içinde kalması gerektiğini bildirdi. Abhaz halkının tüm direnişine rağmen Abhazya, başlangıçta bir federasyon statüsündeyken, 1922 yılında Gürcistan'a bağlandı.

Stalin yönetiminin baskı ve soykırım uygulamaları karşısında, Abhazya toprakları bölge Müslümanları açısından yaşanamaz hale getirildi. Bir gece içinde, binlerce Abhaz köylerinden çıkarılarak götürüldü. Başta aydınlar olmak üzere, Müslümanlar kurşuna dizildi. Yine aynı yıllarda, Abhaz dili yasaklandı, tarihi, İslami ve kültürel bilinci tamamen yok edildi. Yeni doğan çocuklara Rus ve Gürcü isimleri verildi ve her türlü İslami eğitim yasaklandı.

1937-1955 yılları arasında, yüzlerce Gürcü aile zorunlu olarak Abhazya topraklarına yerleştirildi. 2. Dünya Savaşı sonrasında Abhaz okulları tamamen kapatılarak, Gürcüce ve Rusça eğitim yapan okullar açıldı. Kendisi de Gürcü olan Stalin 1948 yılında bölgeye geldikten sonra Abhazlar'a karşı sistemli bir soykırım uygulayan Gürcülere destek verdiğini açıkladı.

1951 yılına gelindiğinde Abhazya'daki tüm yerleşim birimlerinin adı değiştirilmişti. Abhazlar'a milli ve İslami kimliklerini hatırlatacak her türlü hakları elinden alınırken, Abhazlar'da tepki ve huzursuzluk halk hareketlerine dönüşmüştü. Ancak tüm ayrılık hareketi, Gürcistan Komünist yönetimi tarafından şiddet ve baskıyla susturuldu.

SSCB'nin Dağılmasının Ardından...

25 Ağustos 1991'de Abhazya Özerk Cumhuriyet Parlamentosu'nda yapılan oylamada, 72 milletvekilinden 70'inin verdiği oylarla Abhazlar tüm dünyaya bağımsızlıklarını duyurdular. 23 Temmuz 1992'de Abhazya Özerk Cumhuriyeti'nin almış olduğu tarihi karar dünyaya şu şekilde duyuruldu:

"Abhazya Özerk Cumhuriyeti'nin 1978 anayasası geçersizdir. Yeni anayasa kabul edilinceye kadar, 1921 anayasası yürürlükte olacak ve şu an yürürlükte olan yasama, yürütme ve yargı sistemi aynen muhafaza edilecektir."




SSCB'nin dağılmasının ardından, Gürcistan'da iktidarı ele geçiren askeri yönetim de, 1978 anayasasını yürürlükten kaldırarak 1921 anayasasına dönme kararı almıştı. Bu anayasada ise, Abhazya'nın Gürcistan'a bağlı olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmamaktaydı. Böylece Abhazya'nın Gürcistan'daki fiili varlığı kendiliğinden sona ermiş oluyordu.

Ancak bu bağımsızlık ilanı, Gürcistan yönetimi tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildi. 14 Ağustos 1992'de, Gürcü ordusu bağımsızlığını ilan eden Abhazya topraklarını işgal etti. 1,5 yıl süren savaşın sonunda, 30 Eylül 1993 yılında, Abhazlar Gürcüleri topraklarından attılar ve fiili olarak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Gürcülerin yenilgiye uğraması üzerine, Rus askerlerine Gürcistan'da üs kurma izni verildi. 1996 yılından bu yana Müslüman Abhazlar karadan ve denizden ambargoya tabi tutuluyor.

Yaklaşık 200 yıldır yapılan tüm baskı ve soykırım uygulamalarına rağmen milli ve manevi değerlerinden taviz vermeyen Abhazya Müslümanları, yaklaşık 300 yıl bölgede hüküm süren Osmanlı adaletini hiçbir zaman unutmadılar. Osmanlı İmparatorluğu'nun Kafkaslar'a ayak basmasıyla İslamiyet ile tanışan Abhazlar, İslamiyet'ten aldıkları güçle bağımsızlık mücadelesine devam ediyorlar.

Abhazya'nın Türkiye İçin Önemi

Gürcü ve Rus yönetiminin, Abhazya topraklarında uygulamakta olduğu acımasız ambargo, Türkiye'yi yakından ilgilendirmektedir. Kafkaslar ve Abhazya'daki halklarla Türkiye arasında vazgeçilemeyecek kadar önemli tarihi, dini ve kültürel bağlar söz konusudur.

1877 yılındaki Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Abhaz Müslümanların büyük çoğunluğu yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan sınır dışı edildiler. O tarihte 128 bin olan Abhazya nüfusunun büyük kısmı Osmanlı topraklarına göç etti ve Abhazya topraklarında sadece 20 bin civarında Abhaz kaldı. Rus ve Gürcü işgalleri ile komünist zulüm döneminde, Abhaz Müslümanlara sadece Türkiye kucak açmış ve Abhazlar Türkiye'yi adeta ikinci vatan olarak görmüşlerdi.

Bugün Türkiye'de, yaklaşık 5 milyon civarında Abhazya kökenli Müslüman yaşamaktadır. Ülkemizdeki Abhazya kökenli vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu, kendilerini Türk olarak hissetmekte, çocuklarına Türk isimleri koymakta, ve Türk örf ve geleneklerine göre yetiştirmektedirler. Bu gerçekler gözönünde bulundurulduğunda, Abhazya'nın ve Kafkas topraklarının Türkiye için önemi bir kat daha artmaktadır. Abhazya kökenli vatandaşlarımız, son yıllarda uluslararası alanda başlatmış oldukları Kafkaslar'ın bağımsızlığı mücadelesini, Türkiye'den yürütmekte ve bu mücadelelerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden büyük destek görmektedirler. Türkiye, geçmişte olduğu gibi, bugün de, ortak tarihi ve dini değerleri paylaştığı, kendilerine anavatan olarak Türkiye'yi benimseyen Kafkas Müslümanları'na destek vermeye devam edecektir.

Gürcistan'ın Abhazya topraklarını işgalinin başarısızlığa uğramasının ardından, Gürcü ve Rus birliklerinin karadan ve denizden en temel ihtiyaçlar da dahil olmak üzere ambargo uyguladığı Abhazya, BM'e başvurarak konuya kalıcı bir çözüm getirilmesini istedi. Ancak bu konuda BM tarafından herhangi bir adım atılmadığı gibi, BM tarafından Abhazya yönetimine gönderilen uyarı mektubunda, Abhazya Cumhuriyeti'nde özgür şekilde bir parlamento seçiminin yapılmasının bölge barışına büyük zararlar getireceği belirtiliyor.

Acımasız Ambargo

Çeçenistan sorununu bahane eden Ruslar, Kafkas Cumhuriyetleri'nin sınırlarına ambargo koymuştur. Gerekçe ise, diğer Kafkas Cumhuriyetleri'nin Çeçenler'e yardım etmesini önlemek... Bugün Abhazya'ya sadece ekonomik alanda değil, ulaşım, haberleşme, seyahat özgürlüğü, insani yardım, diplomatik ve hukuk alanlarında şiddetli bir ambargo uygulanıyor. Dolayısıyla Abhazlar, sadece ürettikleri mallarla yetinmek zorunda bırakılmak istenirken, yurt dışına mal ihraç etmesine ve yurt dışından ilaç da dahil olmak üzere, en temel ihtiyaç malzemelerini dahi ithal etmesine izin verilmiyor.

Gürcü ve Rus yönetiminin Abhazya topraklarında uygulamakta olduğu acımasız ambargo, Türkiye tarafından da tepki ile karşılanıyor. Kafkaslar ve Abhazya'daki halklarla Türkiye arasında vazgeçilemeyecek kadar önemli tarihi, dini ve kültürel bağlar söz konusudur. Bunun yanında, Kafkas kökenli vatandaşlarımız bu haksız uygulamalar ve ambargolar karşısında büyük rahatsızlık duyuyor. Türkiye'nin ve ülkemizde yaşayan Kafkas kökenli vatandaşlarımızın, bölgeye gönderdiği yardımların tümü, Gürcistan'ın bölgede uygulamakta olduğu acımasız ambargolara takılıyor. Türkiye, bu sorunun çözümü için, 7-9 Haziran 1999 tarihleri arasında, Gürcistan ve Abhazya temsilcilerinin de katıldığı bir konferans düzenledi ve barış sürecine katkıda bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirdi. Ancak Türkiye'nin girişimleri, Gürcistan Hükümeti'nin uzlaşmaz tutumu yüzünden sonuçsuz kaldı.

Abhazya Parlementosu'nun 15.10.1997 Tarihli Kararı:

Sovyet Rusya'nın dağılmasının ardından, vatanlarından sürgün edilen Abhazlar, topraklarına geri dönebilmek için uluslararası alanda bir mücadele başlattılar. Bu çerçevede Abhazya Parlamentosu, 1997 yılında bir karar aldı. Bu tarihi kararda şu ifadelere yer verildi:

1. 20. yüzyılda Abhaz halkının sürgünü, ağır bir insan hakları ihlali ve soykırım olarak kabul edilmelidir.

2. 28 Haziran 1951, BM. Genel Kurul Konvansiyonu uyarınca 20. yüzyılda sürgün edilen Abhaz (Abaza) halkı mülteci statüsüne sahip olmalıdır.

3. Sürgün edilen Abhaz (Abaza) halkının torunlarının anavatanlarına geri dönüş istekleri koşulsuz kabul edilmelidir.

4. Geriye dönmek isteyen Abhaz (Abaza)'lara her türlü insani, hukuki ve politik desteğin BM, AGİT, BDT ve Çarlık Rusya'sı ile SSCB'nin yasal varisi Rusya Federasyonu'nca sağlanması ve bu tarihi hatanın düzeltilmesi için gerekli çabanın gösterilmesi.

5. Abhazya Parlamentosu Hukuk Komitesi ile Parlamentolar ve Yurt dışındaki Soydaşlarla İlişkiler Komitesi, geriye dönüşle ilgili konularda her türlü yasal düzenlemeyi yapmalıdır.

6. Devlet başkanına ve bakanlar kuruluna, ülkenin iç ve dış politikalarını belirleyici çalışmalarında, 20. yüzyılda sürülen insanların, geriye dönüşlerini kolaylaştırıcı çözümleri göz ardı etmemelerini ve yurt dışında yaşayan soydaşlarımızın geriye dönüşleri için geniş kapsamlı bir program kabul etmelerini öneririz.

7. Parlamentomuz, bunun dışında, yerel yönetimlere, siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine ve özel kuruluşlara, bu geriye dönüş projesine, politik, ekonomik, psikolojik ve moral desteği vermeleri için çağrıda bulunur.

8. Karar yayımlandığı andan itibaren radyo ve TV aracılığıyla da halka duyurulur.

Bizim hepimizin neden kardeş olduğumuzu ve bize neden Türk denildiğini herkese öğretmek, herkese açık, berrak ve sağlam bir millet ve milliyet bilincini inşa etmek ihtiyacındayız. Bilmeyenleri kınayamayız, bildirmek borcumuzdur, vazifemizdir. Mustafa Kemal Atatürk Orta Asya'da lider ülke olma hedefindeki Türkiye'nin Kafkaslar'daki karmaşaya dur demesi başta Kafkas Müslümanları olmak üzere, tüm Türk Dünyası'nda büyük etki yapacaktır. Bölge halkıyla tarihsel, kültürel ve dini bağları bulunan Türkiye, Türk Birliği yolunda eline geçen bu tarihi fırsatı en iyi şekilde değerlendirecektir.




PERSPEKTİF

Sorunun Kaynağına İnebilmek


İnsanlar, kimi zaman, yaşadıkları sorunlara çözüm ararken, sorunun asıl kaynağına değil de, sadece görünürdeki sebeplerine yönelmekle yetinirler. Yüzeysel tedbir ve yöntemlerle bu sorunu ortadan kaldırmaya çalışırlar. Ancak böyle bir yaklaşımla kökü derinde olan sorunlardan kurtulmak pek mümkün olmaz. Bu bakımdan hastalığın çapını teşhis edebilmek, tedavi için uygulanacak yöntem ve alınacak tedbirlerin keskinliği açısından büyük önem taşır.

Dünya genelinde, yıllardır azalmayan terör olaylarının, anarşist faaliyetlerin ve kanlı eylemlerin birçoğunun ortadan kaldırılamamasının nedeni de, çözüm için yanlış teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanmasıdır. Bu olaylar şimdiye kadar geçici yöntemlerle bastırılmış olsa da, tarih boyunca sık sık tekerrür etmesiyle milyonlarca insanın kabusu haline gelmiştir. Dolayısıyla bu kabusa son vermek ve kesin bir çözüm elde edebilmek için öncelikle bu sıkıntılara sebep olan ideolojilerin fikri temellerinin yıkılması gerekmektedir.

Senelerdir sayısız yalanla ve sahtekarlıklarla ayakta tutulmaya çalışılan ve halka sürekli yeni propaganda yöntemleriyle aşılanan Darwinizm, insanlığa kan, acı ve gözyaşından başka bir şey getirmemiş olan komünizm, anarşizm, faşizm gibi ideolojilerin fikri dayanağı olmuştur. Günümüzde de bir takım materyalist çevreler, kendi çıkarlarını korumak uğruna, bu sahtekarlığa çanak tutarak, bu yalanın propagandasını son derece organize bir şekilde sürdürmektedirler.

Darwinizm, öne sürdüğü iddialar tamamen bilimdışı olmasına rağmen, sürekli gündemde tutulmaya çalışılmaktadır. Bunun asıl nedeni, din düşmanı ideolojilerin, felsefelerinin temelini bu teori üzerine kurmuş olmalarıdır. Başta komünizm olmak üzere, dine karşı olan pek çok ideolojinin kurucusunun, evrim teorisinin ateşli savunucuları olması, aslında bu önemli gerçeği bir kez daha ispatlamaktadır.

Örneğin dine ve manevi değerlere karşı olan tutumuyla tanınan Marx için cevaplanması en zor soru, "canlılığın nasıl meydana geldiği" olmuştur. İşte bu noktada Darwin'in evrim teorisi, Marx için adeta bir kurtarıcı görevini üstlenmiştir. Charles Darwin evrim teorisiyle, doğada ancak güçlü olanın ayakta kalabildiği bir sistemin hüküm sürdüğünü iddia ederken, Marx da sınıflar arası mücadele savını kendince bilimsel bir zemine oturttuğunu düşünmüştür. Böylece bu gerçek dışı teori, diyalektik materyalist felsefenin ve ateizmin en temel dayanak noktası haline gelmiştir.

Bunun yanı sıra, evrim teorisi, birçok zalim yöntemin, çok insafsızca uygulamaların dünya üzerinde sahne bulmasında da etkin olmuştur. İnsanları "evrim geçirmiş bir hayvan" olarak değerlendiren bu zihniyetin doğal bir sonucu olarak, vahşi ve insanlık dışı zulümler de sahte bir dayanak bulabilmiştir. Kısacası, bazı çevrelerin, zaman içerisinde sayısız bilimsel bulguyla geçersizliği defalarca ortaya konmuş bu köhne teorinin arkasında durmakta bu denli ısrarlı olmaları tamamen ideolojik nedenlerdir.

Bilindiği gibi Darwinizm tüm kainatın başıboş, kör tesadüflerle bir takım rastlantılar sonucunda meydana geldiğini iddia eder. Bu saçma iddiaya göre, yeryüzünde canlılık, ilkel dünya koşullarında bir gün rastgele bir hücrenin oluşmasıyla ortaya çıkmıştır. Yine evrim teorisinin yalanlarına göre daha sonra bu hücrenin gittikçe çoğalıp, tesadüfen kusursuz kombinasyonlarla birleşmesiyle çiçekler, ağaçlar, birbirinden değişik yüz binlerce tür hayvan ve en son olarak da insan meydana gelmiştir. Kısacası bu teori dünyada yaşayan tüm canlıların, kusursuzca işleyen son derece intizamlı ve bir o kadar da karmaşık düzenlerin tesadüfen meydana geldiklerini öne sürer. Kuşkusuz bu, hem akıl ve mantık dışı, hem de son derece bilimdışı bir açıklamadır.

Darwinist propaganda ile beslenen materyalizm ve komünizmin bedeli, tüm dünya ulusları tarafından çok ağır ödenmektedir. Var olan bu tehlikeyi görmezlikten gelmek, mağdur edilen, zulme uğrayan ve halen de bu acıların kalıntılarını yaşayanları, bu mücadelede yalnız bırakmanın, vicdana sığacak bir yaklaşım olmayacağı açıktır. Bu konuya gösterilecek hassasiyet, herkesin vicdani sorumluluğudur ve çok büyük bir aciliyet arz etmektedir.

Masaüstü Görünümü

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
SAYIN ADNAN OKTAR'IN, DEĞERLİ OSMANLI PADİŞAHI SULTAN II. ABDÜLHAMİD HAN'I...
İSRAİLLİ SİYASİLER VE SANHEDRİN HAHAMLARI, TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ...
ARKADAŞIMIZ AYŞE KOÇ'UN, 13 KASIM 2020 TARİHİNDE KATILDIĞI BİR TV...
MİLLİYET GAZETESİ MAGAZİN YAZARI SN. ALİ EYÜBOĞLU’NA AÇIK MEKTUP–2
KUMPAS ÇETESİ SON ÇAREYİ KASET İMASI YALANINA SARILMAKTA ARIYOR
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ SİVİL DİPLOMASİ FAALİYETLERİNİN...
HALK TV, MEDYA MAHALLESİ PROGRAMINDA ORTAYA ATILAN İDDİALARA CEVAPLARIMIZ
ESKİ SAĞLIK BAKANIMIZ SAYIN OSMAN DURMUŞ’UN VEFATI ÜZERİNE ÇIKAN HABERLERE...
MAVİ MARMARA FACİASINDA, İSRAİL'İN TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEYİP TAZMİNAT...
FOSİLLERİN ARTIK DEVLETİMİZ ELİYLE MÜZELERDE SERGİLENECEK OLMASI...
FETÖ BAĞLANTISI YALANI
ŞEREF MALKOÇ AĞABEYİMİZDEN RİCAMIZDIR
MEDYAMIZ ÖZKAN MAMATİ İSİMLİ KİŞİNİN GERÇEK YÜZÜNÜ MUTLAKA BİLMELİDİR
HAKLARINDA HİÇBİR KESİN YARGI KARARI OLMAYAN SN. ADNAN OKTAR VE...
MERVE BÜYÜKBAYRAK AKIL HASTANESİNE SEVK TALEBİ GEREKTİRECEK NE YAPTI?
BASINA ÖZEL HAZIRLANAN SENARYOLARLA HAKKIMIZDA ALGI OLUŞTURULMAYA...
MİLLİYET GAZETESİ MAGAZİN YAZARI SAYIN ALİ EYÜBOĞLU’NA AÇIK MEKTUP
AYRILIP DAĞILMA GİBİ BİR NİYETİMİZ ASLA YOK!
YENİ ŞAFAK GAZETESİ YAZARI SAYIN HASAN ÖZTÜRK’E AÇIK MEKTUP
SAYIN ÖZLEM GÜRSES'E AÇIK MEKTUP
SAYIN MİNE UZUN'A AÇIK MEKTUP
DAVA DOSYASI BOMBOŞ ÇIKINCA MEDET UMULAN ESKİ BİR İFTİRA: "GİZLİ TÜNELDEN...
KONUNUN TARAFLARINA SÖZ HAKKI VERMEDEN TEK TARAFLI YAYIN YAPMASI HABERTÜRK...
SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK MEKTUP
HALK TV'YE AÇIK MEKTUP
OZAN SÜER ARKADAŞIMIZIN TUTUKLANMASIYLA İLGİLİ OLARAK AV. SENA AKKAYA...
TÜRK İNSANI ADİL, TARAFSIZ, DÜRÜST, İLKELİ VE SEVGİ DOLU BİR BASIN ÖZLEMİ...
İFTİRA ÜZERİNE KURULAN DAVAMIZIN TEMELİNDEKİ SEBEP: "HUSUMET"
HÜRRİYET GAZETESİ VE YAZARLARINA CESARETLE VE ISRARLA DOĞRUDAN YANA OLMAK...
SEVGİ, KARDEŞLİK VE SELAM GÖNDERME İDDİALARI TUTUKLAMA GEREKÇESİ OLAMAZ
MEHDİYET İNANCI SEBEBİYLE SAYIN ADNAN OKTAR’IN YANINDAN AYRILMADIĞIMIZ...
TOPLU BİR AKIL TUTULMASI: "GALEYAN"
ELVAN KOÇAK BEY’İN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİĞİ HUSUSLAR
AV. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP–3
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ÜLKEMİZDEKİ ALÇAK, HAİN VE AŞAĞILIK KRİPTO...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ’YE BİR KEZ DAHA DOSTLUK VE SEVGİ...
MÜŞTEKİ İFADELERİ HAKKINDA BASINDA YER ALAN GERÇEK DIŞI HABERLER
SEVGİDEN VAZGEÇMEK ZULÜM OLUR, TEK İSTEĞİMİZ SEVGİ TOPLUMU OLUŞMASI
2 YILDAN BU YANA CAMİAMIZA KARŞI YAPILAN HAK VE HUKUK İHLALLERİ, ZULÜM VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZ MASUMİYET KARİNESİNE VE SAVUNMA HAKKINA...
ATV KAHVALTI HABERLERİNDEKİ ASILSIZ İTHAMLARA CEVABIMIZDIR
MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ BAŞYAZARI AHMET AKGÜL’ÜN İFTİRALARA DAYANARAK YAPTIĞI...
SEVGİYE DAİR HER DAVRANIŞIN SUÇ KAPSAMINA SOKULMA GAYRETİNDEN ENDİŞE...
AV. SN. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ’DAN MÜSLÜMANLAR HAKKINDA KONUŞURKEN ADİL, DÜRÜST VE...
İSTİKLAL İNTERNET HABER SİTESİ YAZARLARINDAN SAYIN ÖMER AKDAĞ’A...
MADDİ GELİR ELDE ETMEK UĞRUNA TERTEMİZ, NUR GİBİ İNSANLARI ACIMASIZCA YOK...
DOSYAMIZDA ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİ DEĞİL, CAN HAVLİYLE KENDİNİ...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMIN SAVUNMA HAKKINI VE DEĞERLİ AVUKATLARI HEDEF...
BASIN KORKU DEĞİL ADALET, DÜRÜSTLÜK VE TARAFSIZLIK ÜZERİNE KURULU YAYIN...
AKİT'TEKİ KARDEŞLERİMİZ YAYINLARINDAKİ HAKARETAMİZ ÜSLUBA KARŞI MUTLAKA...
SN. ADNAN OKTAR DURUŞMALAR BOYUNCA MASKE KULLANMIŞ, GENEL SAĞLIĞIN...
MÜMİN ALLAH’TAN GELEN İŞARETLERİ GÖRÜR VE HAYRA YORAR
KANAL D ANA HABER PROGRAMINI HUKUK VE VİCDAN SINIRLARI İÇİNDE YAYIN...
ARKADAŞIMIZ BÜLENT SEZGİN'DEN SAYIN AYŞENUR ARSLAN HANIMEFENDİ’YE AÇIK...
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARINI GÜYA TEHLİKELİYMİŞ GİBİ GÖSTERME OYUNU
ARKADAŞIMIZ SERDAR SUPHİ TOGAY'IN MAHKEME İFADESİNDEN BASINA YANSIYAN...
SÖZDE ETKİN PİŞMAN OLMAK ZORUNDA BIRAKILAN ARKADAŞIMIZ ALİ ŞEREF GİDER’İN...
TURNİKE İFTİRASINA İTİBAR EDİP DİLE GETİRENLERİN ASIL ÖNCELİĞİ...
AKİT CAMİASINDAKİ KARDEŞLERİMİZ BİZİM İYİ NİYETİMİZİ YAKINDAN BİLİR VE...
GERÇEKLER SAYIN DOĞAN KASADOLU'NUN HAYAL DÜNYASINDA YAŞADIĞINDAN VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZE HANIMLAR HAKKINDA SAYGILI VE NEZAKETLİ...
MUHAFAZAKAR CAMİADA HAKKIMIZDA MERAK EDİLEN BAZI SORULARA CEVAPLAR
DURUŞMADA YÖNELTİLEN SORULAR İDDİANAMEDE YER ALAN SUÇLAMALARIN ASILSIZ...
ARKADAŞIMIZ SEDAT ALTAN'DAN DEĞERLİ GAZETECİMİZ SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK...
ARKADAŞIMIZ MERVE BÜYÜKBAYRAK'IN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ'YE AÇIK...
ARKADAŞIMIZ KARTAL İŞ'TEN SAYIN DOĞU PERİNÇEK’E AÇIK MEKTUP
AV. SN. KEREM ALTIPARMAK’IN “İNTERNET ERİŞİM ENGELLERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”...
"NİHAYET DERGİSİ"NDE, CAMİAMIZ HAKKINDA YAPILMIŞ GERÇEK DIŞI, ÇİRKİN BİR...
HALKI, HALKA EZDİREN SİSTEM SON BULMALI
KONU DEKOLTE DEĞİL, SEVGİMİZE VE DOSTLUĞUMUZA DUYULAN ÖFKE
INDEPENDENT-TÜRKÇE'NİN MÜSLÜMANLARA EVRİM TEORİSİNİ KABUL ETTİRME TAKTİĞİ
BUGÜN BAZI GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINI ELEŞTİREN CNN TÜRK GECE GÖRÜŞÜ...
DEKOLTE GİYDİLER DİYE MASUM İNSANLARA YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASI İSTEYİP...
SN. ADNAN OKTAR’IN MEHDİLİK İLAN EDEREK DEVLETİ ELE GEÇİRECEĞİ İTHAMI AKLA...
ARKADAŞIMIZ EMRE BUKAĞILI'NIN SN. FAZIL SAYIN AÇIKLAMALARINA CEVABI
SÜLEYMAN ÖZIŞIK KARDEŞİMİZİN DE CEMAATLERİN MİLLETİMİZ İÇİN DEĞERİNİ ÇOK...
ADNAN OKTAR OLMASAYDI...
SAYIN ERGUN YILDIRIM’IN “YENİ MEHDİLER” BAŞLIKLI KÖŞE YAZISINA...
NORMAL VE LEGAL BİR YAŞAMDAN YAPAY SUÇLAR ÜRETİLEREK "HAYALİ BİR SUÇ...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ MÜSLÜMANLARA ATILAN İFTİRALARA İTİBAR ETMEMELİDİR
ODATV GENEL YAYIN YÖNETMENİ SN. BARIŞ PEHLİVAN'A AÇIK MEKTUP
KOMPLOCULAR, KORKUTARAK "SÖZDE" İTİRAFÇI YAPTIKLARI ARKADAŞLARIMIZ...
CUMHURİYET GAZETESİNE AÇIK MEKTUP
GENİŞ HAYAL GÜCÜ İLE KURGULANAN DAVA DOSYASI
MODERNLİK İSLAM’IN GELİŞİP YAYILMASINDA EN ETKİLİ YÖNTEMDİR
SN. ENVER AYSEVER’İN PROGRAMINDA GÜNDEME GELEN İTHAMLARIN CEVAPLARI
SN. ADNAN OKTAR: "ALLAH'IN VERECEĞİ KARARI TALEP EDİYORUM"
MİNE KIRIKKANAT GİBİ AYDIN VE DEMOKRAT BİR HANIMA HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE...
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
YENİ AKİT GAZETESİ VE ODA TV’DE YER ALAN “UYAP’TAN SANIĞIN ADI SİLİNDİ”...
SAYIN BİRCAN BALİ'YE CEVAP
SAYIN AVUKAT CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
SAYIN ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU'NA CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR VE CAMİAMIZA YÖNELİK MANEVİ LİNÇ
SN. DOĞU PERİNÇEK VE SN. PROF. DR. ALİ DEMİRSOY'UN ÖNEMLİ OLDUĞUNU...
SAYIN PROF. DR. NURAN YILDIZ'A AÇIK MEKTUP
SN. ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ İSRAİL VE MUSEVİLERLE OLAN...
CAMİAMIZA YÖNELİK "YURTDIŞI LOBİ FAALİYETLERİ" İSNADI İLE İLGİLİ...
FETÖ'YE KARŞI EN GÜÇLÜ ELEŞTİRİLERİ SN. ADNAN OKTAR YAPMIŞTIR
DELİL VE ŞAHİT OLMADAN SUÇSUZ İNSANLARI CEZALANDIRMAK KUR’AN’A UYGUN...
ARKADAŞLARIMIZ MUAZZEZ VE YILDIZ ARIK’IN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI...
İNSANLARA NEREDE VE KİMLERLE YAŞAYACAKLARINA DAİR BASKI VE DAYATMADA...
ARKADAŞIMIZ BERİL KONCAGÜL’ÜN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARINA...
KANAL D'NİN UYDURMA HABERİ
MERVE BOZYİĞİT'İN DURUŞMADAKİ AÇIKLAMALARI KUMPASI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ !!!
ARKADAŞLARIMIZ ALTUĞ ETİ, BURAK ABACI VE CEYHUN GÖKDOĞAN'IN...
KUMPASÇILARIN ARKADAŞLARIMIZA BASKI VE TEHDİTLE DAYATTIĞI GERÇEK DIŞI...
"NORMAL HAYATIN SUÇMUŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ" ANORMALLİĞİ
ARKADAŞIMIZ ÇAĞLA ÇELENLİOĞLU'NUN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
YENİ ŞAFAK VE GÜNEŞ GAZETELERİNDEKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARA CEVAP
SAVUNMA HAKKIMIZ NASIL ENGELLENDİ?
ARKADAŞIMIZ ECE KOÇ'UN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
ARKADAŞLARIMIZ MUSTAFA ARULAR VE EMRE TEKER'İN DURUŞMALARINDAKİ...
ARKADAŞIMIZ AYÇA PARS'IN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
KAMU VİCDANI YALANI
DEVLETİMİZİN VERDİĞİ SİLAH RUHSATLARI CAMİAMIZA DUYDUĞU GÜVENİN AÇIK BİR...
ASIL HEDEF İSLAM ALEMİ, TÜRKİYE, SAYIN ERDOĞAN VE AK PARTİ HÜKÜMETİ
GERÇEK MODERNLİK İSLAM DİNİNDEDİR
TV PROGRAMLARINDA SEVGİ DİLİ ESAS ALINMALIDIR
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
AKİT GRUBUNA AÇIK MEKTUP
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
GARDIROP YALANI
SAYIN DOĞU PERİNÇEK'E AÇIK MEKTUP
'CRACKED.COM' SİTESİNDEKİ İDDİALARA CEVAP
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."